426-450. sorular ve açıklamaları
426"Geceleyin şehirlerarası kara yolunda seyrederken araçla karşılaşıldığında kısa farları kullanmak gerekir. Bu durumda, net görüş mesafesi ortalama 25 metreye düşer." Bu bilgiye göre, kısa farların kullanılması gerektiğinde hangisini yapmak doğru olur?
- A)Araç hızını, herhangi bir tehlike anında, kolayca durulabilecek hıza getirmek
- B)Yolu daha iyi görmek için art arda kısa aralıklarla selektör yapmak
- C)Karşı taraf ikazda bulunmazsa uzun farla devam etmek
- D)Yolun sağından bir tehlike gelebileceği düşünülerek iyice sola yanaşmak
Açıklama — Kısa farların kullanılması gerektiğinde araç hızını, herhangi bir tehlike anında kolayca durulabilecek hıza getirmek doğrudur çünkü kısa farlar net görüş mesafesini 25 metreye düşürür, bu da sürücünün tepki süresini kısaltır. A) seçeneği yanlıştır çünkü uzun farlar karşıdan gelen sürücünün gözünü alabilir. C) seçeneği, selektör yapmanın karşı tarafı rahatsız edebileceği için uygun değildir. D) seçeneği ise yolun sağından gelebilecek tehlikeler için sola yanaşmak yerine, şeridinizde kalmak daha güvenlidir. Gece sürüşlerinde hızınızı görüş mesafenize göre ayarlayın; bu, güvenli sürüşün temel ilkelerindendir.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
427I. Motor yağ seviye çubuğu çekilip temizlenmeli II. Motor yağ çubuğu tekrar yerine daldırılıp çekilip kontrol edilmeli III. Düz bir zeminde durulup motor kaputu açılmalı IV. Yağ miktarının max-min seviyesi arasında olduğu görülmeli Motor yağı kontrolü yapılırken yapılması gerekenlerin doğru sıralanışı hangisidir?
- A)II, I, IV ve III
- B)I, II, III ve IV
- C)III, I, II ve IV
- D)III, I, IV ve II
Açıklama — Motor yağı kontrolü yapılırken, öncelikle aracın düz bir zeminde durması ve motor kaputunun açılması gereklidir, çünkü bu doğru ve güvenli bir ölçüm sağlar. Ardından, motor yağ seviye çubuğu çekilip temizlenmeli, böylece yağ seviyesi doğru bir şekilde okunabilir. Çubuğun tekrar yerine daldırılıp çekilmesi, yağ seviyesinin kontrol edilmesini sağlar ve yağ miktarının max-min seviyeleri arasında olup olmadığı görülmelidir. Diğer seçenekler, bu mantıksal ve güvenli sıralamayı takip etmediği için yanlıştır. Motor yağı kontrolü, aracın sağlıklı çalışması ve motorun zarar görmemesi için önemlidir. Hatırlatma: Yağ kontrolünü düzenli yaparak motorunuzu koruyun.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
428Görseldeki ikaz ışığı hangi durumda yanmaz?

- A)Lastik basıncı azaldığında
- B)Lastik ısındığında
- C)Lastik patladığında
- D)Sensör arızalandığında
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu doğru anlamak, modern araçların en önemli güvenlik donanımlarından birini kavramak demektir. Görselde gördüğümüz sarı renkli ikaz ışığı, uluslararası standartlara sahip Lastik Basıncı İzleme Sistemi (TPMS) uyarısıdır. Şekil olarak, at nalı gibi açık bir lastik kesitinin içinde bir ünlem işareti barındırır ve temel amacı, lastik basıncındaki tehlikeli düşüşleri sürücüye bildirmektir. Doğru cevap olan 'Lastik ısındığında' seçeneğinin neden doğru olduğunu açıklayalım: Araç kullanıldığında, lastikler yolla temas ve sürtünme nedeniyle doğal olarak ısınır. Isınan havanın genleşmesi bir fizik kuralıdır ve bu durum lastik içindeki basıncın bir miktar artmasına sebep olur. Bu, tamamen normal ve beklenen bir durumdur. Lastik Basıncı İzleme Sistemi, tehlike arz eden 'düşük basınç' durumunu tespit etmek için tasarlanmıştır, normal sürüş sonucu oluşan bu hafif basınç artışını bir arıza olarak algılamaz ve bu yüzden ikaz ışığını yakmaz. Şimdi diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakalım. 'Lastik basıncı azaldığında' ifadesi, bu sistemin varoluş sebebidir. Lastiklerden bir veya daha fazlasının basıncı, üreticinin önerdiği güvenli seviyenin altına düştüğünde sistem derhal bu ışığı yakarak sürücüyü uyarır. 'Lastik patladığında' durumu ise, basıncın aniden ve tamamen kaybolduğu en kritik senaryodur ve sistem bu durumda kesinlikle uyarı verir. Son olarak, 'Sensör arızalandığında' durumunda da bu ışık yanar; çünkü bu durumda sistem, lastik basınçlarını doğru bir şekilde denetleyemediğini ve artık görevini yapamadığını sürücüye bildirmek zorundadır. Hatta bazı araçlarda sistem arızası, ışığın önce bir süre yanıp sönmesi ve sonra sürekli yanması şeklinde belirtilir. Güvenlik ilkesi olarak, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler, sürücülerin sefere çıkmadan önce araçlarının lastiklerini kontrol etme yükümlülüğünü belirtir. Doğru lastik basıncı; yol tutuşu, fren mesafesi, yakıt ekonomisi ve genel sürüş güvenliği için hayati önem taşır. Düşük basınç, lastiğin yapısının bozulmasına ve patlama riskine yol açabilir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu hatırlayın: Bu ışık, lastiğin 'yardım çağrısıdır'. Havası azaldığında, patladığında veya onu dinleyen sensör bozulduğunda yanar. Ancak normal bir şekilde ısınıp işini yapması bir yardım çağrısı değil, sağlıklı çalıştığının bir işaretidir.
429Hangisi, servis veya tamir atölyeleri tarafından yapılmalıdır?
- A)Silecek lastiklerinin kontrolü
- B)Lastik hava basınç kontrolü
- C)Antifiriz yoğunluk derecesi kontrolü
- D)Motor yağı seviyesinin kontrolü
Açıklama — Antifiriz yoğunluk derecesi kontrolü, özel ekipman ve bilgi gerektirdiği için servis veya tamir atölyeleri tarafından yapılmalıdır. Silecek lastiklerinin, lastik hava basıncının ve motor yağı seviyesinin kontrolü ise sürücüler tarafından kolayca yapılabilecek basit işlemlerdir. Bu tür kontroller, aracın günlük güvenliğini sağlamak için sürücünün sorumluluğundadır. Hatırlatma: Kış aylarında antifiriz kontrolünü ihmal etmeyin, motorun donmasını önler.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
430Hangi parçanın düzgün çalışmaması, şarj ikaz lambasının yanmasına sebep olur?
- A)V kayışının
- B)Triger kayışının
- C)Marş motorunun
- D)Radyatörün
Açıklama — Şarj ikaz lambasının yanması, genellikle alternatörün aküyü yeterince şarj edemediğini gösterir ve bu durumun en yaygın nedeni V kayışının düzgün çalışmamasıdır. V kayışı, alternatörün motorun hareketiyle dönmesini sağlar, bu nedenle kayış gevşek veya kopmuşsa alternatör çalışamaz. Triger kayışı, motorun zamanlamasını kontrol eder ve şarj sistemiyle doğrudan ilişkili değildir. Marş motoru, motoru çalıştırmak için kullanılır, ancak şarj sistemiyle ilgili değildir. Radyatör ise motorun soğutulmasıyla ilgilidir ve şarj sistemiyle bağlantısı yoktur. Araç bakımında V kayışının düzenli kontrolü, şarj sorunlarını önlemek için önemlidir. Unutmayın: Şarj ikaz lambası yanarsa, ilk kontrol etmeniz gereken parça V kayışıdır.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
431Hangisi, motorun hararet yapmasına sebep olan durumlardan biri değildir?
- A)Antifriz seviyesinin düşük olması
- B)Vantilatör kayışının gevşemesi
- C)Termostatın arızalanması
- D)Uygun hız ve viteste gidilmemesi
Açıklama — Antifriz seviyesinin düşük olması, motorun hararet yapmasına doğrudan sebep olmaz; antifriz, soğutma sıvısının donmasını ve kaynamasını önler. Termostat arızalandığında, motorun soğutma sistemi düzgün çalışmaz ve hararet yapabilir. Uygun hız ve viteste gitmemek, motorun aşırı yük altında çalışmasına neden olabilir, bu da hararete yol açabilir. Vantilatör kayışının gevşemesi, soğutma sisteminin verimli çalışmasını engelleyerek motorun ısınmasına sebep olabilir. Araç bakımını düzenli yapmak, motorun sağlıklı çalışmasını ve hararet riskinin azalmasını sağlar.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
432Videoya göre sürücü nasıl davranmalıdır?
- A)Sabit hızla aynı şeritte yoluna devam etmeli
- B)Sol şeride geçip derhal servise gitmeli
- C)Yavaşlayıp sağ şeritten yoluna devam etmeli
- D)Trafik kurallarına uygun olarak derhal durmalı
Açıklama — Sürücünün derhal durması gerektiği, acil bir durum veya tehlike anında doğru bir davranıştır. Bu, hem kendi güvenliği hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliği için önemlidir. Sabit hızla devam etmek veya şerit değiştirmek, tehlikeyi artırabilir ve kazalara neden olabilir. Yavaşlayıp sağ şeritten devam etmek de tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Trafik kurallarına uygun olarak durmak, genellikle acil durumlarda veya tehlike anlarında en güvenli seçenektir. Pratik ipucu: Yolculuk sırasında beklenmedik bir durumla karşılaştığınızda, ilk tepkiniz güvenli bir şekilde durmak olmalıdır.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
433I. Mümkün olduğunca az fren yapmak II. Vitese göre daha düşük devirde araç kullanmak III. Araç ilk çalıştırıldığında motora tam güç vermek IV. Vitese göre yüksek devirde araç kullanmak Numaralanmış ifadelerden hangilerinin yapılması, yakıt tüketiminin artmasına sebep olur?
- A)I ve II
- B)I ve IV
- C)I, II ve III
- D)II, III ve IV
Açıklama — II, III ve IV numaralı ifadeler, yakıt tüketiminin artmasına sebep olur. Vitese göre daha düşük devirde araç kullanmak, motorun verimsiz çalışmasına neden olur ve yakıt tüketimini artırır. Araç ilk çalıştırıldığında motora tam güç vermek, motorun soğuk olduğu dönemde fazla yakıt tüketimine yol açar. Vitese göre yüksek devirde araç kullanmak ise motorun gereksiz yere fazla yakıt tüketmesine neden olur. I numaralı ifade, yani mümkün olduğunca az fren yapmak, yakıt tüketimini artırmaz, aksine daha verimli sürüş sağlar. Yakıt tasarrufu için motor devrini uygun seviyede tutmak ve ani hızlanmalardan kaçınmak önemlidir.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
434Hangisi, toplum adabına aykırı davranışlardandır?
- A)Engellilere ayrılmış alanların dışına park etmek
- B)Toplu taşıma araçlarındaki yaşlı, çocuklu veya engelli insanlara yer vermek
- C)Trafikte aracı arızalanan birine yardımcı olmak
- D)Kaza, deprem, sel gibi felaketlerden çıkar sağlamaya çalışmak
Açıklama — Doğru cevap, felaketlerden çıkar sağlamaya çalışmanın toplum adabına aykırı olmasıdır çünkü bu tür davranışlar, insanların zor durumlarından faydalanmayı içerir ve toplumsal dayanışma ruhuna zarar verir. Diğer seçenekler ise toplumsal dayanışma ve saygıyı teşvik eden davranışlardır; örneğin, aracı arızalanan birine yardım etmek veya toplu taşımada ihtiyacı olanlara yer vermek gibi. Engellilere ayrılmış alanların dışına park etmek, engelli bireylerin haklarına saygı göstermek anlamına gelir. Trafikte ve toplumsal yaşamda saygı ve dayanışma, güvenli ve huzurlu bir ortam oluşturur. Unutmayın: Zor durumda olanlara yardım etmek, toplumun gücünü ve birliğini artırır.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
435Deprem, sel gibi doğal afetlerden etkilenenlere yardım götürmeye çalışan araçlara kolaylık sağlayan sürücünün hangisine önem verdiği söylenemez?
- A)Feragata
- B)Diğerkâmlığa
- C)Empatiye
- D)Aceleciliğe
Açıklama — Doğru cevap "Acelecilik" çünkü yardım götüren araçlara kolaylık sağlamak, aceleci davranmak yerine dikkatli ve duyarlı olmayı gerektirir. Feragat, diğerkâmlık ve empati, diğer sürücülerin ihtiyaçlarını ve acil durumlarını anlayarak onlara yardımcı olma isteğini ifade eder. Trafikte, özellikle acil durumlarda, diğer araçların önceliklerine saygı göstermek önemlidir. Pratik ipucu: Trafikte aceleci davranmak yerine, diğer sürücülerin ve yol kullanıcılarının güvenliğini ön planda tutarak dikkatli ve sabırlı olun.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
436Görseldeki aracın sürücüsüyle ilgili hangisi kesinlikle söylenir?

- A)Trafik adabına uygun davrandığı
- B)Empati kurabilen biri olduğu
- C)Trafikte saygı kavramına önem verdiği
- D)Sorumluluk bilincinin zayıf olduğu
Açıklama — Bu sorunun doğru analizini yapabilmek için görseli dikkatle incelediğimizde, bir otomobilin yaya kaldırımına, özellikle de görme engelli bireylerin yönlerini bulmaları için tasarlanmış sarı renkli ve kabartmalı hissedilebilir yüzeyin (kılavuz yol) üzerine park ettiğini görüyoruz. Aracın hemen arkasında ise tekerlekli sandalyedeki bir birey ile refakatçisinin, yolları kesildiği için beklediği anlaşılmaktadır. Bu durum, sürücünün sorumluluk bilincinin zayıf olduğunu kesin olarak kanıtlamaktadır. Bir sürücünün sorumluluğu yalnızca aracını kurallara uygun sürmekten ibaret değildir; aynı zamanda park ederken de diğer yol kullanıcılarının haklarını ve güvenliğini gözetmeyi kapsar. Kaldırıma ve özellikle engelli bireylerin geçişi için kritik olan bir alana park etmek, yayaların can güvenliğini tehlikeye atmak ve hareket özgürlüklerini kısıtlamak anlamına gelir ki bu, temel bir sorumluluk eksikliğini ortaya koyar. Diğer seçeneklerde belirtilen olumlu davranışlar ise görseldeki eylemle tamamen çelişmektedir. Sürücünün trafik adabına uygun davrandığı söylenemez, çünkü trafik adabı en başta diğer insanlara saygı göstermeyi ve onların haklarını ihlal etmemeyi gerektirir. Empati kurabilen bir sürücü, bu park yerinin bir engelli bireyi veya yaşlı bir insanı ne kadar zor durumda bırakacağını öngörerek bu davranışı yapmazdı. Aynı şekilde, en savunmasız yol kullanıcıları olan yayaların ve engellilerin hakkına müdahale etmek, trafikte saygı kavramına önem vermenin tam zıttı bir eylemdir. Bu davranış, Karayolları Trafik Kanunu'nun yaya yollarına ve engellilerin geçişini kolaylaştıran özel alanlara park etmeyi kesin bir dille yasaklayan kuralının da açık bir ihlalidir. Bu kuralın temel amacı, yaya akışının kesintisiz ve güvenli bir şekilde devamını sağlamaktır. Unutulmamalıdır ki, bir sürücü için bulunan anlık bir kolaylık, başka bir insanın hayatında büyük bir zorluğa ve güvenlik riskine dönüşebilir.
437I. Kaygıları artar. II. Kalp atışları hızlanır. III. Saldırgan tutum sergilemezler. Trafikte yaşanan stresin, bireyler üzerindeki etkileriyle ilgili numaralanmış ifadeler doğru (D), yanlış (Y) olarak değerlendirildiğinde sıralama hangisi olur?
- A)Y - D - D
- B)D - D - Y
- C)D - Y - D
- D)D - D - D
Açıklama — Trafikte stres, bireylerin kaygılarını artırır ve kalp atışlarını hızlandırır, bu yüzden I ve II numaralı ifadeler doğrudur. Ancak stres altında saldırgan tutum sergilememek genellikle mümkün olmaz, bu nedenle III numaralı ifade yanlıştır. Diğer seçenekler, bu temel psikolojik tepkileri göz ardı ettiği için yanlıştır. Trafikte sakin kalmak, güvenli sürüş için önemlidir. Unutmayın: Derin nefes almak ve sakin kalmak, stresle başa çıkmanıza yardımcı olabilir.
İlk çıkış: 25 Ağustos 2026 · son: 25 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
438Görselde karşıya geçmeye çalışan yayanın hızlı hareket etmesi için el, kol ve sözle uyarılarda bulunan sürücüyle ilgili hangisi söylenir?

- A)Saygı kavramına önem verdiği
- B)İletişim kabiliyetinin yüksek olduğu
- C)Empati kurabildiği
- D)Sabırlı hareket edemediği
Açıklama — Soruda, yaya geçidinden karşıya geçmekte olan bir yayayı hızlandırmak için el, kol ve sözle uyarılarda bulunan bir sürücünün durumu analiz edilmektedir. Bu davranış için yapılabilecek en doğru tespit, sürücünün sabırlı hareket edemediğidir. Trafik, yalnızca kurallardan oluşan bir sistem değil, aynı zamanda karşılıklı anlayış, hoşgörü ve sabır gerektiren bir sosyal ortamdır. Sürücünün, özellikle yaya geçidi gibi yayaların mutlak önceliğe sahip olduğu bir alanda, geçişin güvenle tamamlanmasını beklemesi asli görevidir. Yayanın yavaş hareket etmesinin arkasında yaşlılık, engellilik veya bir çocukla birlikte olmak gibi pek çok geçerli sebep olabilir. Sürücünün bu olası durumları göz ardı ederek yayayı acele etmeye zorlaması, beklemeye tahammül edemediğini ve sabırsız davrandığını net bir şekilde gösterir. Diğer seçenekler bu nedenle yanlıştır. Sürücünün bu tutumu, etkili bir iletişim becerisi değil, aksine çatışma ve tehlike potansiyeli yaratan olumsuz ve saldırgan bir iletişim biçimidir. Empati kurabilen bir sürücü, kendini yayanın yerine koyar, onun güvenliğini önceler ve acele ettirmek yerine sabırla beklerdi; dolayısıyla bu davranış empati yoksunluğunun bir kanıtıdır. Benzer şekilde, trafikte saygı, diğer yol kullanıcılarının haklarına ve güvenliklerine özen göstermeyi, özellikle de yayalar gibi savunmasız unsurlara öncelik tanımayı gerektirir. Yayayı taciz ederek hızlandırmaya çalışmak, saygıdan ziyade bencillik ve kural ihlalidir. Bu durum, Karayolları Trafik Kanunu'nun yaya önceliği ilkesiyle de doğrudan ilişkilidir. Kanun, sürücülerin yaya geçitlerine yaklaşırken yavaşlamalarını ve geçitten geçen veya geçmek üzere olan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermelerini zorunlu kılar. Sürücüye yeşil ışık yanıyor olsa dahi, geçişini tamamlamamış bir yayanın güvenliğini tehlikeye atacak davranışlarda bulunması yasaktır. Unutulmamalıdır ki, yaya geçidinde öncelik her zaman yayanındır ve sabır, en etkili güvenlik önlemidir.
439Görseldeki gibi emisyon değeri yüksek egzoz dumanı çıkaran araçların kullanılması, hak ihlallerinden hangisinin kapsamına girmez?

- A)Diğer Canlılara Karşı Yapılan Hak İhlalleri
- B)Doğa ve Çevreye Karşı Yapılan Hak İhlalleri
- C)Bireylere Karşı Yapılan Hak İhlalleri
- D)Kamu Hak İhlalleri
Açıklama — Görselde, bir aracın egzozundan çevreye yoğun ve normalden çok daha fazla miktarda duman salındığı görülmektedir. Bu durum, aracın motorunda veya egzoz sisteminde bir arıza olduğuna ve zararlı gaz emisyon değerlerinin yasal sınırların çok üzerinde olduğuna işaret eder. Sorunun doğru cevabı 'Kamu Hak İhlalleri'dir, çünkü kamu hakkı kavramı genellikle vatandaşların devlete karşı sahip olduğu seçme, seçilme, kamu hizmetlerinden eşit yararlanma gibi siyasi ve idari hakları kapsar. Egzoz dumanı salınımı, bir bireyin oy kullanma veya bir devlet dairesinde işlem yapma gibi bir kamu hakkını doğrudan engellemediği için bu kapsama girmez. Diğer seçenekler ise bu eylemin yol açtığı ihlalleri tanımlar. Bu eylem, zehirli gazlarla havayı kirleterek ekolojik dengeye zarar verdiği için 'Doğa ve Çevreye Karşı Yapılan Hak İhlalleri' kapsamına girer. Hava kirliliği sadece insanları değil, aynı zamanda hayvanların sağlığını ve bitki örtüsünü de olumsuz etkileyerek diğer canlıların yaşam hakkına müdahale ettiği için 'Diğer Canlılara Karşı Yapılan Hak İhlalleri' de söz konusudur. Benzer şekilde, salınan bu zararlı gazları soluyan diğer sürücüler, yayalar ve bölge sakinleri sağlık sorunları yaşama riskiyle karşı karşıya kaldığından, bu durum bireylerin en temel haklarından olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ihlal eder ve 'Bireylere Karşı Yapılan Hak İhlalleri' kapsamına da girer. İlgili mevzuat gereğince, başta Çevre Kanunu ve Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü Yönetmeliği olmak üzere, tüm motorlu taşıtların belirlenen standartlara uygun egzoz gazı emisyonu yapması zorunludur. Bu nedenle araçların periyodik olarak egzoz emisyon ölçüm muayenesinden geçmesi ve belirlenen sınırları aşmaması gerekir. Bu kurala uymayan araçların sürücülerine idari para cezası uygulanır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, egzozdan çıkan yoğun dumanın sadece aracınızın değil, aynı zamanda ciğerlerimizin ve doğanın da bir arızası olduğuna işaret ettiğini düşünebilirsiniz.
440Omuz ve koldaki kanamalarda, şekilde gösterilen hangi bölgeye basınç uygulanmalıdır?

- A)Şakak bölgesine
- B)Çene altı bölgesine
- C)Köprücük kemiğinin iç kısmına
- D)Kasık bölgesine
Açıklama — Sevgili sürücü adayı, bu soruyu ve görseli bir eğitmen gözüyle detaylıca inceleyelim. Görselde, bir insan vücudu üzerinde kanamaları kontrol etmek için kullanılabilecek dört temel basınç noktası işaretlenmiştir: Şakak, çene altı, köprücük kemiği ve kasık. Bu noktalar, vücudun ana atardamarlarının kemiğe yakın geçtiği ve dışarıdan baskı uygulayarak kan akışının yavaşlatılabileceği stratejik bölgelerdir. Soruda bizden omuz ve koldaki bir kanamayı durdurmak için hangi noktaya basınç uygulamamız gerektiği isteniyor. Doğru cevap olan 'Köprücük kemiğinin iç kısmı'nın seçilmesinin sebebi şudur: Kola kan taşıyan ana atardamar, tam olarak köprücük kemiğinin altından ve boyuna yakın olan iç kısmından geçer. Bu noktaya, genellikle dört parmak kullanılarak güçlü bir şekilde baskı uygulandığında, atardamar kemik ile parmaklar arasında sıkışır ve kola giden kan akışı önemli ölçüde azalır. Bu, özellikle doğrudan yara üzerine baskının yetersiz kaldığı şiddetli atardamar kanamalarında hayat kurtaran bir ilk yardım tekniğidir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; şakak bölgesine basınç uygulamak, baş ve yüzün üst kısmındaki kanamaları kontrol etmek içindir, kolla bir ilgisi yoktur. Çene altı bölgesine basınç ise yine yüzün alt kısmındaki kanamalar için kullanılır ve kola giden kan akışını etkilemez. Kasık bölgesi de çok önemli bir basınç noktasıdır, ancak bu nokta bacaklardaki şiddetli kanamaları durdurmak amacıyla kullanılır, çünkü bacağın ana atardamarı buradan geçer. Omuz ve kol kanaması için kasık bölgesine baskı yapmak tamamen etkisizdir. Bu sorunun altında yatan temel ilk yardım ilkesi, şiddetli bir dış kanamayı kontrol altına almak için, kanayan bölge ile kalp arasındaki en yakın ana atardamar geçiş noktasına baskı uygulanmasıdır. Bu bilgi, sürücü adaylarının alması gereken ilk yardım eğitim müfredatının kritik bir parçasıdır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Vücudunuzun üst katının, yani kollarınızın ana vanası köprücük kemiğinizin altındadır; alt katının, yani bacaklarınızın ana vanası ise kasık bölgenizdedir. Doğru vanayı kapatmak, sızıntıyı durdurur.
441Bu durumda nasıl davranmalısın? I.Yavaşlayın II.Fren yapmaya hazır olun III.Hız kesmeden devam edin

- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve II
- D)I, II ve III
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu bir eğitmen olarak en ince ayrıntısına kadar açıklayalım. Görselde, bir yerleşim yeri içindeki yolda ilerlerken, sol taraftaki kaldırımda bir yetişkinle birlikte yürüyen küçük bir çocuk görüyoruz. Burada en kritik nokta, çocuğun kaldırımın tam kenarında durması ve her an yola doğru bir hamle yapabilecek olmasıdır. Trafikte çocuklar, hareketleri öngörülemeyen en hassas yol kullanıcılarıdır. Bu nedenle, bu gibi bir durumla karşılaştığımızda en üst düzeyde tedbirli olmalıyız. Doğru cevap olan I ve II numaralı öncüller, yani yavaşlamak ve fren yapmaya hazır olmak, tam da bu tedbirin gereğidir. Yavaşlayarak, olası bir tehlike anında tepki vermek için kendimize değerli saniyeler kazandırırız ve aracımızın fren mesafesini önemli ölçüde kısaltırız. Aynı anda ayağımızı gaz pedalından çekip fren pedalının üzerine getirmek, yani fren yapmaya hazır olmak ise, ani bir durumda frenlemeye başlama süremizi minimuma indirir. Bu iki eylem birbiriyle bir bütündür ve birlikte uygulandığında güvenli bir sürüş tavrı oluşturur. III numaralı öncül olan "Hız kesmeden devam edin" seçeneği, son derece tehlikeli ve sorumsuz bir davranıştır çünkü çocuğun aniden yola fırlama ihtimalini göz ardı etmek, bir kazaya davetiye çıkarmak demektir. Yalnızca yavaşlamak veya yalnızca fren yapmaya hazır olmak ise yetersiz bir önlemdir. Hızınızı düşürüp frene hazır olmazsanız, ani bir durumda tepkiniz gecikebilir. Benzer şekilde, hızınızı düşürmeden sadece frene hazır olursanız, fren yapsanız bile yüksek hız nedeniyle durma mesafeniz yetersiz kalabilir. Bu durum, trafik mevzuatının sürücülere yüklediği genel bir ilke olan "ihtiyatlı ve öngörülü sürüş" zorunluluğunu temel alır. Trafik mevzuatı, sürücülerin tehlike potansiyeli olan yerlere yaklaşırken hızlarını azaltmalarını zorunlu kılar. Bir çocuğun yol kenarında bulunması da tam olarak böyle bir tehlike potansiyelidir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu aklınızdan çıkarmayın: Yol kenarında bir çocuk gördüğünüzde, onu her an yola fırlayabilecek bir top gibi düşünün ve ayağınızı daima frene yakın tutun.
442Şekildeki taşıtın bulunduğu kara yoluna ne ad verilir?

- A)Ana yol
- B)Tali yol
- C)Bölünmüş yol
- D)Banket
Açıklama — Değerli sürücü adayım, bu sorunun doğru cevabını ve arkasındaki mantığı detaylıca inceleyelim. Görselde, bir aracın bir kavşağa yaklaştığını ve daha geniş, öncelikli bir yola bağlanmak üzere olduğunu görüyoruz. Aracın bulunduğu yolun kenarında, bu sorunun anahtarını oluşturan, tepe noktası aşağı bakan üçgen şeklindeki 'Yol Ver' levhası yer almaktadır. Bu levhanın bulunduğu yol, tanım olarak bir tali yoldur. Tali yol, trafik yoğunluğu bakımından bağlandığı ana yola göre daha az öneme sahip olan ve ana yoldaki araçlara geçiş önceliği verilmesi gereken yoldur. 'Yol Ver' levhası sürücüye, ana yoldan gelen araçlar varsa onlara geçiş hakkını vermek için yavaşlaması, gerekirse durması gerektiğini bildirir. Mutlak bir durma zorunluluğu getirmeyen bu işaret, ana yolun güvenli bir şekilde boş olmasını bekleyip ardından kavşağa girilmesi gerektiğini anlatır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; A seçeneğindeki 'Ana yol', aracın girmek üzere olduğu, geçiş önceliğine sahip olan diğer yoldur, aracın şu anki konumu değildir. C seçeneğindeki 'Bölünmüş yol', ortasında bir ayırıcı (refüj, bariyer vb.) ile gidiş ve geliş yönleri birbirinden ayrılmış yolları ifade eder ve görseldeki yolda böyle bir özellik yoktur. D seçeneğindeki 'Banket' ise, taşıt yolu kenarında, yol ile aynı seviyede bulunan ve arıza gibi zorunlu durumlarda araçların kullanabildiği kısımdır; yayaların yürümesi için ayrılan alana yaya yolu veya kaldırım denir. Görseldeki araç, yolun sürüş için ayrılmış şeridi üzerinde bulunduğundan bu seçenek de yanlıştır. Bu sorunun temelindeki kural, kavşaklarda geçiş üstünlüğüdür. Tali yoldan çıkan bir sürücü, ana yoldaki tüm araçlara yol vermek zorundadır. Bu kural, trafik akışını düzenler ve kazaları önlemeye yardımcı olur. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, ters üçgen levhasını gördüğünüzde, size geçiş önceliğinin sizde olmadığını ve ana yoldakilere yol vermeniz gerektiğini hatırlattığını düşünebilirsiniz.
443Şekildeki trafik işareti aşağıdakilerden hangisini bildirir?

- A)Öndeki taşıtı geçmenin yasak olduğunu
- B)Park yasağını
- C)Geçme yasağı sonunu
- D)Hız sınırlaması sonunu
Açıklama — Bu trafik işareti, daha önce uygulanmakta olan geçme yasağının sona erdiğini bildirir. Görseldeki levha, beyaz zeminli, siyah kenarlıklı yuvarlak bir trafik tanzim işaretidir. Levhanın içinde yan yana duran iki adet siyah otomobil silüeti, 'öndeki aracı geçme' veya 'sollama' eylemini sembolize eder. Bu sembolün üzerinden geçen kalın, siyah ve çapraz çizgi ise trafik işaret dilinde bir kısıtlamanın veya yasağın sona erdiğini, yani iptal edildiğini ifade eder. Dolayısıyla, geçme eylemini temsil eden sembolün üzerinin bu şekilde çizilmiş olması, sürücülere daha önce belirtilmiş olan geçme yasağının bu noktadan itibaren geçerli olmadığını anlatır. Sürücü bu levhayı gördükten sonra, yol ve trafik koşullarının uygunluğunu bizzat kontrol ederek ve tüm sorumluluğu üstlenerek, kurallara uygun bir şekilde öndeki aracı geçebilir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; 'Öndeki taşıtı geçmenin yasak olduğunu' bildiren levha, bu levhanın tam tersi anlama gelir ve kırmızı bir daire içerisinde, sağdaki araç figürü siyahken soldaki araç figürünün kırmızı renkte olduğu bir levhadır. 'Hız sınırlaması sonu' levhası da bir yasağın bittiğini gösterir fakat konusu farklıdır; bu levhanın içinde otomobil figürleri yerine, daha önce geçerli olan hız limitini belirten bir sayı bulunur ve bu sayının üzeri birkaç adet eğik paralel çizgiyle çizilmiştir. 'Park yasağı' levhası ise mavi zemin üzerine kırmızı çerçeveli ve tek bir kırmızı çapraz çizgili bir levhadır ve sadece park etmenin yasak olduğunu belirtir. Söz konusu 'Geçme yasağı sonu' levhası, Trafik Tanzim İşaretleri grubuna aittir ve sürücülere, genellikle görüş mesafesinin kısıtlı olduğu viraj, tepe üstü gibi tehlikeli yol kesimleri için konulmuş olan yasağın bittiği noktayı bildirir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, bir yasak veya kısıtlama sembolünün üzerindeki kalın siyah çapraz çizgi, o kuralın 'üzerini çizerek' onu sona erdirdiğini gösterir.
444Trafik uygun olsa bile şekildeki kavşakta hangi numaralı araçların ok yönündeki hareketi kesinlikle yasaktır?

- A)2 ve 4
- B)Yalnız 1
- C)1 ve 3
- D)Yalnız 3
Açıklama — Sevgili sürücü adayı, bu sorunun doğru yanıtına ulaşmak için kavşaktaki durumu ve özellikle trafik işaretlerini dikkatle analiz etmeliyiz. Görselde, 2 ve 4 numaralı araçların, bulundukları yolda tam bir geri dönüş yani 'U' dönüşü yapmak istediklerini görüyoruz. Bu araçların hareket yönlerinin tam karşısında, yol ayrımındaki refüjde yer alan trafik levhaları sorunun çözümünde kilit rol oynamaktadır. Bu levhalar, 'U dönüşü yapılmaz' anlamını taşıyan işaretlerdir. Türk trafik mevzuatına göre bu işaret, trafik tanzim işaretleri kategorisinde yer alan bir yasaklama işaretidir. Trafik tanzim işaretleri, sürücülere uymaları zorunlu olan kısıtlama ve yasakları bildirir ve mutlak bir emir niteliği taşır. Dolayısıyla, yolun boş olması veya trafiğin uygun görünmesi, bu levhanın getirdiği yasağı geçersiz kılmaz. Bu nedenle 2 ve 4 numaralı araçların okla gösterilen 'U' dönüşü hareketleri kesinlikle yasaktır. Diğer araçlara baktığımızda, 1 numaralı aracın sola, 3 numaralı aracın ise sağa dönüş yapmak istediğini görmekteyiz. Görselde bu araçların planladığı manevraları yasaklayan herhangi bir trafik işareti veya özel bir durum bulunmamaktadır. Bu sürücüler, genel geçiş hakkı kurallarına riayet ederek dönüşlerini tamamlayabilirler. Bu sorunun temel aldığı en önemli ilke, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin de emrettiği gibi, sürücülerin aksini gerektiren bir durum olmadıkça tüm trafik işaret ve levhalarına kayıtsız şartsız uyması zorunluluğudur. Genel bir kural olarak, kırmızı çerçeveli yuvarlak levhalar bir yasağı veya kısıtlamayı bildiren tanzim işaretleridir ve içlerinde gösterilen eylemin, trafik koşulları ne olursa olsun kesinlikle yapılmaması gerektiğini belirtir. 'U dönüşü yapılmaz' levhası da bu manevranın trafik akışını tehlikeye atabileceği veya fiziki olarak güvenli olmadığı kavşaklarda güvenliği sağlamak amacıyla kullanılır.
445Sola dönüş yapmak isteyen şekildeki 1 numaralı aracın sürücüsü aşağıdakilerden hangisini yapmak zorundadır?

- A)Sağa dönüş işareti vermek
- B)2 numaralı aracın geçmesini beklemek
- C)Hızlanarak yoluna devam etmek
- D)Dar bir kavisle dönmek
Açıklama — Merhaba değerli sürücü adayı. Bu soruyu ve görseli birlikte dikkatle inceleyelim. Görselde, herhangi bir trafik ışığı, levhası veya görevlisi bulunmayan, yani kontrolsüz bir kavşakta karşılaşan iki araç görüyoruz. 1 numaralı araç sola dönüş yapmak isterken, karşı yönden gelen 2 numaralı araç ise düz bir şekilde yoluna devam etme niyetindedir. Bu durumda temel bir geçiş üstünlüğü kuralı devreye girer. Doğru cevap olan '2 numaralı aracın geçmesini beklemek' seçeneği, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin en temel güvenlik prensiplerinden birine dayanır. Kural şudur: Kontrolsüz kavşaklarda, dönüş yapan sürücüler, karşı yönden gelmekte olan ve düz giden araçlara yol vermek zorundadır. 1 numaralı araç, 2 numaralı aracın yolunu kesecek bir manevra (sola dönüş) yapacağı için, kavşağı ilk olarak kullanma hakkı 2 numaralı araca aittir. Bu nedenle 1 numaralı sürücü, güvenli bir şekilde durup 2 numaralı aracın geçişini tamamlamasını beklemelidir. Şimdi diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakalım. 'Sağa dönüş işareti vermek' tamamen hatalıdır, çünkü sürücü sola dönmek istemektedir ve diğer sürücülere yanlış sinyal vererek onları yanıltması kazaya davetiye çıkarır. 'Hızlanarak yoluna devam etmek' ise son derece tehlikeli bir davranıştır; geçiş hakkı kendisinde olmayan bir sürücünün hızlanması, karşıdan gelen araçla çarpışma riskini en üst düzeye çıkarır ve trafik kuralının açıkça ihlalidir. 'Dar bir kavisle dönmek' seçeneği de yanlıştır. Öncelikle, geçiş hakkı kuralı her şeyden önce gelir ve bu seçenek o kuralı yok saymaktadır. İkinci olarak ise, manevranın kendisi hatalıdır. Trafik kurallarına göre sağa dönüşler dar, sola dönüşler ise geniş bir kavisle yapılır. Sola dönüş yapacak sürücü, kavşak ortasına yakın seyrederek, gireceği yolun doğru şeridine hizalanacak şekilde uygun bir kavisle dönüşünü tamamlamalıdır. Dar bir kavisle dönmek, hem karşı şeridi ihlal etme hem de dönüş yapılan yoldaki diğer araçlar için tehlike oluşturma riskini taşır. Unutmayın, trafikte akılda kalması gereken en basit ipuçlarından biri şudur: Kavşakta düz giden, dönenden daima önceliklidir.
446Şekildeki araç sürücüsü kavşaktan sağa dönerek seyrini sürdürmek istiyor. Bu sürücünün aşağıdakilerden hangisini yapması yanlıştır?

- A)Yayaların geçişini beklemesi
- B)Sağa sinyal vermesi
- C)Kavşağa yaklaşırken hızını düşürmesi
- D)Yayaları ikaz ederek durdurup, seyrini sürdürmesi
Açıklama — Yayaları ikaz ederek durdurup seyrini sürdürmek kesinlikle yanlıştır, çünkü yaya geçidinde veya geçmek üzere olan yayaların geçiş üstünlüğü vardır. Sürücüler, yayaların can güvenliğini tehlikeye atmadan, onlara yol vermek zorundadır. Sağa sinyal vermek, hız düşürmek ve yayaların geçişini beklemek ise güvenli ve kuralına uygun sürüşün temel gereklilikleridir. Türk Karayolları Trafik Kanunu, yaya geçitlerinde yayalara yol vermeyi zorunlu kılar. Unutmayın, direksiyon başındayken yayaların her zaman önceliği olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
447Şekildeki karşılaşmada öncelikle görev hâlindeki itfaiye aracının geçmesi gerekir. Bu durum aşağıdakilerden hangisi ile açıklanır?

- A)İtfaiye aracının ana yolda olması
- B)İtfaiye aracının geçiş üstünlüğüne sahip olması
- C)İtfaiye aracının diğer araca göre daha güçlü olması
- D)Otomobilin tali yolda olması
Açıklama — Görselde, herhangi bir trafik ışığı ya da işaret levhası bulunmayan, yani kontrolsüz bir kavşakta karşılaşan bir itfaiye aracı ile bir binek otomobil görmekteyiz. Soruda bu durumda önceliğin görev halindeki itfaiye aracında olduğu belirtilerek bunun sebebi sorulmaktadır. Bu durumun doğru açıklaması, itfaiye aracının geçiş üstünlüğüne sahip olmasıdır. Karayolları Trafik Kanunu'na göre itfaiye, ambulans, polis gibi belirli araçlar, görevlerini yerine getirirken can ve mal güvenliğini tehlikeye atmamak şartıyla bazı trafik kısıtlama ve yasaklarına bağlı değildirler. Bu özel hakka 'geçiş üstünlüğü' denir. Soruda itfaiye aracının 'görev hâlinde' olduğu özellikle vurgulanmıştır, bu da onun geçiş üstünlüğünü kullandığı anlamına gelir. Bu nedenle, kavşaktaki diğer tüm sürücüler, itfaiye aracının sesli veya ışıklı işaretini aldıklarında derhal yolu açmakla, gerekirse durarak geçişini kolaylaştırmakla yasal olarak yükümlüdür. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakıldığında; trafikte geçiş önceliği araçların motor gücü veya büyüklüğü gibi fiziksel özelliklerine göre değil, tamamen trafik kurallarına göre belirlenir. Ayrıca, görselde yolların ana yol ya da tali yol olduğunu belirten herhangi bir trafik işareti bulunmadığı için kavşak, eşdeğer yolların kesiştiği kontrolsüz bir kavşak olarak kabul edilir. Dolayısıyla otomobilin tali yolda ya da itfaiyenin ana yolda olduğuna dair bir kanıt yoktur. Kaldı ki, itfaiye aracı tali yolda bile olsa, görev halindeyken sahip olduğu geçiş üstünlüğü sayesinde yine ilk geçiş hakkına sahip olurdu. Bu durumun temelindeki 'Geçiş Üstünlüğü' ilkesi, görev halindeki belirli araçların trafikteki diğer tüm unsurlara göre öncelikli olduğunu belirtir ve acil müdahalenin saniyelerle ölçüldüğü hayati durumlar için düzenlenmiş kritik bir kuraldır.
448Resimde görülen koruma başlığını, aşağıda verilenlerden hangilerinin kullanması zorunludur? I- Motosiklet yolcuları II- Motosiklet sürücüleri III- Motorlu bisiklet yolcuları IV- Motorlu bisiklet sürücüleri

- A)I ve II
- B)I, II ve III
- C)III ve IV
- D)I, II, III ve IV
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu doğru anlamak, trafikteki en savunmasız gruplardan birinin güvenliği için hayati önem taşır. Görselde, iki tekerlekli motorlu araç kullanıcıları için tasarlanmış bir koruma başlığı, yani kask görülmektedir. Sorunun doğru cevabı, I, II, III ve IV numaralı öncüllerin tamamını içeren seçenektir, çünkü Türk Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelik bu konuda hiçbir ayrım yapmaz. Kural son derece nettir: Karayolunda seyreden hem motosikletlerin hem de motorlu bisikletlerin (mopedlerin) sürücüleri ile bu araçlarda yolcu olarak bulunan herkesin koruma başlığı takması zorunludur. Bu nedenle belirtilen tüm gruplar bu zorunluluğa dahildir. Diğer seçenekler ise bazı grupları dışarıda bıraktığı için eksiktir ve bu yüzden yanlıştır. Unutmayın ki kanun, aracın gücü (motosiklet veya moped) ya da üzerindeki konumunuz (sürücü veya yolcu) arasında bir fark gözetmez; iki tekerlekli motorlu bir araç üzerindeyseniz, başınızın korunması esastır. Bu kuralın temelindeki güvenlik ilkesi, bir kaza anında en ölümcül darbelerin baş bölgesine alınması gerçeğidir ve kask, bu darbelerin etkisini azaltarak hayat kurtaran en kritik ekipmanların başında gelir. Bu bilgiyi aklınızda tutmak için şu basit ipucunu kullanabilirsiniz: İki teker üzerindeyse herkes, kask başında olacak, istisna yok.
449Bu durumda hangisi doğrudur? I.Tramvayın geçmesine izin vermeliyim II.Motosikletin geçmesine izin vermeliyim III.Tramvay önce benim dönmeme izin vermeli

- A)I, II ve III
- B)Yalnız I
- C)I ve II
- D)II ve III
Açıklama — Bu sorudaki trafik durumunu doğru analiz etmek için öncelikle görseldeki en kritik unsuru, yani 'Yol Ver' levhasını anlamamız gerekir. Sürücüsü olduğumuz araç, bir kavşağa tali yoldan yaklaşmaktadır ve bu durum, yolun kenarında bulunan ters üçgen şeklindeki 'Yol Ver' levhasıyla açıkça belirtilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre bu levha, sürücünün ana yoldaki trafiği kontrol etmesi, ana yoldan gelen araçların geçişini beklemesi ve onlara ilk geçiş hakkını tanıması gerektiğini emreder. Görselde, kesiştiğimiz ana yol üzerinde hem bir tramvay hem de bir motosiklet bulunmaktadır. Tali yolda olduğumuz için, ana yolda bulunan bu araçların her ikisine de yol vermek zorundayız. Bu nedenle 'I. Tramvayın geçmesine izin vermeliyim' ve 'II. Motosikletin geçmesine izin vermeliyim' öncülleri doğrudur. 'III. Tramvay önce benim dönmeme izin vermeli' öncülü ise temel trafik kuralına aykırıdır, çünkü geçiş üstünlüğü tali yoldaki araçta değil, ana yoldaki araçlardadır. Sadece tramvaya yol verip motosikletin geçiş hakkını yok saymak da hatalı olurdu, çünkü motosiklet de ana yolda seyrettiği için tramvay ile aynı geçiş hakkına sahiptir. Raylı sistem araçlarının, diğer araçlarla eşit koşullarda karşılaştıklarında genel bir geçiş önceliği olduğu doğrudur. Ancak bu özel durumda tramvayın önceliği raylı sistem aracı olmasından değil, tıpkı motosiklet gibi ana yolda bulunmasından kaynaklanmaktadır. 'Yol Ver' levhası, sürücüye mutlaka durmasını değil, ana yoldaki trafiğe engel olmayacak şekilde, gerekirse durarak yol vermesini bildirir. Bu kuralı akılda tutmak için levhanın anlamını 'Önce onlar, sonra sen!' şeklinde özetleyebiliriz.
450“E” sınıfı sürücü belgesiyle aşağıdakilerden hangisi kullanılamaz?
- A)Otobüs
- B)Lâstik tekerlekli traktör
- C)Motorlu bisiklet
- D)Kamyon
Açıklama — "E" sınıfı sürücü belgesi, kamyon ve çekici kullanma yetkisi verir, ancak otobüs kullanma yetkisi vermez. Bu nedenle, otobüs kullanmak için "D" sınıfı sürücü belgesine ihtiyaç vardır. Lâstik tekerlekli traktör ve motorlu bisiklet gibi araçlar ise genellikle daha düşük sınıf ehliyetlerle kullanılabilir. Trafik yönetmeliğine göre, her araç türü için belirli ehliyet sınıfları gereklidir. Hatırlatma: "E" sınıfı ehliyet kamyon ve çekici içindir, otobüs için "D" sınıfı gereklidir.
İlk çıkış: 26 Ağustos 2026 · son: 26 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu