26-50. sorular ve açıklamaları
26Aşağıdakilerden hangisi, öfkeyi başarılı bir şekilde yönetmek için önerilen davranışlardan biri değildir?
- A)İletişim becerilerinin geliştirilmesi
- B)Alaycı ve aşağılayıcı mizaha başvurulması
- C)Düşünme tarzının yeniden yapılandırılması
- D)Nefes egzersizlerinin öğrenilip uygulanması
Açıklama — Alaycı ve aşağılayıcı mizaha başvurulması, öfkeyi yönetmek için önerilen bir davranış değildir çünkü bu tür mizah, durumu daha da kötüleştirebilir ve ilişkileri zedeleyebilir. İletişim becerilerinin geliştirilmesi, düşünme tarzının yeniden yapılandırılması ve nefes egzersizlerinin uygulanması ise öfkeyi kontrol altına almak için etkili yöntemlerdir. Trafikte sakin kalmak ve duygusal kontrol, güvenli sürüşün temel ilkelerindendir. Pratik ipucu: Trafikte stresli hissettiğinizde, derin nefes alarak ve düşüncelerinizi olumluya çevirerek sakinleşmeye çalışın.
İlk çıkış: 8 Ağustos 2026 · son: 8 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
27Trafik kazası geçiren kişiler; I. Canlarına bir zarar gelmese bile psikolojik olarak zarar görürler. II. Kişilerin bu bozuk psikolojileri ailelerine ve topluma olumlu yansır. Verilenler için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)I. doğru, II. yanlış
- B)I. yanlış, II. doğru
- C)Her ikisi de doğru
- D)Her ikisi de yanlış
Açıklama — Trafik kazası geçiren kişiler, fiziksel zarar görmeseler bile olayın stresi ve şoku nedeniyle psikolojik olarak etkilenebilirler. Bu nedenle, I. ifade doğrudur. Ancak, bu tür psikolojik bozuklukların aile ve toplum üzerinde olumlu bir etkisi olacağı söylenemez; genellikle olumsuz etkiler yaratır. Bu yüzden II. ifade yanlıştır. Diğer seçenekler, ya her iki ifadeyi doğru ya da yanlış kabul ettiği için yanlıştır. Trafik kazalarının psikolojik etkilerini hafife almamak önemlidir; bu tür durumlarda profesyonel destek almak faydalı olabilir. Unutmayın, güvenli sürüş sadece fiziksel değil, psikolojik sağlığınızı da korur.
İlk çıkış: 8 Ağustos 2026 · son: 8 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
28Solunum yolu tıkanıklığı yaşayan dört kazazedeye ait belirtiler aşağıdaki tabloda verilmiştir. Tabloya göre bu kazazedelerden hangilerine “Heimlich manevrası” uygulanmalıdır?

- A)I ve II.
- B)I ve III.
- C)II ve IV
- D)III ve IV.
Açıklama — Sevgili sürücü adayı, bu soru trafikte karşılaşabileceğimiz en kritik anlardan biri olan solunum yolu tıkanıklığına doğru müdahale etme becerimizi ölçen, hayati öneme sahip bir ilk yardım sorusudur. Soruda, farklı belirtiler gösteren kazazedelerden hangilerine Heimlich manevrası uygulanması gerektiği sorulmaktadır. Bu manevranın uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen temel kural, tıkanmanın 'kısmi' mi yoksa 'tam' mı olduğunun doğru tespit edilmesidir. Heimlich manevrası, yalnızca hava yolunun tamamen kapandığı 'tam tıkanma' durumlarında uygulanır. Tam tıkanmanın belirtileri arasında kazazedenin hiç nefes alamaması, konuşamaması, renginin morarması ve panik içinde ellerini boynuna götürmesi yer alır. Bu belirtiler, vücuda oksijen gitmediğini gösteren ve acil müdahale gerektiren tehlikeli durumlardır. Konuşma, ses tellerinden hava geçişiyle mümkün olduğundan, konuşamamak hava yolunun tamamen tıkalı olduğunun kesin bir işaretidir. Dolayısıyla doğru cevap, bu tam tıkanma belirtilerini gösteren kazazedelerdir. Buna karşılık, kazazede öksürebiliyor, nefes alabiliyor veya konuşabiliyorsa, bu durum 'kısmi tıkanma' olarak adlandırılır. Kısmi tıkanmada soluk borusundan az da olsa hava geçişi vardır. Bu durumdaki bir kişiye Heimlich manevrası uygulamak tehlikelidir, çünkü yabancı cismin daha derine itilmesine ve tam tıkanmaya yol açmasına neden olabilir. Kısmi tıkanmada yapılması gereken doğru müdahale, kişiyi öksürmeye teşvik etmektir. Bu ayrım, sürücülerin bilmesi gereken temel ilk yardım kurallarından biridir ve doğru müdahale hayat kurtarır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, eğer kazazedenin sesi çıkıyorsa (öksürüyor, konuşuyor) onu öksürmeye teşvik edin; eğer sesi tamamen kesilmişse, nefes alamıyor ve morarıyorsa, hayatını kurtarmak için derhal Heimlich manevrasına başlayın.
29Yanlışlıkla sol şeride girdiniz, ancak sağa dönmek istiyorsunuz. Nasıl düzgün davranırsın?

- A)Dümdüz giderim veya sola dönerim
- B)Dikkatlice sağ şeride geçiyorum
- C)Düz devam ediyorum ve geçiş alanında sağa dönüyorum
- D)Dikkatlice sol şeride geçiyorum
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruda trafikte sıkça yapılan bir hatanın doğru şekilde nasıl yönetileceği sorgulanmaktadır. Bir kavşağa yaklaşırken, sürücüler gitmek istedikleri yöne uygun şeride önceden girmekle yükümlüdür. Soruda tarif edilen durumda, sürücü sağa dönmek istemesine rağmen yanlışlıkla sol şeride girmiştir. Bu şeritteki yol üzeri işaretlemeleri, yani yön okları, sürücünün yalnızca düz gitmesine veya sola dönmesine izin vermektedir. Bu nedenle, doğru davranış, bulunulan şeridin kurallarına uymak ve bu iki yönden birine ilerlemektir. Trafikteki temel güvenlik ilkesi, yapılan bir hatayı daha büyük ve tehlikeli bir hatayla düzeltmeye çalışmamaktır. Şimdi diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu inceleyelim. Son anda dikkatlice sağ şeride geçmeye çalışmak, kavşağa çok yakın bir mesafede yapıldığı için son derece tehlikelidir. Bu kadar geç bir şerit değiştirme manevrası, sağ şeritte kurallara uygun şekilde ilerleyen araçların seyrini tehlikeye atar ve kazaya sebebiyet verebilir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre, sürücüler kavşaklara yaklaşırken şerit değiştirmemeli ve girdikleri şeridin işaretlerine uymalıdır. Bir manevranın 'dikkatli' yapılması, kural dışı ve tehlikeli olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz. Düz devam edip kavşak içinden sağa dönmek de benzer şekilde kural dışı ve tehlikelidir. Sağa dönüşler her zaman en sağ şeritten yapılır. Sol şeritten gelip kavşak ortasında sağa yönelmek, hem sağdan gelen trafiğin yolunu kesmek hem de arkadan gelen araçlar için beklenmedik bir durum yaratarak ciddi kaza riski oluşturmak demektir. Araç zaten sol şeritte olduğu için daha sola geçmek ise mantıksal olarak mümkün değildir. Sonuç olarak, yanlış şeride girdiyseniz, o şeridin izin verdiği istikamette güvenle ilerlemek, bir anlık dikkatsizlik yüzünden kaza riski almaktan ve trafik cezasıyla karşılaşmaktan çok daha doğrudur. Rotanızı düzeltmek için ileride, kuralların izin verdiği güvenli bir noktada, örneğin bir sonraki kavşakta veya uygun bir geri dönüş alanında manevra yapmalısınız. Unutulmamalıdır ki, bir kavşağa yaklaşırken seçtiğiniz şerit, o kavşaktaki rotanızı belirler; bu rotayı son anda tehlikeli bir şekilde değiştirmeye çalışmak yerine, şeridin kuralına uymak ve yolculuğunuza güvenle devam etmek esastır.
30Şekildeki kara yolu üzerine çizilmiş yatay işaretlemelere göre 1 numaralı araç sürücüsü nasıl davranmalıdır?

- A)En sol şeride geçmeli
- B)Yavaşlamalı, sağ şeride girmeli
- C)Hızlanmalı, bulunduğu şeritte devam etmeli
- D)2 numaralı aracı uyararak yavaşlamasını sağlamalı
Açıklama — Bu ehliyet sınavı sorusunu en anlaşılır şekilde açıklayalım. Görselde, aynı yönde ilerleyen iki şeritli bir yolda 1 numaralı aracın sol şeritte, 2 numaralı aracın ise sağ şeritte olduğunu görüyoruz. Buradaki en önemli unsur, 1 numaralı aracın bulunduğu şeridin zeminine çizilmiş olan ve hem ileri hem de sağa doğru yönelen oklardır. Bu yatay işaretlemeler, sürücüye bulunduğu şeridin ileride sona ereceği veya sağdaki şeritle birleşeceği konusunda bir ön uyarıdır ve 'sağdaki şeride geçmeye hazırlan' mesajını verir. Bu nedenle 1 numaralı araç sürücüsünün yapması gereken doğru davranış, bu uyarıyı dikkate alarak önce hızını düşürmek, yani yavaşlamak ve ardından aynalarını kontrol ederek trafik güvenliğini tehlikeye atmayacak uygun bir anda sağ şeride geçmektir. Bu manevra, şeridin bittiği noktada aniden ve tehlikeli bir şekilde şerit değiştirmeyi önleyerek trafik akışının güvenliğini sağlar. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakarsak; 'En sol şeride geçmeli' seçeneği hatalıdır, çünkü görselde daha solda bir şerit bulunmamaktadır ve yolun sol kenarı düz çizgiyle belirlenmiştir, bu da sola geçişin mümkün veya gerekli olmadığını gösterir. 'Hızlanmalı, bulunduğu şeritte devam etmeli' seçeneği ise son derece tehlikelidir; yol üzerindeki bir uyarı işareti daima tedbir almayı ve genellikle yavaşlamayı gerektirir. Şeridin sonlandığı uyarısına rağmen hızlanmak, ileride bir kazaya davetiye çıkarmaktır. '2 numaralı aracı uyararak yavaşlamasını sağlamalı' seçeneği de yanlıştır, çünkü trafik kurallarına göre şerit değiştirme sorumluluğu tamamen manevrayı yapan sürücüye aittir. Şerit değiştirecek olan 1 numaralı sürücü, geçiş yapacağı şeritteki 2 numaralı aracın seyrini tehlikeye atmadan veya onu yavaşlamaya zorlamadan bu manevrayı tamamlamakla yükümlüdür. Kornayla veya başka bir şekilde diğer sürücüyü yavaşlaması için uyarmak bir trafik kuralı değildir; şerit değiştirecek sürücü kendisi uygun anı kollamak zorundadır. Bu durum, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde tanımlanan ve sürücüleri ilerideki mecburi yön veya şerit değişikliği hakkında önceden bilgilendiren yol üzeri ok işaretleri kuralına dayanır. Bu işaretlerin amacı, trafiğin akışını düzenlemek ve sürücülerin güvenli pozisyon almalarını sağlamaktır.
31Şekle göre 1 numaralı araç sürücüsünün önündeki aracı geçmesinin yasak olmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

- A)Arkasından gelen bir başka sürücünün kendisini geçmeye başlamış olması
- B)Kara yolunun öndeki araç için güçlük yaratmayacak şekilde geçişe uygun durumda bulunması
- C)Önünde giden sürücünün bir başka aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermiş bulunması
- D)İki yönlü yollarda karşıdan gelen trafik dâhil, yolu kullananların tümü için tehlike yaratacak şekilde kullanacağı şeridin görüşe kapalı olması
Açıklama — Değerli sürücü adayım, bu soruyu ve görseli dikkatle inceleyelim. Görselde, iki yönlü bir yolda, bir tepeüstüne yaklaşmakta olan iki araç görüyoruz. 1 numaralı araç, öndeki aracı takip etmektedir. Yolun en belirgin özelliği, ilerideki yükselti nedeniyle görüş mesafesinin kısıtlı olmasıdır; yani tepeüstünün ardı, özellikle de karşı şerit, sürücü için tamamen bir kör noktadır. Doğru cevap, bu durumu kusursuz bir şekilde açıklamaktadır: İki yönlü yollarda karşıdan gelen trafik dâhil, yolu kullananların tümü için tehlike yaratacak şekilde kullanılacak şeridin görüşe kapalı olması, geçişi yasaklar. Sollama, yani öndeki aracı geçme manevrası, sadece ve sadece karşıdan gelen şeridin tamamen boş ve güvenli bir mesafe boyunca görülebilir olduğu durumlarda yapılabilir. Bu görseldeki gibi bir tepeüstüne yaklaşırken karşı şeride geçmek, o an tepeüstünün diğer yamacından gelmekte olan bir araçla kafa kafaya çarpışmak gibi feci bir riski göze almak demektir. Bu, trafikteki en tehlikeli durumlardan biridir ve kesinlikle yasaktır. Şimdi diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakalım. Bir seçenekte, arkadan gelen bir aracın sollama yapmaya başlamasından bahsediliyor; ancak görselde 1 numaralı aracın arkasında veya yanında böyle bir araç ve durum söz konusu değildir. Başka bir seçenek, yolun geçişe uygun olmasından bahsetmektedir; bu ifade bir yasağın sebebi olamaz çünkü yolun uygun olması geçişe izin veren bir durumu tanımlar, yasaklayan bir durumu değil. Dolayısıyla bu seçenek mantıksal olarak yanlıştır. Diğer bir yanlış seçenek ise öndeki sürücünün sollama sinyali vermesinden bahseder. Görselde öndeki aracın sinyal verdiğine veya böyle bir niyetinin olduğuna dair bir işaret yoktur, araç stabil bir şekilde şeridinde ilerlemektedir. Bu sorunun temel aldığı trafik kuralı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen 'Geçmenin Yasak Olduğu Yerler' başlığı altındadır. Bu kurala göre, görüş yetersizliği olan tepeüstlerine, dönemeçlere, kavşaklara, tünellere, köprülere ve demiryolu geçitlerine yaklaşırken öndeki aracı geçmek yasaktır. Bu, sadece bir kural değil, hayati bir güvenlik ilkesidir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu asla unutmayın: Göremediğin yere girme! Tepeüstü, viraj veya tünel gibi kör noktalarda karşı şerit, her zaman doluymuş gibi kabul edilmelidir.
32Şekildeki gibi bir kavşakta karşılaşan araçların geçiş önceliği sıralaması nasıl olmalıdır?

- A)3 - 2 - 1
- B)3 - 1 - 2
- C)1 - 2 - 3
- D)2 - 3 - 1
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu doğru anlamak trafikteki en temel ve hayati kurallardan birini kavramak demektir. Görselde, bir anayol ile bu yola bağlanan bir tali yolun oluşturduğu bir T kavşağı ve üç farklı araç görmekteyiz. 1 numaralı otomobil tali yoldan gelip sola, anayola çıkmak istemektedir. 2 numaralı traktör anayolda düz bir şekilde ilerlemektedir. 3 numaralı otobüs ise yine anayolda ilerlerken sola, tali yola dönmek niyetindedir. Bu gibi kavşaklarda geçiş önceliği sıralamasını belirlerken ilk adım, yolların türünü tespit etmektir. 1 numaralı otomobilin bulunduğu yolda ters üçgen şeklindeki 'Yol Ver' levhası, bu yolun bir tali yol olduğunu ve sürücünün anayoldan gelen araçlara yol vermesi gerektiğini kesin olarak belirtir. Bu temel kurala göre, anayoldaki araçlar her zaman tali yoldaki araçlara göre geçiş üstünlüğüne sahiptir. Dolayısıyla, 1 numaralı otomobilin en son geçeceği en başından bellidir. Şimdi doğru sıralama olan 2 - 3 - 1'in neden doğru olduğunu detaylandıralım. Anayolda bulunan 2 numaralı traktör ve 3 numaralı otobüs arasında bir öncelik sıralaması yapmamız gerekir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre, aynı yolda bulunan ve eşit geçiş hakkına sahip araçlardan dönüş yapanın, düz gitmekte olana yol vermesi gerekir. 2 numaralı traktör düz gittiği için, sola dönüş yapan 3 numaralı otobüse göre önceliklidir. Bu durumda ilk geçiş hakkı 2 numaralı traktöründür. Traktör geçtikten sonra, anayoldaki diğer araç olan 3 numaralı otobüs dönüşünü güvenle tamamlar. Anayol trafiği boşaldıktan sonra ise tali yolda bekleyen 1 numaralı otomobil en son olarak geçişini yapar. Bu nedenle doğru sıralama 2 - 3 - 1'dir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; A seçeneği (3 - 2 - 1) hatalıdır çünkü anayolda dönüş yapan otobüsün, düz giden traktörden önce geçtiğini varsayar. B seçeneği (3 - 1 - 2) hem bu hatayı tekrarlar hem de tali yoldaki bir aracın anayoldaki bir araçtan önce geçebileceği gibi çok tehlikeli ve yanlış bir varsayımda bulunur. C seçeneği (1 - 2 - 3) ise 'Yol Ver' levhasını tamamen görmezden gelerek tali yoldaki araca ilk geçiş hakkını verir ki bu, anayol-tali yol kavşak mantığına tamamen aykırıdır. Bu sorunun temel aldığı trafik ilkesi, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen kavşaklarda geçiş hakkı kurallarıdır. Bu kurallar der ki; tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldaki araçlara, dönüş yapan sürücüler ise aynı yolda doğru gitmekte olan araçlara yol vermek zorundadır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu unutmayın: Önce anayol, sonra tali yol. Anayolda ise düz giden, dönenden önce geçer.
33Bu durumda nasıl davranırsınız I.hızı değişmeden devam et II.hızı azalt III.Fren yapmaya hazır olun

- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve III
- D)II ve III
Açıklama — Bu soruda karşılaşılan durum, sürücünün görüş alanının kısıtlı olduğu ve bir engelin arkasından aniden bir tehlikenin (araç, yaya vb.) yola çıkma potansiyelinin bulunduğu bir senaryoyu göstermektedir. Bu gibi belirsizlik ve potansiyel tehlike içeren durumlarda, en güvenli ve doğru davranış, hem hızı azaltmak (II) hem de fren yapmaya hazır olmak (III) seçeneklerini birlikte uygulamaktır. Bu yaklaşım, defansif (savunmacı) sürüş tekniğinin temel bir ilkesidir. Hızı azaltmak, olası bir tehlike gerçekleştiğinde tepki vermek için gereken zamanı artırır ve fren mesafesini önemli ölçüde kısaltır. Fren yapmaya hazır olmak ise, ayağı gaz pedalından çekip fren pedalının üzerine konumlandırmak suretiyle, acil bir durumda frene basma süresini minimuma indirir ve bu kritik saniyeler hayat kurtarabilir. Bu iki eylem, birbirini tamamlayarak sürücünün duruma tam olarak hakim olmasını sağlar. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; sadece hızı değişmeden devam etmek (I), potansiyel tehlikeyi tamamen görmezden gelmek anlamına gelir ve olası bir çarpışmaya davetiye çıkarır. Yalnızca hızı azaltmak (II) doğru yönde atılmış bir adım olsa da, fren yapmaya hazır olmayı içermediği için eksik kalır; en güvenli tepki için bu iki davranış birleştirilmelidir. Hızı değiştirmeden devam edip sadece fren yapmaya hazır olmak (I ve III) ise yetersiz bir önlemdir. Tehlikeyi fark edip frene hazırlanmak olumlu bir farkındalık göstergesi olsa da, hızı azaltmamak, yüksek sürat nedeniyle durma mesafesinin uzun kalmasına neden olacak ve ani bir durumda çarpışmayı önlemeyi imkansız hale getirebilecektir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili kuralları uyarınca, sürücüler hızlarını yol, trafik, görüş ve hava şartlarına göre ayarlamakla ve her zaman araçlarını güvenli bir şekilde durdurabilecekleri bir hızda seyretmekle yükümlüdür. Unutulmaması gereken temel kural şudur: Görüşünüzün kapalı olduğu veya bir belirsizlik sezdiğiniz her durumda, önce yavaşlayarak kendinize düşünme ve tepki verme payı yaratın ve ayağınızı frene yakın tutarak olası bir tehlikeye karşı hazırlıklı olun. Şüphe varsa, daima yavaşlayın.
34Motor hareketinin vites kutusuna iletilmesini sağlayan sistem aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Marş
- B)Şarj
- C)Ateşleme
- D)Kavrama
Açıklama — Kavrama sistemi, motorun ürettiği hareketin vites kutusuna iletilmesini sağlar. Bu, aracın hızını ve gücünü kontrol etmemize yardımcı olur. Marş sistemi, motoru çalıştırmak için kullanılırken, şarj sistemi aküyü şarj eder ve elektrik ihtiyacını karşılar. Ateşleme sistemi ise motorun çalışması için gerekli kıvılcımı üretir. Kavrama sisteminin doğru çalışması, aracın sorunsuz bir şekilde hızlanmasını ve yavaşlamasını sağlar. Pratik ipucu: Kavrama, motor ile vites kutusu arasında bir köprü gibidir; bu köprü olmadan hareket iletimi sağlanamaz.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
35“Emme zamanında silindire alınan temiz hava sıkıştırılır ve basıncı artar. Kızgın havanın üstüne yakıt püskürtülür ve yanma işlemi başlar.” Verilen çalışma prensibi aşağıdaki motor tiplerinden hangisine aittir?
- A)Benzinli
- B)Dizel
- C)Elektrikli
- D)Buharlı
Açıklama — Dizel motorlar, emme zamanında silindire alınan havanın sıkıştırılması ve bu sıkışan havanın üzerine yakıt püskürtülmesi ile çalışır. Bu işlem, sıkışan havanın sıcaklığının artmasına ve yakıtın tutuşmasına neden olur. Benzinli motorlar ise hava-yakıt karışımını sıkıştırır ve buji ile ateşleme yapar. Elektrikli motorlar, elektrik enerjisini mekanik enerjiye çevirir ve yanma işlemi içermez. Buharlı motorlar ise su buharının basıncı ile çalışır. Araç motorlarının doğru çalışması, güvenli sürüş için önemlidir. Hatırlatma: Dizel motorlar, buji yerine sıkıştırma ile ateşleme yapar.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
36Seyahate başlamadan önce koltuk ve ayna ayarlarının yapılmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Sürüş konforu ve güvenliğini sağlamak
- B)Aracın ivmelenme süresini artırmak
- C)Lastiklerin ömrünü uzatmak
- D)Yakıt tüketimini azaltmak
Açıklama — Koltuk ve ayna ayarlarının seyahate başlamadan önce yapılmasının temel gerekçesi, sürüş konforu ve güvenliğini sağlamaktır. Doğru oturma pozisyonu ve ayna ayarları, sürücünün yolu net bir şekilde görmesini ve aracı rahatça kontrol etmesini sağlar. Diğer seçenekler, yani aracın ivmelenme süresini artırmak, lastiklerin ömrünü uzatmak ve yakıt tüketimini azaltmak, koltuk ve ayna ayarlarıyla doğrudan ilgili değildir. Trafik güvenliği ilkelerine göre, sürücünün yolculuk öncesi hazırlık yapması, güvenli bir sürüş için esastır. Pratik ipucu: Araca bindiğinizde ilk iş olarak koltuk ve aynalarınızı kontrol edin; bu, güvenli bir yolculuğun başlangıcıdır.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
37Dizel motor kullanan bir araca yanlışlıkla benzin konulması durumunda aşağıdakilerden hangisinin yapılması uygundur?
- A)Aracın düşük hızda sürülmesi
- B)Yakıt deposunun boşaltılması
- C)Aracın yüksek devirde kullanılması
- D)Lastik hava basınçlarının düşürülmesi
Açıklama — Dizel motorlu bir araca benzin konulması, motorun çalışmasını olumsuz etkiler ve ciddi hasara yol açabilir. Bu nedenle doğru cevap, yakıt deposunun boşaltılmasıdır; çünkü yanlış yakıtın motora zarar vermeden önce tamamen temizlenmesi gerekir. Diğer seçenekler, motorun çalışmasını daha da kötüleştirebilir veya sorunu çözmez. Örneğin, aracın düşük veya yüksek hızda sürülmesi, motorun zarar görmesine neden olabilir. Lastik hava basınçlarının düşürülmesi ise konuyla alakasızdır. Pratik ipucu: Yanlış yakıt konulduğunu fark ederseniz, aracı çalıştırmadan hemen bir uzmana başvurun.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
38I. Akü şarjının azalması II. Fren balatalarının azalması III. Motor yağının özelliğini kaybetmesi Aracın çok uzun süre kullanılmadan bekletilmesi sonucunda yukarıdakilerden hangileri meydana gelebilir?
- A)Yalnız III
- B)I ve II.
- C)I ve III.
- D)I, II ve III.
Açıklama — Aracın uzun süre kullanılmadan bekletilmesi, akü şarjının azalmasına ve motor yağının özelliğini kaybetmesine neden olabilir. Akü, zamanla kendi kendine deşarj olur ve motor yağı, uzun süre hareketsiz kaldığında viskozitesini kaybedebilir. Fren balatalarının azalması ise kullanım sonucu meydana gelir, bu yüzden bekleme süresiyle doğrudan ilişkili değildir. Aracınızı uzun süre kullanmayacaksanız, aküyü şarjda tutmak ve motor yağını düzenli aralıklarla kontrol etmek önemlidir. Hatırlatma: Aracınızı düzenli aralıklarla kısa süreli çalıştırmak, bu tür sorunların önüne geçebilir.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
39Aşağıdakilerden hangisi frenleme mesafesinin artmasına neden olur?
- A)Yakıt seviyesinin düşmesi
- B)Balata yüzeyinin kuru olması
- C)Lastik diş derinliklerinin azalması
- D)Motor yağı değişiminin geciktirilmesi
Açıklama — Lastik diş derinliklerinin azalması, yol yüzeyi ile lastik arasındaki tutuşu azaltır, bu da frenleme mesafesinin artmasına neden olur. Yakıt seviyesinin düşmesi frenleme mesafesini etkilemez, çünkü yakıt seviyesi aracın fren sistemine doğrudan bir etkide bulunmaz. Balata yüzeyinin kuru olması, fren performansını olumsuz etkilemez; aksine, ıslak olması frenlemeyi zorlaştırabilir. Motor yağı değişiminin geciktirilmesi ise motor performansını etkiler, ancak frenleme mesafesiyle doğrudan ilişkili değildir. Güvenli sürüş için lastik diş derinliklerini düzenli kontrol edin; bu, hem fren mesafesini kısaltır hem de yol tutuşunu artırır.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
40Yaz aylarında kış lastiklerinin kullanılması aşağıdakilerden hangisine neden olur?
- A)Aracın maksimum hızının artmasına
- B)Lastiklerin daha çabuk aşınmasına
- C)Fren sisteminin arızalanmasına
- D)Yakıt tüketiminin azalmasına
Açıklama — Yaz aylarında kış lastiklerinin kullanılması, lastiklerin yapısının sıcak hava koşullarına uygun olmaması nedeniyle daha çabuk aşınmasına neden olur. Kış lastikleri, soğuk hava ve karlı zeminler için tasarlandığından, sıcak havalarda yumuşayarak daha hızlı aşınır. Aracın maksimum hızının artması, lastik türüyle doğrudan ilgili değildir; bu, motor gücü ve aerodinamik gibi faktörlere bağlıdır. Fren sisteminin arızalanması ise lastik türünden ziyade fren sisteminin bakım durumu ile ilgilidir. Yakıt tüketiminin azalması da kış lastiklerinin yazın kullanılmasıyla ilişkilendirilemez; aksine, uygun olmayan lastikler yakıt tüketimini artırabilir. Lastiklerin mevsime uygun seçilmesi, hem güvenlik hem de ekonomik açıdan önemlidir. Pratik ipucu: Mevsim değiştiğinde lastiklerinizi kontrol edin ve uygun olanla değiştirin.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
41Seyir hâlindeyken gösterge panelinde şekildeki ikaz ışığının yanması durumunda aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?

- A)Araç ışıkları açılıp kapatılmalıdır.
- B)Hız azaltılarak sürüşe devam edilmelidir.
- C)Dörtlü ikaz lambaları yakılarak yola devam edilmelidir.
- D)Araç güvenli bir şekilde durdurulmalı ve aracın kontağı kapatılmalıdır.
Açıklama — Gösterge panelinde kırmızı renkte yanan bir ikaz ışığı, aracın seyir güvenliğini tehlikeye atabilecek veya motorda kalıcı hasara yol açabilecek kritik bir arızanın meydana geldiğini bildirir. Bu tür bir uyarı belirdiğinde yapılması gereken en doğru hareket, trafik güvenliğini riske atmadan aracı derhal en uygun ve güvenli yere çekerek kontağı kapatmaktır. Örneğin, bu ışık motor yağı basıncının tehlikeli seviyede düştüğünü gösteriyor olabilir. Bu durumda motorun yağlanması durmuş demektir ve motoru çalıştırmaya devam etmek, metal parçaların birbirine sürtünerek aşırı ısınmasına ve kısa sürede halk arasında 'motorun yatak sarması' olarak bilinen, tamir maliyeti çok yüksek olan bir arızaya yol açmasına neden olur. Benzer şekilde, kırmızı bir ikaz ışığı fren sisteminde, şarj sisteminde veya motor soğutma sisteminde acil müdahale gerektiren bir soruna da işaret ediyor olabilir. Diğer seçenekler ise tehlikeli ve yanlıştır. Araç ışıklarını açıp kapatmanın mevcut mekanik arızayla hiçbir ilgisi yoktur. Hızı azaltarak yola devam etmek, yapılabilecek en büyük hatalardan biridir; çünkü arıza devam ettiği sürece düşük hızda bile araca zarar verme riski ortadan kalkmaz. Dörtlü ikaz lambalarını yakmak, diğer sürücüleri acil bir durum hakkında uyarmak ve güvenli bir şekilde durma niyetinizi belirtmek için doğru bir adımdır, ancak bu, arızalı bir şekilde yola devam etmek için bir gerekçe olamaz. Temel kural şudur: Gösterge panelindeki sarı renkli ışıklar genellikle bir uyarı niteliği taşır ve en kısa zamanda servise gidilmesi gerektiğini belirtirken, kırmızı renkli ikaz ışıkları, tıpkı trafik ışıklarındaki gibi acil bir 'DUR' emridir. Bu emre uymak, hem sürücünün ve trafikteki diğer kişilerin güvenliği hem de aracın ciddi ve masraflı hasarlardan korunması için hayati önem taşır.
42I. Yüksek devirde araç kullanılması II. Ani hızlanma ve yavaşlamalar yapılması III. Araca uygun ebatta lastikler kullanılması IV. Araç bakımlarının zamanında yaptırılması Yukarıdakilerden hangileri yakıt tüketiminin artmasına neden olur?
- A)I ve II.
- B)I, III ve IV.
- C)II, III ve IV.
- D)I, II, III ve IV.
Açıklama — Yüksek devirde araç kullanılması ve ani hızlanma-yavaşlamalar, motorun daha fazla yakıt tüketmesine neden olur çünkü motor daha fazla çalışır ve enerji harcar. Bu nedenle I ve II seçenekleri doğru cevaptır. III ve IV seçenekleri ise yakıt tüketimini artırmaz; aksine, uygun ebatta lastikler kullanılması ve düzenli bakım yapılması, aracın daha verimli çalışmasını sağlar. Trafik güvenliği açısından, ekonomik ve güvenli sürüş için ani hareketlerden kaçınılmalı ve motor devri optimum seviyede tutulmalıdır. Hatırlatma: Yumuşak hızlanma ve frenleme, hem yakıt tasarrufu sağlar hem de araç ömrünü uzatır.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
43Aşağıdaki davranışlardan hangisi trafik adabına sahip bir sürücü için uygundur?
- A)Trafik polisi yoksa kırmızı ışıkta geçmek
- B)Sürekli şerit değiştirerek araç kullanmak
- C)Denetim korkusu olmadan emniyet kemerini takmak
- D)Elektronik denetleme sisteminin olmadığı yerlerde hız limitlerini aşmak
Açıklama — Trafik adabına sahip bir sürücü, denetim korkusu olmadan emniyet kemerini takar çünkü bu, hem kendi güvenliği hem de yasal bir zorunluluk açısından önemlidir. Diğer seçenekler yanlış çünkü trafik polisi yoksa kırmızı ışıkta geçmek ve hız limitlerini aşmak, trafik kurallarını ihlal eder ve tehlikeli durumlara yol açabilir. Sürekli şerit değiştirmek ise diğer sürücüleri rahatsız edebilir ve kazalara sebep olabilir. Emniyet kemeri kullanımı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre zorunludur ve her zaman takılmalıdır. Hatırlatma: Emniyet kemerini takmak, sadece ceza korkusuyla değil, güvenliğiniz için alışkanlık haline gelmelidir.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
44Aşağıdakilerden hangisi hoşgörülü olma özelliği taşımayan sürücülerin özelliklerindendir?
- A)Öfkeli olmak
- B)Sabırlı davranmak
- C)Başarılı iletişim kurmak
- D)Kural ihlalinden kaçınmak
Açıklama — Öfkeli olmak, hoşgörülü olma özelliği taşımayan sürücülerin bir göstergesidir çünkü öfke, sürücünün dikkatini dağıtarak tehlikeli durumlara yol açabilir. Sabırlı davranmak, başarılı iletişim kurmak ve kural ihlalinden kaçınmak, hoşgörülü ve güvenli sürüşün temel unsurlarıdır. Trafik güvenliği ilkeleri, sürücülerin sakin ve dikkatli olmalarını, diğer yol kullanıcılarına karşı saygılı davranmalarını gerektirir. Pratik ipucu: Trafikte öfkelendiğinizde derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalışın, bu hem sizin hem de diğer sürücülerin güvenliğini artırır.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
45Trafikte kırmızı ışıkta beklerken ışık sarıya döner dönmez önündeki araca korna çalan, ışığın yeşile dönmesi için 1 saniye bile bekleyemeyen sürücünün bu davranışı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A)Saygılı
- B)Telaşsız
- C)Sorumlu
- D)Sabırsız
Açıklama — Bu soruda, kırmızı ışıkta beklerken sarı ışık yanar yanmaz korna çalan sürücünün davranışı "sabırsız" olarak nitelendirilmiştir. Bu davranış, sürücünün trafik akışına ve diğer sürücülere karşı yeterince saygı göstermediğini ve aceleci olduğunu gösterir. Diğer seçenekler olan "saygılı", "telaşsız" ve "sorumlu" bu davranışı tanımlamak için uygun değildir çünkü bu davranış saygısızlık ve acelecilik içerir. Trafikte sabırlı olmak, güvenli sürüşün temel ilkelerindendir; aceleci davranışlar kazalara yol açabilir. Hatırlatma: Trafikte sabırlı olun, aceleci davranışlar hem sizin hem de diğer sürücülerin güvenliğini tehlikeye atabilir.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
46Aşağıdaki temel değerlerden hangisini içselleştirmiş bir sürücü, trafikte kendinden çok başkalarını düşünür ve başkalarının iyiliği için fedakârlık yapar?
- A)Bencillik
- B)Diğergamlık
- C)Nezaketsizlik
- D)Hoşgörüsüzlük
Açıklama — Doğru cevap olan "Diğergamlık", başkalarını düşünme ve onların iyiliği için fedakârlık yapma anlamına gelir; bu nedenle trafikte empati ve saygı gösteren bir sürücü davranışını ifade eder. Diğer seçenekler ise bencillik, nezaketsizlik ve hoşgörüsüzlük gibi, trafikte başkalarını önemsemeyen ve tehlikeli durumlara yol açabilecek tutumları temsil eder. Trafikte güvenliğin sağlanması için sürücülerin birbirine saygı göstermesi ve empati kurması önemlidir. Hatırlatma: Trafikte empati, yol güvenliğini artırır ve kazaların önlenmesine yardımcı olur.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
47Sürücüler, beden dilini ve konuşma üslubunu da dikkate alarak trafik adabı açısından başarılı iletişim kurma becerilerini geliştirmek için aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır?
- A)İnsanların değişebildiğine inanmalıdır.
- B)Dinlerken aynı zamanda değerlendirme eğiliminde olmalıdır.
- C)Karşısındakinin kişiliğini sevmediğinde zihnini ona kapatmalıdır.
- D)Tek bir olayın, birini anlamak için yeterli bir örnek olduğunu düşünmelidir.
Açıklama — Sürücülerin başarılı iletişim kurma becerilerini geliştirmesi için insanların değişebileceğine inanması önemlidir. Bu, empati kurmayı ve karşısındaki kişiyi anlamaya çalışmayı teşvik eder. Diğer seçenekler ise iletişimi olumsuz etkiler; örneğin, dinlerken değerlendirme yapmak dikkati dağıtır, zihni kapatmak iletişimi keser ve tek bir olayla yargıya varmak genellemeye yol açar. Trafik adabı, sabır ve hoşgörüyü içerir; bu da güvenli ve saygılı bir trafik ortamı yaratır. Hatırlatma: Herkesin hata yapabileceğini ve değişebileceğini unutmamak, trafikte daha anlayışlı olmanıza yardımcı olur.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
48I. Geçiş üstünlüğüne sahip araçlara yol vermek II. Aşırı hız yaparak diğer sürücülerin dikkatlerini dağıtmak III. Engeli olmadığı hâlde engelli kişiler için ayrılmış yerlere park etmek Yukarıdakilerden hangileri trafikte bireye yapılan hak ihlallerindendir?
- A)Yalnız I
- B)I ve II.
- C)II ve III.
- D)I, II ve III.
Açıklama — II ve III numaralı ifadeler trafikte bireylere yapılan hak ihlallerini tanımlar. Aşırı hız yapmak, diğer sürücülerin dikkatini dağıtarak trafik güvenliğini tehlikeye atar. Engelli kişilere ayrılmış park yerlerini haksız yere kullanmak ise, bu kişilerin haklarını ihlal eder. I numaralı ifade ise, geçiş üstünlüğüne sahip araçlara yol vermek, bir hak ihlali değil, aksine bir trafik kuralına uyumdur. Trafikte saygılı ve dikkatli olmak, herkesin güvenliğini artırır. Unutma: Trafikte her zaman başkalarının haklarına saygı göstermek, güvenli bir sürüş ortamı sağlar.
İlk çıkış: 9 Ağustos 2026 · son: 9 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
49Resimde görülen manevra, hangi amaçla uygulanır?

- A)Kanamanın durdurulması için
- B)Dolaşımın değerlendirilmesi için
- C)Kemik kırıklarının tespit edilmesi için
- D)Yabancı cisim tıkanmalarında solunum yolunu açmak için
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruda gördüğümüz görsel, ilkyardımın en kritik anlarından birini, yani tam tıkanma yaşayan bir kişiye yapılan müdahaleyi göstermektedir. Görselde, bir ilkyardımcının, boğazını tutarak nefes alamadığını belli eden bir kazazedenin arkasına geçtiğini ve kollarını kazazedenin karın bölgesine dolayarak özel bir baskı uyguladığını görüyoruz. Bu hareket, doğru cevapta belirtildiği gibi, yabancı cisim tıkanmalarında solunum yolunu açmak için uygulanan ve 'Heimlich Manevrası' ya da 'karına bası' olarak bilinen hayat kurtarıcı bir tekniktir. Bu manevranın uygulanması için tıkanmanın 'tam' olması, yani kişinin hiç nefes alamıyor, öksüremiyor ve konuşamıyor olması şarttır. Eğer kazazede kısmen nefes alabiliyor ve öksürebiliyorsa, bu müdahale kesinlikle yapılmamalı, aksine kişi öksürmeye teşvik edilmelidir. Tam tıkanma durumunda ise manevra ile diyaframın üzerine yapılan ani ve kuvvetli baskı, akciğerlerdeki havayı dışarı iterek yapay bir öksürük refleksi oluşturur ve tıkanıklığa sebep olan cismin dışarı atılmasını sağlar. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; kanamanın durdurulması, kanayan bölgeye temiz bir bezle doğrudan baskı uygulamak veya basınç noktalarına bası yapmak gibi yöntemlerle gerçekleştirilir, karına baskı ile ilgisi yoktur. Dolaşımın değerlendirilmesi ise nabız kontrolü, cilt renginin gözlemlenmesi gibi yöntemlerle yapılır; bu görseldeki hareket bir müdahaledir, değerlendirme değil. Kemik kırıklarının tespiti de yine bölgedeki şekil bozukluğu, ağrı ve şişlik gibi belirtilerin gözlemlenmesiyle yapılır ve bu manevranın uygulanması, özellikle kaburga kırığı şüphesi varsa, durumu çok daha tehlikeli hale getirebilir. Bir sürücü olarak bilmelisiniz ki, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler, kaza anında yaralılara sağlık ekipleri ulaşana kadar elinizden gelen temel ilkyardımı yapmanızı bir vatandaşlık görevi ve yasal bir sorumluluk olarak yükler. Bu nedenle Heimlich manevrası gibi temel yaşam desteği uygulamalarını bilmek, sadece sınavda başarılı olmanızı değil, aynı zamanda trafikte bir hayat kurtarmanızı da sağlayabilir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu unutmayın: Boğaza takılan lokma, karına yapılan baskıyla çıkar.
50Şekildeki kara yoluna ne ad verilir?

- A)Tali yol
- B)Geçiş yolu
- C)Bağlantı yolu
- D)Bölünmüş yol
Açıklama — Sevgili sürücü adayı, bu sorunun doğru cevabı bölünmüş yoldur. Görselde, zıt yönlerdeki trafik akımlarının ortada bulunan fiziki bir ayırıcı ile birbirinden ayrıldığı çok şeritli bir karayolu görüyoruz. Karayolları Trafik Kanunu'na göre bölünmüş yol, bir yöndeki trafiğe ait taşıt yolunun, refüj veya bariyer gibi fiziki bir ayırıcı ile diğer yöndeki taşıt yolundan ayrılmasıyla meydana gelen karayoludur. Görseldeki yapı bu tanıma birebir uymaktadır. Bu tür yolların en temel güvenlik özelliği, karşı yöne ait şeride veya yol bölümüne geçişi engelleyerek trafikteki en tehlikeli kazalardan olan kafa kafaya çarpışmaları önlemektir. Şimdi diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakalım. Tali yol, trafik yoğunluğu bakımından bağlandığı yoldan daha az öneme sahip olan ve genellikle 'Yol Ver' veya 'Dur' levhasıyla belirtilen yoldur; görselde bir kavşak veya bu tür bir işaret bulunmamaktadır. Geçiş yolu, araçların karayolu dışındaki bir mülke, örneğin bir benzin istasyonuna veya otoparka, girip çıkması için yapılmış olan ve yolun karayolu sınır çizgisi içinde kalan kısmıdır; resimdeki yol ise ana trafik akışını gösteren bir güzergahtır. Bağlantı yolu da kavşaklarda veya farklı seviyedeki yolları birbirine bağlayan geçiş kollarıdır, otoyol katılım veya ayrılma rampaları buna örnektir. Görseldeki yol, böyle bir bağlantı kolu değil, yolun kendisidir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, eğer bir yol ortasından refüj, bariyer gibi fiziki bir unsurla adeta ikiye 'bölünmüş' ise, bu yola bölünmüş yol denir.