301-325. sorular ve açıklamaları
301Aracın gösterge panelinde aşağıdaki ikaz ışıklarından hangisinin yanıyor olması, araç yakıtının bitmek üzere olduğunu bildirir?
- A)
- B)
- C)
- D)
Açıklama — A seçeneğinde görülen ve benzin istasyonlarındaki yakıt pompasını simgeleyen, genellikle sarı veya amber renkteki ikaz ışığı, aracın yakıt deposundaki yakıt seviyesinin kritik düzeye indiğini ve en kısa sürede yakıt alınması gerektiğini bildirir. Bu uyarı ışığının renginin kırmızı olmaması, durumun acil bir müdahale gerektiren kritik bir arıza olmadığını ancak ihmal edilmemesi gereken bir uyarı olduğunu belirtir. Bu sembol evrenseldir ve doğrudan yakıtla ilgilidir, bu yüzden sorunun doğru cevabı A seçeneğidir. Diğer seçenekleri incelediğimizde, B seçeneğindeki üzerinde anahtar bulunan otomobil simgesi, aracın periyodik bakım zamanının geldiğini veya genel bir mekanik/elektronik arıza olduğunu belirten bir servis uyarısıdır; yakıt seviyesiyle bir bağlantısı yoktur. C seçeneğindeki ucundan damla sarkan yağdanlık simgesi ise çok daha acil bir durumu, motor yağı basıncının tehlikeli derecede düştüğünü ifade eder. Bu ışık yandığında motorun ciddi hasar görmemesi için araç derhal durdurulmalıdır ve bu uyarının yakıtla değil, motorun yağlama sistemiyle ilgili olduğu açıktır. Son olarak, D seçeneğindeki motor bloğu şeklindeki arıza lambası, genellikle "check engine" olarak bilinir ve motorun kendisinde veya emisyon sisteminde bir sorun olduğunu gösterir; bu da yakıt azlığı uyarısı değildir. Sürüş güvenliği açısından, gösterge panelindeki bu tür ikazları tanımak hayati önem taşır. Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sürücüler, araçlarının sefere çıkmaya elverişli durumda olmasından sorumludur. Seyir halindeyken yakıtın bitmesi, aracın trafikte aniden durmasına neden olabilir. Bu durum, özellikle otoyol gibi durmanın tehlikeli olduğu yerlerde ciddi kaza riskleri yaratır. Ayrıca motor durduğunda, hidrolik direksiyon ve fren desteği gibi yardımcı sistemler devre dışı kalacağından aracın manevra kabiliyeti önemli ölçüde azalır. Bu nedenle yakıt ikaz ışığı yandığında, bu uyarıyı dikkate alarak en yakın istasyona yönelmek güvenli bir sürüşün temel gerekliliklerindendir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: "Pompada yakıt olur, göstergedeki pompa da yakıtın bittiğini haber verir." Bu basit benzetme, bu önemli simgeyi unutmamanıza yardımcı olacaktır.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
302Kullanma kılavuzuna göre, belirli kilometre sonunda araçta aşağıdakilerden hangisi değiştirilmelidir?
- A)Radyatör
- B)Dikiz aynaları
- C)Direksiyon simidi
- D)Yağ filtresi
Açıklama — Araçların motor yağı, belirli bir kilometre sonunda kirlenir ve işlevini yitirir, bu nedenle yağ filtresi de düzenli olarak değiştirilmelidir. Yağ filtresi, motorun sağlıklı çalışmasını ve uzun ömürlü olmasını sağlar. Radyatör, direksiyon simidi ve dikiz aynaları ise genellikle arıza veya hasar olmadıkça değiştirilmez. Araç bakımının düzenli yapılması, güvenli sürüş için önemlidir. Hatırlatma: Yağ değişimi ve filtre bakımı, aracın ömrünü uzatır ve yakıt tasarrufu sağlar.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
303Motor çok sıcak iken radyatöre soğuk su konulması aşağıdakilerden hangisine sebep olur?
- A)Fren hidroliğinin azalmasına
- B)Motor sıcaklığının artmasına
- C)Motor bloğunun çatlamasına
- D)Motor gücünün artmasına
Açıklama — Motor çok sıcak iken radyatöre soğuk su eklemek, ani sıcaklık değişimi nedeniyle motor bloğunun çatlamasına neden olabilir. Bu durum, metalin ani genleşme ve büzülme hareketleriyle baş edememesinden kaynaklanır. Diğer seçenekler yanlıştır çünkü motor gücünün artması, fren hidroliğinin azalması veya motor sıcaklığının artması doğrudan soğuk su eklenmesiyle ilgili değildir. Motorun sağlıklı çalışması için uygun sıcaklıkta çalışması önemlidir; bu nedenle, motor soğuyana kadar beklemek en güvenli yaklaşımdır. Hatırlatma: Motor sıcaksa, soğumasını beklemeden radyatöre su eklemeyin.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
304Sinyal verildiğinde, gösterge panelindeki sinyal lambası ikaz ışığı çok sık yanıp sönüyorsa sebebi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
- A)Fren lambalarından biri yanmıyordur.
- B)Geri vites lambalarından biri yanmıyordur.
- C)Sinyal lambalarından biri yanmıyordur.
- D)Far lambalarından biri yanmıyordur.
Açıklama — Sinyal verildiğinde gösterge panelindeki sinyal lambası ikaz ışığı çok sık yanıp sönüyorsa, bu genellikle sinyal lambalarından birinin yanmadığını gösterir. Bu durum, devredeki direnç değişikliği nedeniyle sinyalin daha hızlı yanıp sönmesine neden olur. Diğer seçenekler, fren, geri vites veya far lambaları ile ilgili olup, sinyal devresini etkilemez. Sinyal lambalarının düzgün çalışması, diğer sürücülere niyetinizi göstermek ve kazaları önlemek için önemlidir. Pratik ipucu: Sinyal hızında bir değişiklik fark ederseniz, araç dışına çıkarak tüm sinyal lambalarını kontrol edin.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
305Karlı veya buzlu yollarda aracın hangi lastiklerine zincir takılması uygundur?
- A)Ön lastiklerin birine
- B)Arka lastiklerin birine
- C)Çekici lastiklerin ikisine
- D)Çekici olmayan lastiklerin ikisine
Açıklama — Karlı veya buzlu yollarda aracın çekiş gücünü sağlayan lastiklerine zincir takılması, yol tutuşunu artırarak kaymayı önler. Bu nedenle doğru cevap, çekici lastiklerin ikisine zincir takılmasıdır. Ön veya arka lastiklerin sadece birine zincir takmak, dengesiz bir tutuşa neden olur ve aracın kontrolünü zorlaştırır. Çekici olmayan lastiklere zincir takmak ise çekiş gücünü artırmaz, bu da güvenli sürüşü sağlamaz. Güvenlik açısından, zincirlerin çekiş sağlayan lastiklere takılması gerektiği trafik güvenliği ilkeleri arasında yer alır. Hatırlatma: Çekiş gücü hangi lastiklerdeyse, zincirler oraya takılmalıdır.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
306Alternatörün elektrik üretip üretmediğini sürücüye bildiren gösterge aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Şarj göstergesi
- B)Cam rezistansı göstergesi
- C)Dörtlü flaşör göstergesi
- D)Kısa ve uzun far göstergeleri
Açıklama — Alternatörün elektrik üretip üretmediğini gösteren gösterge, araçtaki elektrik sisteminin durumunu sürücüye bildiren şarj göstergesidir. Bu gösterge, alternatörün aküyü şarj edip etmediğini kontrol eder ve genellikle gösterge panelinde bir akü simgesiyle temsil edilir. Cam rezistansı göstergesi, cam buğusunu çözmek için kullanılan ısıtıcıların durumunu gösterir; dörtlü flaşör göstergesi, aracın tüm sinyallerinin aynı anda yanıp sönmesini sağlar; kısa ve uzun far göstergeleri ise aracın farlarının durumunu belirtir. Araçtaki elektrik sisteminin düzgün çalışması, güvenli sürüş için önemlidir. Hatırlatma: Şarj göstergesi yanıyorsa, elektrik sisteminde bir sorun olabilir ve en kısa sürede kontrol edilmelidir.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
307Aşağıdakilerden hangisi, araçta sürüş konforunu iyileştirmek amacıyla yol yüzeyinin yapısından kaynaklanan titreşimleri, salınımları ve ani şokları sönümleyerek yumuşatır?
- A)Süspansiyon sistemi
- B)Direksiyon sistemi
- C)Şarj sistemi
- D)Soğutma sistemi
Açıklama — Süspansiyon sistemi, araçta sürüş konforunu artırmak için yol yüzeyinden kaynaklanan titreşimleri ve ani şokları sönümleyerek yumuşatır. Bu sistem, lastikler ve yol arasındaki teması optimize ederek yol tutuşunu da iyileştirir. Şarj sistemi, aracın elektrik ihtiyacını karşılar; soğutma sistemi motorun aşırı ısınmasını önler; direksiyon sistemi ise aracın yönlendirilmesini sağlar. Bu sistemler, sürüş konforu yerine farklı işlevler için tasarlanmıştır. Süspansiyon sisteminin sağlıklı çalışması, yol tutuşu ve konfor açısından önemlidir. Hatırlatma: Süspansiyon sistemindeki sorunlar, lastik aşınmasına ve dengesiz sürüşe neden olabilir.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
308Aşağıdakilerden hangisi tedbirsiz araç kullanmaya örnek değildir?
- A)Sisli havalarda sis farını yakmak
- B)Araç içinde sigara içmek
- C)Hız sınırlarını aşmak
- D)Kar lastiği olmadan yola çıkmak
Açıklama — Sisli havalarda sis farını yakmak, görüş mesafesini artırarak güvenli sürüş sağlar ve bu nedenle tedbirsiz araç kullanmaya örnek değildir. Araç içinde sigara içmek, sürücünün dikkatini dağıtabilir ve bu da tedbirsizliğe yol açar. Hız sınırlarını aşmak, kontrol kaybına ve kazalara neden olabileceği için tedbirsizliktir. Kar lastiği olmadan yola çıkmak, özellikle kış şartlarında yol tutuşunu azaltarak tehlike yaratır. Sisli havalarda sis farlarını kullanmak, görüşü artırarak güvenliği sağlar. Hatırlatma: Sisli havalarda mutlaka sis farlarınızı açın, ancak gereksiz yere kullanmayın.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
309Emniyet kemeriyle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
- A)Araçta bulunan emniyet kemerleri çalışmıyorsa araç muayeneden kalır.
- B)Araç düşük hızda kaza yaptığında sürücüye hiç bir faydası olmaz.
- C)Araçta sadece ön koltuklarda emniyet kemeri vardır.
- D)Şehir içinde emniyet kemeri takma zorunluluğu yoktur.
Açıklama — Emniyet kemerleri, araç muayenesinde kontrol edilen önemli güvenlik ekipmanlarından biridir ve çalışmıyorsa araç muayeneden geçemez. Bu, emniyet kemerlerinin yolcu güvenliği için ne kadar kritik olduğunu gösterir. Şehir içinde emniyet kemeri takma zorunluluğu vardır, bu yüzden A seçeneği yanlıştır. Araçlarda sadece ön koltuklarda değil, arka koltuklarda da emniyet kemeri bulunur, bu nedenle B seçeneği yanlıştır. Düşük hızda bile kaza anında emniyet kemeri ciddi yaralanmaları önleyebilir, bu yüzden D seçeneği de yanlıştır. Hatırlatma: Emniyet kemeri her hızda hayat kurtarır, her zaman takılmalıdır.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
310Alkollü araç kullanımıyla ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A)Alkollü araç kullanan sürücü aday sürücüyse ehliyet belgesine el konulur.
- B)Ehliyet 2 yıl süreyle elinden alınan sürücüler davranış geliştirme eğitimi alır.
- C)Alkollü araç kullanma dikkati arttırır.
- D)Ticari araçlar için promil sınırı daha düşüktür.
Açıklama — Alkollü araç kullanma dikkati arttırmaz, aksine refleksleri zayıflatır ve karar verme yeteneğini bozar. Bu nedenle A seçeneği yanlıştır. Ticari araçlar için promil sınırının daha düşük olması, bu araçların genellikle daha fazla sorumluluk taşıması nedeniyle alınmış bir önlemdir. Aday sürücülerin alkollü araç kullanması durumunda ehliyetlerine el konulması, trafik güvenliğini sağlamak için uygulanan bir yaptırımdır. Ehliyeti 2 yıl süreyle alınan sürücülerin davranış geliştirme eğitimi alması, tekrar aynı hatayı yapmamaları için bir eğitim sürecidir. Alkollü araç kullanmanın tehlikelerini hatırlamak için: "Alkol, direksiyon başında düşmandır."
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
311Trafikte iki araç yol verme/vermeme konusunda birbirlerine karşı üstünlük kurmaya çalışmaktadır. Böyle bir durum söz konusuyken araç sürücüsünün çok öfkeli olduğu gözlemlenmektedir. Camını indirip öfkesini dışa vurmaya hazırlanırken, diğer araç sürücünün hangi davranışı sergilemesi doğru olur.
- A)Aynı şekilde karşılık vermesi
- B)Küfretmesi
- C)Mimiklerle öfkesini belli etmesi
- D)Gülümseyerek karşılık vermesi
Açıklama — Trafikte gülümseyerek karşılık vermek, gerilimi azaltır ve olası bir çatışmayı önler. Öfkeyle karşılık vermek, durumu daha da kötüleştirir ve trafik güvenliğini tehlikeye atar. Diğer seçenekler, durumu tırmandırarak sürücüler arasında daha fazla stres ve öfkeye neden olur. Trafikte sabırlı ve hoşgörülü olmak, güvenli sürüşün temel ilkelerindendir. Hatırlatma: Trafikte sakin kalmak, hem sizin hem de diğer sürücülerin güvenliğini artırır.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
312"Çakıllı dar ve herhangi bir araba cebi olmayan bir yolda ilerleyen araç içinde hamile bulunmaktadır. Araç sürücüsü dörtlü flaşörü yakarak ağır ağır yolda ilerlemektedir. Arkadan gelen arazi aracı tarafından sellektör yapılmakta, sık sık kornaya basılmaktadır. " Bu durum için arkadaki araç sürücüsü için hangisini söylemek doğru olur?
- A)Saygısız sürücü davranışlarına örnektir.
- B)Hoşgörülüdür.
- C)Empati yeteneği gelişmiştir.
- D)Adabımuaşeret kurallarına uymaktadır.
Açıklama — Arkadan gelen aracın selektör yaparak ve sık sık kornaya basarak öndeki aracı taciz etmesi, saygısız sürücü davranışlarına örnektir. Bu tür davranışlar, trafikte diğer sürücülerin güvenliğini ve huzurunu tehlikeye atar. Empati yeteneği gelişmiş bir sürücü, öndeki aracın yavaş gitme nedenini anlayışla karşılar ve sabırlı olur. Hoşgörülü bir sürücü, bu tür durumlarda sakin kalır ve diğer sürücülerin durumlarını göz önünde bulundurur. Adabımuaşeret kuralları ise trafikte saygılı ve nazik davranmayı gerektirir. Pratik ipucu: Trafikte sabırlı ve anlayışlı olmak, hem sizin hem de diğer sürücülerin güvenliğini artırır.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
313Trafikteki ve çevredeki diğer unsurlarda göz önüne alındığında aşağıda verilen yaş aralıklarından hangisinin kaza yapma riski daha yüksektir?
- A)40-45
- B)25-35
- C)18-25
- D)35-40
Açıklama — 18-25 yaş aralığındaki sürücülerin kaza yapma riski daha yüksektir çünkü bu yaş grubundaki sürücüler genellikle daha az deneyime sahiptir ve risk alma eğilimleri daha fazladır. 40-45, 25-35 ve 35-40 yaş grupları genellikle daha fazla sürüş deneyimine sahip olduklarından ve risk alma eğilimleri daha düşük olduğundan kaza yapma olasılıkları daha düşüktür. Trafik güvenliği ilkeleri, deneyim ve dikkatli sürüşün kazaları önlemede önemli olduğunu vurgular. Pratik ipucu: Sürüş deneyiminizi artırmak için farklı yol koşullarında pratik yapın ve her zaman dikkatli olun.
İlk çıkış: 20 Ağustos 2026 · son: 20 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
314Görseldeki yaralıya ilk yardımcının, hangi uygulamayı yapması uygun değildir?

- A)Kürek kemiği
- B)Pazı kemiği
- C)Köprücük kemiği
- D)Kaburga kemiği
Açıklama — Bu sorunun metni bir ilk yardım uygulamasını sormasına rağmen, seçeneklerin kemik isimlerinden oluşması, asıl amacın görselde işaretli olan kemiğin adını belirlemek olduğunu göstermektedir. Görselde, insan iskeletinin sırt bölgesinde, kırmızı renkle vurgulanmış ve okla işaret edilmiş olan yassı ve üçgenimsi kemik, doğru cevap olan 'kürek kemiği'dir (scapula). Bu kemik, kolun gövdeye bağlanmasını sağlayan temel yapılardan biridir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakacak olursak; 'pazı kemiği' (humerus), omuz ile dirsek arasında bulunan uzun kol kemiğidir ve görselde işaretli olan kemik bu değildir. 'Köprücük kemiği' (clavicula), göğüs kafesinin üst-ön kısmında, omuz ile göğüs kemiği arasında yatay olarak uzanan ince bir kemiktir ve görseldeki sırt bölgesinde yer alan bu kemikle ilgisi yoktur. 'Kaburga kemiği' ise göğüs kafesini oluşturan ve kürek kemiğinin altında bulunan yay şeklindeki kemiklerdir; okla gösterilen yapı kaburgaların üzerinde yer almaktadır. Bir sürücünün bu temel anatomik bilgiyi bilmesi, olası bir trafik kazasında ilk yardım uygularken kritik öneme sahiptir. Örneğin, bir omuz yaralanmasında hangi kemiğin kırılmış olabileceğini tahmin etmek, kolu sabitlerken (örneğin üçgen sargı ile askıya alırken) doğru noktaları desteklemeyi ve yaralıya daha fazla zarar vermeyi önlemeyi sağlar. Bu, ilk yardımın temelini oluşturan 'durumu değerlendirme' ve 'doğru müdahalede bulunma' ilkelerinin bir parçasıdır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, sırtınızda kollarınızı hareket ettirdiğinizde oynayan iki yassı 'kanat' veya 'kürek' gibi olan kemiklerin kürek kemikleri olduğunu düşünebilirsiniz.
315Bir trafik kazasını gören sürücünün müdahale açısından yasal sorumluluğu nedir?
- A)Yalnızca olaya karışan sürücülerin müdahale etme mecburiyeti vardır.
- B)Her durumda müdahale etmesi zorunludur.
- C)Kendi isteğine bağlı olarak müdahale etmeyebilir.
- D)Sadece sağlık eğitimi alanların müdahale etme mecburiyeti vardır.
Açıklama — Bir trafik kazasını gören sürücünün müdahale etmesi, insani ve yasal bir sorumluluktur. Bu, kazazedelerin hayatını kurtarmak veya zararlarını azaltmak için önemlidir. Diğer seçenekler, sorumluluğu yanlış bir şekilde sınırlandırmaktadır; örneğin, sadece sağlık eğitimi alanların veya olaya karışanların müdahale etmesi gerektiği yanlıştır. Trafik güvenliği ilkeleri, herkesin acil durumlarda yardım etmesini teşvik eder. Hatırlatma: Trafik kazası gördüğünüzde, önce kendi güvenliğinizi sağlayın, ardından yardım edin veya yetkililere haber verin.
İlk çıkış: 21 Ağustos 2026 · son: 21 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
316Beyaz araç sağa dönmek üzere sinyal verdiği halde kırmızı ışıkta bekliyor. Işıkta sadece sağa dönüşe izin veren yeşil ok var, ancak beyaz aracın önünde kırmızı araç var. Bu durumda beyaz aracın yapması gereken en doğru hareket nedir?

- A)Kırmızı ışık tamamen yeşile dönene kadar beklemelidir
- B)Önündeki kırmızı aracı geçip sağa dönmelidir
- C)Yeşil ok olduğu için kırmızı aracı beklemeksizin dönmelidir
- D)Önündeki kırmızı aracın hareket etmesini bekleyip, sağa dönmelidir
Açıklama — Değerli sürücü adayları, bu soru trafikte sıkça karşılaşılan ve sabır ile doğru kural bilgisini ölçen önemli bir senaryoyu ele almaktadır. Görseli incelediğimizde, üç şeritli bir yolda ışıklı bir kavşağa yaklaşan araçlar görüyoruz. En sağ şeritte, sağa dönmek için sinyalini yakmış olan beyaz bir araç, önündeki kırmızı aracın arkasında durmaktadır. Trafik lambasında ana kırmızı ışık yanarken, aynı zamanda sağa dönüşe izin veren yeşil oklu ışık da aktiftir. Bu durum, düz gidecek veya sola dönecek araçların durması, ancak sağa dönecek araçların kontrollü bir şekilde geçiş yapabileceği anlamına gelir. Doğru cevap, beyaz aracın önündeki kırmızı aracın hareket etmesini bekleyip, ardından sağa dönmesi gerektiğidir. Bunun temel gerekçesi, trafik kurallarının her zaman fiziksel gerçeklikler ve güvenlik önceliği ile birlikte yorumlanmasıdır. Yeşil oklu ışık, beyaz araca dönüş yapma izni verse de, bu izin ancak yolun fiziken serbest ve geçişin güvenli olması durumunda kullanılabilir. Önündeki kırmızı araç, beyaz aracın yolu üzerinde bir engel teşkil etmektedir ve bu engel ortadan kalkmadan yapılacak herhangi bir manevra imkansız ve tehlikelidir. Önündeki araç hareket ettiğinde beyaz aracın yolu açılacak ve yeşil okun verdiği izinle güvenli bir şekilde dönüşünü tamamlayabilecektir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu açıklayalım: 'Önündeki kırmızı aracı geçip sağa dönmelidir' veya 'Yeşil ok olduğu için kırmızı aracı beklemeksizin dönmelidir' seçenekleri kesinlikle yanlıştır. Bu tür bir hamle, şerit ihlali yapmak, bankete veya kaldırıma çıkmak ya da yandaki şeritteki araçla çarpışmak gibi son derece tehlikeli ve yasaklı davranışları içerir. Trafik kuralları hiçbir zaman başka bir aracın içinden geçme veya onu tehlikeli bir şekilde sollama hakkı tanımaz. 'Kırmızı ışık tamamen yeşile dönene kadar beklemelidir' seçeneği de hatalıdır, çünkü bu durum oklu ışığın amacını ortadan kaldırır. Oklu ışıklar, trafiği hızlandırmak için belirli yönlere ana ışıktan bağımsız geçiş hakkı tanır. Beyaz aracın bekleme sebebi ana kırmızı ışık değil, önündeki fiziksel engeldir. Engel kalktığı an, dönüş izni devam ediyorsa manevrasını tamamlamalıdır. Bu senaryonun temelindeki ilke, geçiş hakkının ancak yol müsait olduğunda kullanılabileceği ve şerit disiplinine mutlak suretle uyulması gerektiğidir. Bir sürücünün temel sorumluluğu, kendi şeridinde güvenli bir şekilde ilerlemek ve önündeki engeller kalkana kadar sabırla beklemektir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu benimseyin: Yeşil ok size 'izin' verir, ancak yolu 'imkan' açar. İzin olsa bile imkan yoksa, güvenle beklemek en doğru harekettir.
317Bu durumda hangi davranış uygundur?

- A)[Motosikletçi] size geçiş hakkını vermelidir
- B)Geri dönün
- C)Tamamen durun
- D)Hızınızı arttırın
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruda bir anayol-tali yol kavşağındaki doğru davranış biçimi sorgulanmaktadır. Bir kavşağa yaklaşırken, eğer siz anayolda seyrediyorsanız ve başka bir araç tali yoldan bu kavşağa girmek üzereyse, geçiş önceliği size aittir. Bu durum, Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği'nde belirtilen temel bir kuraldır. Buna göre, tali yoldan kavşağa yaklaşan motosiklet sürücüsü, anayoldaki size yol vermekle, yani yavaşlayıp durarak anayolun müsait olmasını beklemekle yükümlüdür. Dolayısıyla doğru davranış, motosikletlinin size geçiş hakkını vermesini beklemektir. Ancak, geçiş hakkı sizde olsa bile defansif sürüş ilkesi gereği tedbiri elden bırakmamalısınız. Hızınızı kontrol altında tutarak ve diğer sürücünün size yol verdiğinden emin olarak kavşaktan güvenli bir şekilde geçiş yapmalısınız. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; kavşak gibi potansiyel tehlike barındıran bir noktaya yaklaşırken hızı artırmak, kaza riskini yükselten son derece hatalı bir davranıştır. Mevcut trafik durumuyla ilgisi olmayan geri dönme gibi bir manevra yapmak ise hem mantıksızdır hem de trafik akışını ve güvenliğini tehlikeye atar. Benzer şekilde, geçiş üstünlüğü sizdeyken ve ortada açık bir tehlike yokken anayolda tamamen durmak da doğru değildir. Bu hareket, trafik akışını sebepsiz yere engeller ve arkanızdan gelen araçlar için beklenmedik bir durum yaratarak arkadan çarpma riskine neden olabilir. Özetle, bu senaryonun temelindeki kural şudur: Tali yoldan anayola çıkan sürücüler, anayoldaki araçlara yol vermek zorundadır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, tali yoldan gelen bekler, anayoldan giden geçer.
318Şekildeki trafik işaretini gören sürücü ne yapmalıdır?

- A)Geriye dönmeli
- B)Hızını artırmalı
- C)Hızını azaltmalı
- D)Yolun kayganlığını kontrol etmeli
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruda gördüğümüz trafik işareti, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde "Tehlike Uyarı İşaretleri" grubunda yer alan daralan kaplama levhasıdır. Kırmızı üçgen çerçevesi, ileride bir tehlike olduğunu ve sürücünün önlem alması gerektiğini bildirir. İçindeki siyah sembol ise yolun daralacağını, yani mevcut şeritlerin veya yol platformunun genişliğinin azalacağını net bir şekilde göstermektedir. Bu durumda sürücünün yapması gereken en doğru ve güvenli davranış, hızını azaltmaktır. Çünkü daralan bir yola yaklaşırken hız düşürmek, sürücüye çeşitli avantajlar sağlar: çevreyi daha iyi kontrol etme, daralan bölümdeki trafik yoğunluğunu ve diğer araçların hareketlerini gözlemleme, kendi aracının konumunu güvenli bir şekilde ayarlama ve olası bir ani duruma karşı tepki verme süresi kazandırır. Yolun daralması, manevra alanını kısıtlar ve potansiyel bir darboğaz oluşturur; bu nedenle yavaşlamak, hem kendi güvenliğiniz hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliği için zorunlu bir tedbirdir. Hızını artırmak kesinlikle yanlıştır ve son derece tehlikeli bir davranıştır. Tehlike uyarı işaretlerinin temel amacı sürücüyü yavaşlatarak dikkatini artırmasını sağlamaktır. Bir tehlikeye doğru hızlanmak, kaza riskini katbekat artırır ve defansif sürüş ilkeleriyle tamamen çelişir. Geriye dönmek de hatalıdır. Bu levha, yolun ileride kapalı olduğunu veya geçişin yasaklandığını belirtmez; sadece yolun fiziki olarak daralacağı konusunda uyarır. Sürücünün geçişine engel bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle, özel bir gerekçe olmadıkça geriye dönmek hem gereksizdir hem de trafiği aksatabilir. Yolun kayganlığını kontrol etmek ise bu işaretle ilgisizdir. Yolun kaygan olabileceğini belirten uyarı işareti farklıdır ve üzerinde kayan bir otomobil figürü bulunur. Her trafik işaretinin kendine özgü bir anlamı vardır ve sürücülerin bu anlamları doğru yorumlaması hayati önem taşır. Genel trafik kuralı ve güvenlik ilkesi şudur: Üçgen şeklindeki tüm tehlike uyarı işaretleri, sürücüye "dikkatli ol, yavaşla ve ilerideki duruma hazırlıklı ol" mesajını verir. Karayolları Trafik Yönetmeliği, bu tür işaretleri gören sürücülerin hızlarını düşürmelerini ve daha dikkatli seyretmelerini gerektirir. Bu, proaktif ve güvenli sürüşün temel bir parçasıdır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu unutmayın: Trafikte üçgen, tehlike demektir; tehlikeyi görünce de hızınızı mutlaka azaltmalısınız.
319Şekildeki karşılaşmada geçiş hakkı sıralaması nasıl olmalıdır?

- A)3-2-1
- B)1-2-3
- C)2-3-1
- D)1-3-2
Açıklama — Sevgili sürücü adayı, bu sorunun doğru çözümü, kontrolsüz kavşaklardaki geçiş hakkı kurallarının doğru bir şekilde anlaşılmasına dayanmaktadır. Görselde herhangi bir trafik ışığı, levhası veya görevlisi bulunmayan bir kavşak yer almaktadır. Bu durumda geçiş üstünlüğü genel trafik kurallarına göre belirlenir. 1 numaralı otobüs ana yolda ve düz istikametinde ilerlediği için kavşaktaki en yüksek önceliğe sahiptir. Trafik kuralları gereği, ana yoldaki ve düz giden araçlar, hem tali yoldan gelenlere hem de dönüş yapanlara göre geçiş üstünlüğüne sahiptir. Bu nedenle ilk geçiş hakkı 1 numaralı otobüsündür. Geriye 2 numaralı otomobil ile 3 numaralı bisikletli kalmıştır. Burada doğru sıralamayı belirleyen kritik kural, araçların cinsleri arasındaki hiyerarşidir. Karayolları Trafik Kanunu'na göre, aksini gösteren bir işaret bulunmadıkça, motorsuz taşıtlar motorlu taşıtlara yol vermek zorundadır. 3 numaralı bisikletli motorsuz bir taşıt, 2 numaralı otomobil ise motorlu bir taşıttır. Bu sebeple, bisikletli ana yolda olmasına rağmen, motorlu bir taşıt olan otomobile yol vermelidir. Dolayısıyla, otobüsten sonra geçiş hakkı 2 numaralı otomobile aittir. En son geçişi ise hem ana yolda düz giden otobüse hem de kendisinden öncelikli olan motorlu otomobile yol vermek zorunda olan 3 numaralı bisikletli yapar. Bu kurallar ışığında doğru sıralama 1-2-3 şeklinde oluşur. En çok karıştırılan 1-3-2 seçeneğinin yanlış olmasının temel sebebi, bisikletlinin ana yolda olmasının, onun motorlu taşıtlara yol verme zorunluluğunu ortadan kaldırmamasıdır. Tali yoldaki 2 numaralı otomobilin ana yoldaki 1 numaralı otobüse yol vermesi gerektiği için 2 ile başlayan seçenekler de hatalıdır.
320Görselde kırmızı araç sürücüsünün davranışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

- A)Yaya geçidinde sadece trafik ışığı varsa yayaya yol verilir.
- B)Yaya yolun yarısına gelinceye kadar süre olduğu için sürücünün beklemesi gerekmez.
- C)Yayayı gördüğü halde durmayarak kural ihlali yapmıştır.
- D)Hızını azaltması yeterlidir durması gerekmez.
Açıklama — Görselde, üzerinde beyaz çizgilerle belirlenmiş bir yaya geçidi bulunan bir yolda, kırmızı bir aracın yaya geçidine yaklaştığını ve aynı anda bir yayanın kaldırımdan inerek karşıya geçmek üzere olduğunu görüyoruz. Yol kenarında hem mavi zeminli 'Yaya Geçidi' levhası hem de 'Yol Ver' levhası net bir şekilde yer almaktadır. Bu durumda doğru olan ifade, kırmızı araç sürücüsünün yayayı gördüğü halde durmayarak kural ihlali yaptığıdır. Bunun temel gerekçesi, Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili hükmüdür. Bu kurala göre, trafik polisi veya trafik ışığı bulunmayan yaya geçitlerine yaklaşan sürücüler, araçlarını yavaşlatmak ve geçitten geçen veya geçmek üzere olan yayalara ilk geçiş hakkını vermek amacıyla durmakla yükümlüdür. Görseldeki yaya, yola adım atmak üzeredir ve bu durum, sürücü için durma zorunluluğunu doğurur. Sürücünün yalnızca hızını azaltmasının yeterli olacağı düşüncesi hatalıdır, çünkü yayanın güvenli geçişini temin etmek için yavaşlamak yetmiyorsa, kanunun emrettiği gibi tam olarak durulması gerekir. Yaya geçidinde sadece trafik ışığı varsa yayaya yol verileceği ifadesi de temelden yanlıştır; tam tersine, bu kural özellikle trafik ışığı gibi bir yönlendiricinin olmadığı kontrolsüz geçitlerde yaya güvenliğini sağlamak için vardır. Yayanın yolun yarısına gelene kadar sürücünün beklemesi gerekmediği düşüncesi ise son derece tehlikeli ve kural dışıdır. Sürücünün yükümlülüğü, yaya geçide adımını attığı anda başlar ve yayanın yolun neresinde olduğu fark etmeksizin geçiş üstünlüğü yayaya aittir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, yaya geçidi levhasını gördüğünüzde ayağınızın frene gitmesi gerektiğini benimsemelisiniz. Unutulmamalıdır ki, trafikte 'Önce Yaya' bir tercih değil, yasal bir zorunluluktur.
321Şekildeki araç sürücüsü hangi kurala uymuyor?

- A)Araç geçme yasağı
- B)Park etme yasağı
- C)Hız sınırı
- D)Sağa dönme yasağı
Açıklama — Merhaba aday sürücü. Bu soruyu ve görseli birlikte dikkatlice inceleyelim. Görselde, bir yerleşim yeri içerisinde, yolun sağ kenarına park etmiş beyaz bir araç görüyoruz. Aracın hemen yanında ise mavi zemin üzerine kırmızı çerçeveli ve tek bir çapraz kırmızı şeritten oluşan bir trafik levhası yer almaktadır. Bu levha, "Park Etmek Yasaktır" anlamına gelir. Dolayısıyla, sürücünün uymadığı kural park etme yasağıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre, bu işaretin bulunduğu yerlerde, yolcu indirme-bindirme, yük alıp boşaltma gibi amaçlarla beş dakikayı geçmeyen kısa süreli duraklamalara izin verilir; ancak aracı terk ederek uzun süreli bekleme anlamına gelen park etme eylemi kesinlikle yasaktır. Sürücü, aracını tam da bu yasağın geçerli olduğu noktaya park ederek kuralı ihlal etmiştir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakacak olursak; A seçeneğindeki hız sınırı ihlali söz konusu olamaz, çünkü araç hareket halinde değil, durmaktadır ve hız ihlali hareketli araçlar için geçerlidir. B seçeneğindeki sağa dönme yasağı da yanlıştır, çünkü görselde bir kavşak veya sağa dönüşü yasaklayan bir levha bulunmamaktadır ve aracın konumu bir dönüş manevrasıyla ilgili değildir. C seçeneğindeki araç geçme yasağı ise, sürücünün o an yaptığı eylemle ilgisizdir; sürücü sollama yapmamakta, park etmektedir. Bu noktada akılda kalıcı olması için şu kuralı hatırlamak önemlidir: Üzerinde tek bir çapraz çizgi olan levha tek bir eylemi, yani park etmeyi yasaklar. Eğer levhanın üzerinde çarpı (X) işareti olsaydı, bu hem duraklamayı hem de park etmeyi yasaklardı. Çarpı işareti çifte yasak anlamına gelirken, tek çizgi sadece park yasağını ifade eder.
322Bu durumda nasıl doğru davranırsınız? I. Hızımı azaltırım II. Ani manevradan kaçınırım III. Virajda sert fren yaparım

- A)II ve III
- B)Yalnız III
- C)Hepsi
- D)I ve II
Açıklama — Görselde, sürücü perspektifinden karlı bir dağ yolunda ilerlendiği görülmektedir. Yol kenarlarının ve çevrenin karla kaplı olması, zeminin kaygan olabileceğine işaret eden ilk önemli ipucudur. Buna ek olarak, sağda üzerinde kar tanesi simgesi bulunan 'Buzlanma Tehlikesi' uyarı levhası ve ilerideki sağa dönen tehlikeli virajı belirten levha, sürücüyü dikkatli olmaya davet etmektedir. Gösterge panelindeki yaklaşık 100 km/s hız ise bu yol ve hava koşulları için son derece tehlikeli bir sürattir. Bu veriler ışığında doğru davranış biçimi, I ve II numaralı öncüllerde belirtilenlerdir. Birinci öncül olan 'Hızımı azaltırım' ifadesi kesinlikle doğrudur. Karayolları Trafik Yönetmeliği uyarınca sürücüler, hızlarını yol, hava ve trafik koşullarına göre ayarlamakla yükümlüdür. Buzlanma riski taşıyan virajlı bir yolda 100 km/s gibi yüksek bir sürat, aracın kontrolünü kaybetme riskini en üst seviyeye taşır. Bu nedenle, güvenliği sağlamak için hız, zaman kaybetmeden ancak kontrollü bir biçimde düşürülmelidir. İkinci öncül olan 'Ani manevradan kaçınırım' ifadesi de aynı derecede hayati bir öneme sahiptir. Kaygan zeminlerde lastiklerin yola tutunma kabiliyeti, yani aderans, önemli ölçüde azalır. Bu koşullarda yapılacak ani direksiyon hareketleri, sert frenleme veya ani hızlanma gibi eylemler, lastiklerin zayıf olan yol tutuşunu tamamen kaybetmesine ve aracın savrulmasına neden olabilir. Bu yüzden direksiyon, gaz ve fren gibi tüm kontrollerin yumuşak ve öngörülü bir şekilde kullanılması esastır. Üçüncü öncül olan 'Virajda sert fren yaparım' ise kesinlikle yanlış bir davranıştır ve doğrudan kazaya yol açabilir. Bir araç viraja girdiğinde, merkezkaç kuvveti aracı virajın dışına doğru itmeye çalışır. Lastikler bu kuvvete karşı koyarak aracı yolda tutar. Eğer bu esnada sert bir fren yapılırsa, lastiklerin üzerine aynı anda hem virajı dönme hem de aracı durdurma görevi yüklenmiş olur. Kaygan bir zeminde lastiklerin bu iki görevi birden yerine getirebilecek kadar yol tutuşu bulunmaz. Bunun sonucu neredeyse kesin olarak aracın kontrolünün kaybedilmesi, önden kayması veya arkadan savrulmasıdır. Temel ve güvenli sürüş ilkesi, hızı viraja girmeden önce, yolun düz bölümündeyken azaltmayı ve virajı sabit, düşük bir hızla geçmeyi gerektirir. Tehlike uyarı levhaları, sürücüyü önceden bilgilendirerek gerekli tedbirleri alması için bir fırsat sunar; bu durumda alınacak en doğru tedbir yavaşlamak ve sakin hareket etmektir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, kaygan yollarda gaz ve fren pedalının altında bir yumurta varmış gibi davranmak, yani pedallara onu kırmayacak kadar nazik ve yumuşak basmak, güvenli sürüş için etkili bir yöntemdir.
323Araçların egzozlarından çıkan zehirli gazların çevreye zarar vermemesi için hangi parçanın bakımı veya kullanımı zorunludur?
- A)Radyatör
- B)Diferansiyel
- C)Amortisör
- D)Katalitik konvertör
Açıklama — Katalitik konvertör, araçların egzozlarından çıkan zararlı gazları daha az zararlı hale getirerek çevreye verilen zararı azaltır. Bu nedenle, katalitik konvertörün bakımı ve kullanımı çevre koruma açısından zorunludur. Radyatör, motorun soğutulması için kullanılır; amortisör, aracın süspansiyon sisteminin bir parçasıdır; diferansiyel ise tekerleklerin farklı hızlarda dönmesini sağlar. Bu parçalar, egzoz gazlarının çevreye etkisiyle doğrudan ilgili değildir. Araçların periyodik muayenelerinde egzoz emisyon ölçümleri yapılır ve bu ölçümlerde katalitik konvertörün işlevselliği kontrol edilir. Hatırlatma: Egzoz emisyon ölçümlerini zamanında yaptırarak hem çevreyi koruyun hem de yasal yükümlülüklerinizi yerine getirin.
İlk çıkış: 21 Ağustos 2026 · son: 21 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
324Aşağıdakilerden hangisi trafiğin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için alınabilecek bir önlemdir?
- A)Eski model araç kullanımını teşvik etmek
- B)Araçların hız sınırlarını sürekli zorlamak
- C)Özel araç kullanımını artırmak
- D)Toplu taşıma araçlarını tercih etmek
Açıklama — Toplu taşıma araçlarını tercih etmek, trafiğin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltır çünkü daha az araçla daha fazla insan taşınır, bu da yakıt tüketimini ve emisyonları düşürür. Araçların hız sınırlarını sürekli zorlamak, yakıt tüketimini artırarak çevreye zarar verir. Özel araç kullanımını artırmak, trafik yoğunluğunu ve hava kirliliğini artırır. Eski model araçlar genellikle daha fazla emisyon üretir, bu yüzden teşvik edilmemelidir. Çevre dostu sürüş için, mümkünse toplu taşıma kullanın ve araç paylaşımını tercih edin.
İlk çıkış: 21 Ağustos 2026 · son: 21 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
325Yukardaki resme göre hangisi söylenebilir? (yol iki yönlü bir yol)

- A)Hatalı sollama yaptığı için motorsiklet sürücüsü asli kusurludur
- B)mavi araç sürücüsü asli kusurludur
- C)Motorsiklet bu durumda sollama yapabilir
- D)Kırmızı araç sürücüsü asli kusurludur
Açıklama — Görselde, ilerisinde görüşe kapalı bir viraj bulunan iki yönlü bir karayolunda üç araç hareket halindedir. Kırmızı ve mavi otomobiller kendi şeritlerinde kurallara uygun seyrederken, bir motosiklet sürücüsü kırmızı otomobili sollamak amacıyla karşı şeride geçmiştir. Motosiklet sürücüsünün bu sollama manevrasını yaptığı nokta, yol üzerindeki kesik çizgilerin ilerideki viraj sebebiyle görüşün kapanmasından dolayı devamlı (düz) çizgiye dönüştüğü, dolayısıyla sollama yasağının başladığı tehlikeli bir alandır. İlerisi görünmeyen bir viraja girerken ve sollama yasağını belirten devamlı çizginin başladığı bir noktada öndeki aracı geçmeye çalışmak, trafik güvenliğini açıkça tehlikeye atan bir davranıştır. Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, 'geçmenin yasak olduğu yerlerde geçmek' asli kusur sayılan haller arasında yer alır. Bu nedenle, olası bir kazada birincil sorumlu hatalı sollama yapan motosiklet sürücüsü olacaktır. Diğer seçenekler incelendiğinde, kırmızı ve mavi otomobil sürücülerinin kendi şeritlerinde kurallara uygun ilerlediği ve kazaya neden olabilecek bir hatalı davranış sergilemedikleri görülmektedir. Görüşün yetersiz olduğu virajlarda veya devamlı yol çizgisi bulunan yerlerde öndeki aracı geçmenin kesinlikle yasak ve tehlikeli olduğu düşünüldüğünde, bu manevranın doğru olduğunu ima eden seçenek de yanlıştır. Bu kuralın temel amacı, sürücünün göremediği karşı yönden gelebilecek bir araçla kafa kafaya çarpışma gibi ölümcül bir riski ortadan kaldırmaktır. Bu sebeple, görüşün kapalı olduğu tepe üstü, viraj gibi yerlerde ve devamlı çizgiyle belirtilen bölgelerde sollama yapılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki trafikte temel kural şudur: Göremediğin yere girme, düz çizgiyi ezme.