151-175. sorular ve açıklamaları
151Şekildeki gibi kontrolsüz kavşakta karşılaşan araçların geçiş hakkı sıralaması nasıl olmalıdır?

- A)3 - 2 - 1
- B)1 - 2 - 3
- C)2 - 1 - 3
- D)3 - 1 - 2
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu sorunun doğru çözümü, trafikteki en kritik anlardan biri olan kontrolsüz kavşaklarda güvenliği sağlamak için hayati önem taşır. Görselde, herhangi bir trafik ışığı, levhası veya görevlisi bulunmayan, yani kontrolsüz bir kavşağa yaklaşan üç adet otomobil görülmektedir. 1 numaralı araç sola dönüş yapmak için sinyal verirken, 2 ve 3 numaralı araçlar düz gitmek istemektedir. Doğru sıralama olan 3-2-1'in gerekçesi, kontrolsüz kavşaklarda uygulanan iki temel kurala dayanır. Birinci kural, dönüş yapan araçların her zaman düz giden araçlara yol vermesi gerektiğidir. Bu kural uyarınca, sola dönen 1 numaralı araç, karşıdan düz gelen 3 numaralı araca yol vermek zorundadır. İkinci temel kural ise bütün sürücülerin kendi sağından gelen araca yol vermesi ilkesidir. Görseldeki araçların konumuna göre, 2 numaralı aracın sağında 3 numaralı araç yer aldığı için, 2 numaralı araç da 3 numaralı araca yol vermelidir. Bu iki kural birleştirildiğinde, 3 numaralı aracın hem 1 numaralı araca hem de 2 numaralı araca göre geçiş önceliği olduğu ortaya çıkar ve kavşaktan ilk olarak o geçer. 3 numaralı araç geçtikten sonra kavşakta 1 ve 2 numaralı araçlar kalır. Bu iki araç arasındaki geçiş hakkını belirlemek için yine 'sağdaki önceliklidir' kuralına bakılır. 2 numaralı araç, 1 numaralı aracın sağında konumlandığı için geçiş hakkı 2 numaralı araca aittir. Dolayısıyla ikinci olarak 2 numaralı araç geçer. En sona kalan 1 numaralı araç ise diğer araçlar geçtikten sonra güvenli bir şekilde dönüşünü tamamlar. Bu nedenle doğru sıralama 3-2-1'dir. Bu durumun dayandığı temel ilke, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen kontrolsüz kavşaklarda geçiş hakkı kurallarıdır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şu basit formül kullanılabilir: Dönüş yapan araçlar düz gidenlere, tüm araçlar ise kendi sağından gelene yol verir. Bu kurallar trafikteki belirsizliği ortadan kaldırarak kazaları önlemek için vardır.
152Aşağıdakilerden hangisi aracı istenilen yöne sevk eder?
- A)Marş sistemi
- B)Yağlama sistemi
- C)Direksiyon sistemi
- D)Aydınlatma sistemi
Açıklama — Direksiyon sistemi, aracın istenilen yöne sevk edilmesini sağlar çünkü sürücü direksiyon simidi aracılığıyla tekerleklerin yönünü kontrol eder. Marş sistemi, motoru çalıştırmak için kullanılır; yağlama sistemi, motor parçalarının sürtünmesini azaltarak çalışmasını sağlar; aydınlatma sistemi ise aracın gece veya kötü hava koşullarında görünürlüğünü artırır. Direksiyon sisteminin doğru kullanımı, güvenli sürüşün temelidir ve aracın kontrolünü kaybetmemek için hayati öneme sahiptir. Hatırlatma: Direksiyon hakimiyetini kaybetmemek için her zaman iki elinizi direksiyonda bulundurun.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
153I. LPG II. Benzin III. Motorin İçten yanmalı motorlarda yukarıdaki yakıtlardan hangileri kullanılır?
- A)Yalnız I.
- B)I ve II.
- C)II ve III.
- D)I, II ve III.
Açıklama — İçten yanmalı motorlar, yakıtın hava ile karışarak silindir içinde yanmasıyla çalışır ve bu motorlarda LPG, benzin ve motorin gibi farklı yakıtlar kullanılabilir. Bu nedenle doğru cevap D seçeneği, yani I, II ve III'tür. Diğer seçenekler, içten yanmalı motorlarda kullanılan yakıtların sadece bir kısmını içerdiği için yanlıştır. Trafik güvenliği açısından, araçların yakıt türüne uygun bakım ve kullanım yapılması önemlidir, bu da motor performansını ve güvenliğini doğrudan etkiler. Hatırlatma: Yakıt türünü doğru seçmek, motor ömrünü uzatır ve çevreye daha az zarar verir.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
154Aşağıdakilerden hangisi aracı kullanmaya başlamadan önce yapılması gereken hazırlıklardan biri değildir?
- A)Emniyet kemerinin takılması
- B)Klimanın açılması
- C)Koltuğun ayarlanması
- D)Aynaların ayarlanması
Açıklama — Aracı kullanmaya başlamadan önce klimanın açılması, sürüş güvenliği veya hazırlığı açısından zorunlu bir işlem değildir; bu nedenle doğru cevap klimayı açmak seçeneğidir. Koltuğun ve aynaların ayarlanması, sürücünün rahat ve güvenli bir görüş açısına sahip olmasını sağlarken, emniyet kemerinin takılması ise yasal bir zorunluluk ve hayati bir güvenlik önlemidir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre, emniyet kemeri takmak sürücüler ve yolcular için zorunludur. Hatırlatma: Araca biner binmez ilk iş emniyet kemerinizi takın, sonra koltuk ve aynaları ayarlayın.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
155Aracın gösterge panelinde aşağıdaki ikaz ışıklarından hangisinin yanıyor olması araç yakıtının bitmek üzere olduğunu bildirir?
- A)
- B)
- C)
- D)
Açıklama — Sevgili sürücü adayı, bu soru, araç kullanırken en sık karşılaşabileceğiniz ve doğru yorumlamanız gereken temel gösterge ışıklarından birini tanıma becerinizi ölçmektedir. Soruda, aracın yakıtının bitmek üzere olduğunu bildiren ikaz ışığı sorulmaktadır. Doğru cevap, bir benzin istasyonunda gördüğümüz yakıt pompasını simgeleyen görseldir. Bu sembol, uluslararası olarak araçlarda yakıt seviyesinin kritik düzeye indiğini belirtmek için kullanılır. Gösterge panelinde bu ışık yandığında, aracın yakıt deposundaki yakıtın rezerv seviyesine düştüğünü ve en kısa zamanda yakıt almanız gerektiğini anlarsınız. Bu durum, genellikle size en yakın istasyona ulaşabilecek kadar, aracın marka ve modeline, yol ve sürüş koşullarına bağlı olarak ortalama 50-100 kilometre arası bir menzil kaldığı anlamına gelir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakacak olursak, A seçeneğindeki üzerinde artı ve eksi kutupları olan akü piktogramı, yakıtla ilgili bir sorun değil, aracın şarj sisteminde bir arıza olduğunu, yani alternatörün aküyü düzgün şarj etmediğini gösterir. Bu durumda araç, aküdeki mevcut elektrik bitene kadar çalışır ve sonra durur. B seçeneğindeki dikdörtgen içindeki dalgalı oklar ise arka cam rezistansını, yani buğu veya buz çözücüyü temsil eder. Bu bir ikaz ışığı değil, sürücünün bu özelliği aktif hale getirdiğini gösteren bir bilgilendirme ışığıdır; bir arızayı değil, bir konfor ve güvenlik donanımının çalıştığını belirtir. Son olarak, D seçeneğindeki ucundan bir damla damlayan yağdanlık (kandil) sembolü, motor yağı basıncının tehlikeli derecede düştüğünü bildiren çok önemli bir ikazdır. Bu ışık yanarken aracı sürmeye devam etmek, motorda çok ciddi ve masraflı hasarlara yol açabilir ve yakıtla değil, motorun yağlama sistemiyle ilgilidir. Bu ikaz ışıklarını tanımak, sadece bir sınav sorusunu doğru cevaplamak değil, aynı zamanda güvenli sürüşün temel bir gerekliliğidir. Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler, sürücünün aracını trafiğe çıkmadan önce kontrol etmesini ve seyrüsefere elverişli durumda tutmasını bir sorumluluk olarak yükler. Yolda yakıtınızın bitmesi, özellikle otoyol gibi tehlikeli yerlerde hem sizin hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliğini riske atar ve trafiğin akışını engeller. Bu nedenle, yola çıkmadan önce yakıt seviyesini kontrol etmek ve bu ikaz ışığı yandığında paniğe kapılmadan en yakın akaryakıt istasyonuna yönelmek bilinçli bir sürücünün görevidir. Ayrıca, sürekli olarak yakıtı son seviyeye kadar kullanmak, depo dibinde biriken tortuların yakıt pompasına ulaşarak arızaya neden olma riskini de artırabilir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, gösterge panelinde yakıt pompasını gördüğünüzde, bu size aracınızın "susadığını" ve yakıta ihtiyacı olduğunu hatırlatan bir işarettir.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
156Motorlu araçlarda motorun yağ seviyesini kontrol etmeye yarayan ve özel işaretleri bulunan parçaya ne ad verilir?
- A)Yağ çubuğu
- B)Yağdanlık
- C)Yağ filtresi
- D)Yağ pompası
Açıklama — Doğru cevap "yağ çubuğu"dur çünkü motorlu araçlarda motorun yağ seviyesini kontrol etmek için kullanılan ve üzerinde minimum ve maksimum seviyeleri gösteren özel işaretler bulunan parça yağ çubuğudur. Yağdanlık, yağ eklemek için kullanılan bir kaptır; yağ filtresi, motor yağını temizleyen bir parçadır; yağ pompası ise motorun yağını dolaştıran mekanizmadır. Motorun yağ seviyesini düzenli kontrol etmek, motorun sağlıklı çalışması ve uzun ömürlü olması için önemlidir. Pratik ipucu: Yağ çubuğunu her yakıt alımında kontrol etmek, motorun yağ seviyesini ideal aralıkta tutmanıza yardımcı olur.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
157Aracın elektrik devresinde, akım yüksek olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan parça aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Akü
- B)Platin
- C)Sigorta
- D)Alternatör
Açıklama — Sigorta, aracın elektrik devresinde akımın aşırı yükselmesi durumunda eriyerek devreyi keser ve böylece yangın veya cihaz hasarını önler. Akü, aracın elektrik ihtiyacını karşılayan enerji kaynağıdır; platin, eski tip ateşleme sistemlerinde kullanılan bir parçadır; alternatör ise aküyü şarj eden bir jeneratördür. Trafik güvenliği açısından, aracın elektrik sisteminin düzgün çalışması, sürüş güvenliği için önemlidir. Hatırlatma: Sigortalar, elektrik devresinin sigortası gibidir; fazla akımda devreyi kapatır.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
158Kriko ile aracı kaldırırken tekerleklere takoz konulmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Aracın motorunu çalıştırabilmek
- B)Aracın hareket etmesini engellemek
- C)Araç yakıtının buharlaşmasını engellemek
- D)Araç motorunun sarsıntısız çalışmasını sağlamak
Açıklama — Kriko ile aracı kaldırırken tekerleklere takoz konulmasının temel amacı, aracın hareket etmesini engellemektir. Bu, aracın kayarak düşmesini veya krikodan kurtulmasını önleyerek güvenli bir çalışma ortamı sağlar. Diğer seçenekler ise yanlış; çünkü takozlar motorun çalışması, yakıt buharlaşması veya motorun sarsıntısız çalışması ile ilgili değildir. Trafik güvenliği açısından, araç üzerinde çalışırken her zaman sabitlenmiş ve güvenli bir şekilde durduğundan emin olunmalıdır. Pratik ipucu: Aracı krikoya almadan önce her zaman el frenini çekin ve tekerleklere takoz koyun.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
159Aşağıdakilerden hangisi dizel motorlarda yakıt sisteminin bir parçası değildir?
- A)Isıtma bujileri
- B)Karbüratör
- C)Besleme pompası
- D)Endüksiyon bobini
Açıklama — Dizel motorlarda yakıt sistemi, yakıtın motora doğru şekilde iletilmesini sağlar ve karbüratör bu sistemin bir parçası değildir. Karbüratör, benzinli motorlarda hava-yakıt karışımını hazırlamak için kullanılır. Isıtma bujileri, dizel motorlarda soğuk havalarda motorun çalışmasını kolaylaştırır. Besleme pompası, yakıtı depodan motora taşır. Endüksiyon bobini ise genellikle benzinli motorlarda ateşleme sisteminin bir parçasıdır. Dizel motorlarda karbüratör bulunmadığını hatırlamak, bu tür soruları doğru yanıtlamada yardımcı olabilir.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
160Aşağıdakilerden hangisi yakıt tüketiminin artmasında sürücüden kaynaklanan kusurdur?
- A)Aşırı hız yapılması
- B)Frenlerin ayarsız olması
- C)Rölanti ayarının bozuk olması
- D)Lastiklerin havasının az olması
Açıklama — Aşırı hız yapılması, yakıt tüketimini artırır çünkü araç daha fazla enerji harcar ve motor daha yüksek devirlerde çalışır. Bu durum, sürücüden kaynaklanan bir kusurdur. Frenlerin ayarsız olması, rölanti ayarının bozuk olması ve lastiklerin havasının az olması ise daha çok araç bakımına bağlı sorunlardır. Aşırı hız, hem yakıt tüketimini artırır hem de trafik güvenliğini tehlikeye atar. Pratik ipucu: Hızınızı sabit tutarak ve ani hızlanmalardan kaçınarak yakıt tasarrufu sağlayabilirsiniz.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
161I. Trafikteki bütün kuralların nedenini öğrenir. II. Araç kullanırken yapacağı bir kural ihlalinin sonucunda sadece maddi ceza olduğunu düşünür. III. Trafik içinde yapacağı bir kural ihlalinde, kendisinin ya da sevdiklerinin canını tehlikeye attığının farkında değildir. Yukarıdakilerden hangileri trafik adabına sahip olan bir sürücü için söylenebilir?
- A)I, II ve III.
- B)Yalnız I.
- C)I ve II.
- D)II ve III.
Açıklama — Trafik adabına sahip bir sürücü, trafikteki kuralların nedenini öğrenir ve bu kurallara uyarak hem kendisinin hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliğini sağlar. Bu nedenle, I. ifade doğru bir yaklaşımdır. II. ve III. ifadeler ise trafik adabına sahip bir sürücü için uygun değildir; çünkü bir sürücü, kural ihlallerinin sadece maddi cezalarla sonuçlanmadığını, aynı zamanda ciddi kazalara ve can kayıplarına yol açabileceğini bilmelidir. Trafik kurallarının temel amacı, can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Hatırlatma: Trafikte her kuralın bir güvenlik nedeni vardır, bu yüzden her ihlal potansiyel bir tehlikedir.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
162Ailesi ile birlikte yolculuk yapan bir sürücü, aracını hız limitlerini aşarak sürdüğünde ailesinin hayatını da tehlikeye atmış olacaktır. Bu sürücü, hız ihlalinden kaynaklanan olası bir kazada sevdiklerinin canını riske atmakla trafikte aşağıdaki değerlerden hangisini yerine getirmemiş olur?
- A)Hırçınlık
- B)Bencillik
- C)Sorumluluk
- D)Hoşnutsuzluk
Açıklama — Sürücünün hız limitlerini aşarak ailesinin hayatını tehlikeye atması, temel olarak sorumluluk ilkesini ihlal eder. Sorumluluk, trafikte hem kendi güvenliğimizi hem de taşıdığımız yolcuların güvenliğini sağlamak için dikkatli ve kurallara uygun davranmayı gerektirir. Diğer seçenekler olan hırçınlık, bencillik ve hoşnutsuzluk ise bu bağlamda doğrudan trafik güvenliğiyle ilgili değerler değildir. Hız limitlerini aşmak, Karayolları Trafik Kanunu'na göre bir ihlaldir ve kazalara davetiye çıkarır. Pratik ipucu: Hız limitlerine uymak, sadece cezalardan kaçınmak için değil, sevdiklerinizin güvenliğini sağlamak için de önemlidir.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
163Öndeki araç yol kenarına park etmeye çalışırken arkadan gelen diğer aracın onu beklemesi durumu, trafikte aşağıdaki değerlerden hangisine sahip olunduğunu gösterir?
- A)Öfke
- B)Sabır
- C)İnatlaşma
- D)Aşırı tepki
Açıklama — Öndeki aracın park etmesini beklemek, trafikte sabırlı olmanın bir göstergesidir çünkü bu, diğer sürücünün manevrasını tamamlaması için ona zaman tanımak anlamına gelir. Öfke, inatlaşma veya aşırı tepki gibi davranışlar, trafikte stres ve kazalara yol açabilir. Trafik güvenliği ilkeleri, sürücülerin birbirlerine saygılı ve sabırlı olmalarını önerir. Pratik ipucu: Trafikte sabırlı olmak, hem sizin hem de diğer sürücülerin güvenliğini artırır, bu yüzden aceleci davranmaktan kaçının.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
164Aşağıdaki değerlerden hangisine sahip olan sürücü, yoğun trafikte bir dizi hâlinde gitmekte olan diğer sürücülerin önlerine geçip trafiği daha da sıkışık hâle getirerek yoluna devam etmez?
- A)Bencil
- B)Sorumsuz
- C)Görgü seviyesi düşük
- D)Empati düzeyi yüksek
Açıklama — Empati düzeyi yüksek olan sürücüler, diğer yol kullanıcılarının durumunu ve duygularını anlayarak hareket eder, bu da onların trafikte saygılı ve dikkatli davranmalarını sağlar. Bu nedenle, yoğun trafikte diğer sürücülerin önüne geçip trafiği sıkıştırmazlar. Bencil, sorumsuz veya görgü seviyesi düşük sürücüler ise genellikle kendi çıkarlarını düşünerek hareket eder ve bu da trafik sıkışıklığını artırabilir. Trafikte saygı ve empati, güvenli ve akıcı bir trafik akışı için gereklidir. Pratik ipucu: Trafikte her zaman kendinizi diğer sürücülerin yerine koyun ve onların da sizin gibi bir an önce varmak istedikleri bir yer olduğunu unutmayın.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
165Seyir hâlindeki sürücünün, yaptığı bir hatadan dolayı eliyle veya yüz ifadesiyle diğer sürücülerden özür dilemesi trafikte aşağıdakilerden hangisinin kullanıldığına örnek olur?
- A)Beden dilinin
- B)Bencilliğin
- C)İnatlaşmanın
- D)Tahammülsüzlüğün
Açıklama — Seyir hâlindeki bir sürücünün yaptığı hatadan dolayı eliyle veya yüz ifadesiyle özür dilemesi, iletişim kurmak için beden dilini kullanmasına örnektir. Beden dili, sözsüz iletişim araçlarından biridir ve trafikte diğer sürücülerle empati kurmayı sağlar. Bencillik, inatlaşma ve tahammülsüzlük ise sürücünün kendi isteklerini ön planda tutması veya diğer sürücülerle uyumlu bir trafik akışı sağlamaması anlamına gelir. Trafikte empati ve anlayış, güvenli sürüşün temel ilkelerindendir. Hatırlatma: Trafikte iletişim kurarken beden dilini olumlu ve yapıcı bir şekilde kullanmak, sürüş güvenliğini artırır.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
166Trafikte kırmızı ışıkta beklerken, yeşil yanar yanmaz (milisaniyeler içinde) arkadaki aracın hemen kornaya basması trafik adabı açısından nasıl değerlendirilir?
- A)Sabırsızlık ve tahammülsüzlük
- B)Yasal bir zorunluluk
- C)Zaman yönetimi becerisi
- D)Trafik güvenliğini artırıcı bir eylem
Açıklama — Kırmızı ışıkta beklerken yeşil ışık yanar yanmaz hemen kornaya basmak, sabırsızlık ve tahammülsüzlük olarak değerlendirilir çünkü trafik adabı, diğer sürücülere saygı göstermeyi ve sabırlı olmayı gerektirir. B seçeneği olan "Yasal bir zorunluluk" yanlıştır çünkü kornaya basmak, sadece tehlike anında uyarı amacıyla kullanılmalıdır. C seçeneği "Zaman yönetimi becerisi" ve D seçeneği "Trafik güvenliğini artırıcı bir eylem" de yanlıştır çünkü aceleci davranmak trafik güvenliğini tehlikeye atabilir. Trafik kuralları, sürücülerin sakin ve dikkatli olmalarını, gereksiz yere korna çalmaktan kaçınmalarını önerir. Pratik ipucu: Trafikte sabırlı olun, aceleci davranışlar kazalara yol açabilir.
İlk çıkış: 14 Ağustos 2026 · son: 14 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
167Trafik kazası sonucu araç dışına fırlayan bir bebeğin solunumunun olmadığını tespit eden ilk yardımcı, 2 kurtarıcı solunum verdikten sonra kalp basısı uygulamak için bebeğe pozisyon vermiştir. İlk yardımcı, bir elinin orta ve yüzük parmağını hangi bölgeye yerleştirmelidir?

- A)I.
- B)II.
- C)III.
- D)IV.
Açıklama — Bu soru, bir kaza anında bebeklere uygulanacak temel yaşam desteğinin en kritik adımlarından biri olan kalp basısı noktasının doğru tespit edilip edilemediğini ölçmektedir. Görselde III numara ile gösterilen bölge, bebeklerde kalp masajı için doğru anatomik noktadır. Bu nokta, iki meme ucunu birleştiren hayali çizginin hemen bir parmak kadar altına, göğüs kemiğinin (sternum) alt yarısına denk gelir. İlk yardımcı, bir elinin orta ve yüzük parmağını bu noktaya yerleştirerek, göğüs kafesini ön-arka çapının yaklaşık üçte biri kadar, yani yaklaşık 4 cm çöktürecek şekilde ritmik olarak bası uygulamalıdır. Bu pozisyonun seçilmesinin temel nedeni, kalbin göğüs kemiği ile omurga arasında en verimli şekilde sıkıştırılarak kan dolaşımının sağlanması ve aynı zamanda karaciğer gibi hassas iç organlara zarar verme riskinin en aza indirilmesidir. Diğer seçenekler ise tehlikeli ve etkisizdir. I numaralı bölge, göğüs kemiğinin çok üst kısmında yer alır ve buraya yapılacak bir bası kalbe yeterli etkiyi sağlayamaz. II ve IV numaralı bölgeler ise göğüs kemiği üzerinde değil, doğrudan kaburgaların üzerindedir. Bu noktalara baskı uygulamak, bebeğin narin kaburgalarının kolayca kırılmasına ve akciğerlerin delinmesi gibi ölümcül sonuçlara yol açabileceğinden son derece tehlikelidir. Bu nedenle, doğru ve hayat kurtaran müdahale için III numaralı bölgenin bilinmesi hayati önem taşır.
168Görseldeki kanama türünde yaralıya ilk yardım olarak hangisinin yapılması yanlıştır?

- A)Kanayan bölgeyi yukarı kaldırmak
- B)Kanayan yer üzerine temiz bir bez koyarak baskı uygulamak
- C)Kanayan yere en uzak olan basınç noktasına elle baskı uygulamak
- D)Yara üzerindeki bez kaldırılmadan bandaj ile sararak baskı uygulamak
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu doğru anlamak, bir kaza anında hayat kurtarabilecek temel ilk yardım bilgisini pekiştirmek açısından büyük önem taşır. Görselde betimlenen türde bir dış kanama, özellikle parlak kırmızı renkli ve fışkırır tarzda ise, bu durum kalbin atım ritmiyle eş zamanlı kan aktığını gösteren bir atardamar kanaması olabilir. Atardamar kanamaları, en acil müdahale gerektiren ve en tehlikeli kanama türüdür. Soruda bu tip bir kanama durumunda yapılması 'yanlış' olan müdahale sorulmaktadır. Doğru cevap olan kanayan yere en uzak basınç noktasına baskı uygulama seçeneğinin yanlış bir müdahale olmasının sebebi şudur: Kanı durdurmak amacıyla bir basınç noktasına baskı yapmaktaki temel mantık, kanı yaraya taşıyan ana damarı kemiğe doğru sıkıştırarak kan akışını yavaşlatmak veya durdurmaktır. Bu nedenle baskı, her zaman kanayan bölge ile kalp arasında kalan ve yaraya en yakın olan uygun atardamar geçiş noktasına uygulanmalıdır. Kanayan yere en uzak olan bir basınç noktasına baskı yapmak, kan akışını kesmede etkisiz kalacağı için tamamen anlamsız bir çabadır ve müdahalede hayati öneme sahip zamanın boşa harcanmasına neden olur. Diğer seçeneklerin neden doğru ilk yardım uygulamaları olduğuna gelince; kanayan bölgeyi kalp seviyesinin üzerine kaldırmak, yer çekimi kuvvetinden faydalanarak kan basıncını ve dolayısıyla kanamanın şiddetini azaltan standart bir uygulamadır. Kanayan yerin üzerine temiz bir bezle doğrudan baskı yapmak, kanamayı durdurmak için atılması gereken ilk ve en temel adımdır; bu kesintisiz baskı, pıhtılaşma sürecinin başlamasına yardımcı olur. Yara üzerindeki ilk bez kanla dolsa bile onu kesinlikle kaldırmadan üzerine ikinci bir bez koyup bandajla sarmak da kritik öneme sahip doğru bir davranıştır, çünkü ilk bezi kaldırmak, kanamanın durması için oluşmaya başlayan pıhtıyı bozarak kanamanın yeniden şiddetlenmesine yol açar. Bu ilk yardım kuralları, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin sürücüler için zorunlu kıldığı temel ilk yardım bilgisinin bir parçasıdır ve amaç, profesyonel sağlık ekipleri gelene kadar yaralının durumunun kötüleşmesini engellemektir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Patlayan bir su borusunu tamir ederken suyu, borunun patladığı yerden önce gelen vanadan kesersiniz. Vücuttaki kanamayı kontrol altına almak için kullanılan basınç noktası da, kalpten gelen kan akışını kesen bir 'vana' gibidir ve bu 'vana' mutlaka kalp ile yara arasında yer almalıdır.
169Görseldeki tespit yöntemi hangi kemiğin kırılması durumunda uygulanır?

- A)Pazı
- B)Boyun
- C)Omuz
- D)Köprücük
Açıklama — Görselde, bir yaralının omuzlarının üçgen sargı bezi kullanılarak geriye doğru çekilip sırt bölgesinde düğümlendiği bir tespit yöntemi görüyoruz. Bu yönteme 'sekiz şeklindeki bandaj' da denir ve önden bakıldığında askıların omuzlardan geçtiği, arkadan bakıldığında ise bezlerin çaprazlanarak omuzları geriye doğru çektiği açıkça bellidir. Doğru cevap olan 'Köprücük' kemiği, göğüs kemiği (sternum) ile kürek kemiğini birleştiren ve adeta bir köprü görevi gören hassas bir kemiktir. Kırıldığında, omuzun ağırlığıyla kırık uçları aşağı ve öne doğru yer değiştirir. Görseldeki bu tespit yöntemi, omuzları tıpkı bir sırt çantası takmış gibi geriye ve yukarıya çekerek, kırık kemik uçlarını orijinal hizasına yaklaştırır ve sabitler. Bu sayede hem ağrı azalır hem de kemik uçlarının etraftaki damar ve sinirlere zarar vermesi engellenir. Şimdi diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakalım. 'Pazı' kemiği kırığında, yani üst kol kemiği kırığında, amaç kolun hareketini engellemektir. Bunun için kol, bir atel (sert destek malzemesi) ile sabitlenir ve boyuna asılan bir kol askısıyla gövdeye yaklaştırılarak hareketsiz hale getirilir; görseldeki yöntem pazı kemiğini sabitlemez. 'Boyun' kırığı şüphesi ise ilk yardımda en tehlikeli durumlardan biridir. Boyun omurlarında bir hasar varsa en ufak yanlış hareket felce yol açabilir. Bu nedenle boyun, baş, boyun ve gövde ekseni hiç bozulmadan bir boyunluk takılarak veya yanlardan desteklenerek tamamen hareketsiz bırakılmalıdır; görseldeki uygulamanın boyunla hiçbir ilgisi yoktur ve boyun yaralısına uygulanması felaketle sonuçlanabilir. 'Omuz' kırığı veya çıkığı durumunda ise genellikle kolun gövdeye yapışık kalması hedeflenir. Bu da yine bir kol askısı ve gerekirse gövdeye sarılacak ek bir sargı ile sağlanır. Omuzları geriye çeken bu yöntem, omuz eklemindeki bir kırık için doğru bir tespit şekli değildir. Bu konunun temelindeki trafik güvenliği ilkesi, Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği'nin sürücülere yüklediği ilk yardım sorumluluğundan gelir. Bir kaza anında, profesyonel sağlık ekibi gelene kadar yaralının durumunun kötüleşmesini önlemek esastır. Kırıklarda temel kural, kırık bölgeyi hareket ettirmeden, bulunduğu pozisyonda sabitleyerek daha fazla zarar oluşmasını engellemektir. Bu görseldeki yöntem de tam olarak bu amaca hizmet eder. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Omuzlarınızı birleştiren 'köprü' yıkıldıysa, omuzları geriye çekerek köprüyü yeniden hizaya getirmeye çalışın. Tıpkı bir sırt çantası takar gibi yapılan bu bandaj, köprücük kemiği kırığının en bilinen tespit yöntemidir.
170Görseldeki pozisyon hangi durumdaki yaralıya uygulanır?

- A)Bilinci kapalı, solunum ve nabzı olan
- B)Bacak bölgesinde deri ve kemik bütünlüğü bozulmuş olan
- C)Karın bölgesinde delici cisim bulunan
- D)Kulak ve burun kanaması olan
Açıklama — Merhaba aday sürücü. Bu soru, trafikte karşılaşabileceğin en kritik durumlardan biri olan ilkyardım bilgisini ölçüyor. Görselde, ilkyardımda 'Koma Pozisyonu' ya da 'Derlenme Pozisyonu' olarak bilinen bir uygulama görüyoruz. Yaralı, yan tarafına yatırılmış, üstteki bacağı karına doğru bükülerek vücudu sabitlenmiş ve başı yana çevrilerek solunum yolunun açık kalması sağlanmıştır. Bu pozisyonun temel amacı, bilinci yerinde olmayan bir kişinin hayatını korumaktır. Doğru cevap olan 'Bilinci kapalı, solunum ve nabzı olan' seçeneği, bu pozisyonun uygulanma sebebini tam olarak açıklar. Bir kişi bilincini kaybettiğinde, kas kontrolünü de yitirir. Bu durumda, sırtüstü yatarken dili geriye kaçarak soluk borusunu tıkayabilir veya kusması halinde mide içeriği akciğerlerine kaçabilir. Her iki durum da boğulmaya yol açabilir. Koma pozisyonu, yer çekimi sayesinde dilin önde kalmasını ve olası sıvıların (kan, kusmuk, salya) ağızdan dışarı akmasını sağlayarak solunum yolunu güvence altına alır. Bu yüzden, nefes alıp veren ama bilinci kapalı bir kazazede için bu pozisyon hayat kurtarıcıdır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakacak olursak; bacak bölgesinde deri ve kemik bütünlüğü bozulmuş, yani kırığı olan bir yaralıyı bu pozisyona getirmeye çalışmak, kırıktaki kemik uçlarının damar ve sinirlere daha fazla zarar vermesine neden olabilir, bu nedenle öncelik kırığı sabitlemektir. Karın bölgesinde delici cisim bulunan yaralı ise kesinlikle hareket ettirilmemelidir. Cisim bir kan damarını tıkıyor olabilir ve en ufak bir hareket, cismin yerinden oynamasına ve ölümcül iç kanamaya sebep olabilir. Bu tür yaralılar genellikle sırtüstü, dizleri bükülmüş şekilde bekletilir. Kulak ve burun kanaması olan bir durum ise olası bir kafa travması veya omurga yaralanmasına işaret edebilir. Omurga yaralanması şüphesi olan bir kazazede, solunumu doğrudan tehlikede değilse, felç riskini önlemek için gereksiz yere hareket ettirilmekten kaçınılmalıdır. Koma pozisyonu boynu ve sırtı hareket ettirmeyi gerektirdiğinden, bu durumdaki bir yaralıda bilinçsizce uygulandığında kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu uygulamanın dayandığı temel ilkyardım kuralı, 'Hava Yolu Açıklığının Sağlanması'dır. Bilinci kapalı ama solunumu olan bir kişide bu açıklığı korumanın en güvenli yolu koma pozisyonudur. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu aklından çıkarma: Bilinç gittiyse ama nefes devam ediyorsa, yaralıyı yana çevir ki hayatı devam etsin.
171Görseldeki mavi renkli aracın sürücüsü nasıl davranmalıdır?

- A)En sol şeride geçmeli
- B)Yavaşlayarak sağ şeride girmeli
- C)Hızlananarak bulunduğu şeritte devam etmeli
- D)Kırmızı renkli aracı uyararak yavaşlamasını sağlamalı
Açıklama — Bu sorunun doğru çözümü için görseldeki unsurları dikkatle incelemek gerekir. Görselde, aynı yönde ilerleyen iki şeritli bir yol, sol şeritte mavi bir araç ve sağ şeritte onun ilerisinde kırmızı bir araç bulunmaktadır. Yolun sağ kenarında yer alan trafik tanzim levhası, sol şeridin ileride sona ereceğini ve trafiğin sağ şeride yönlendirileceğini bildirmektedir. Bu durumda mavi aracın sürücüsü için en güvenli ve doğru davranış, 'Yavaşlayarak sağ şeride girmeli' seçeneğinde belirtilmiştir. Sürücü, levhayı gördüğü andan itibaren hızını azaltmalı, sağ şeritteki trafik akışını kontrol etmeli ve kırmızı aracın arkasında güvenli bir mesafede şeride katılmak için uygun bir anı kollamalıdır. Yavaşlamak, sürücüye hem çevreyi doğru analiz etme hem de ani manevralardan kaçınarak güvenli bir geçiş yapma imkanı tanır. Diğer seçenekler ise hatalıdır. Araç zaten en soldaki ve sona eren şeritte olduğu için 'En sol şeride geçmeli' seçeneği fiziksel olarak imkansızdır. 'Hızlanarak bulunduğu şeritte devam etmeli' seçeneği, şeridin bittiği noktada sürücüyü ani bir fren yapmaya veya tehlikeli bir manevraya zorlayacağı için büyük bir kaza riski taşır. 'Kırmızı renkli aracı uyararak yavaşlamasını sağlamalı' seçeneği ise trafik kurallarına ve adabına aykırıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen temel kurala göre, şerit değiştiren bir sürücü, girmek istediği şeritte seyreden araçlara yol vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla bu durumda geçiş hakkı, kendi şeridinde ilerleyen kırmızı araca aittir. Geçiş hakkı ile acil durum araçlarına tanınan geçiş üstünlüğü kavramları karıştırılmamalıdır. Mavi aracın sürücüsü, korna veya selektör gibi uyarıcıları diğer sürücüyü yavaşlamaya zorlamak amacıyla kullanamaz; kendi geçişini mevcut trafik akışına göre güvenli bir şekilde ayarlamakla sorumludur. Unutulmamalıdır ki, seyredilen şerit sona eriyorsa, o şeritteki sürücünün önceliği de sona erer; doğru olan yavaşlayıp yolu kontrol ederek diğer sürücülere saygılı bir şekilde güvenli bir aralıktan şeride dahil olmaktır.
172I. Yükün hasar görmesi II. Direksiyon hâkimiyetinin kaybolması III. Araç aksının kırılması veya amortisörlerin arızalanması Görseldeki sürücü trafik işaretini farketmeden yoluna devam ederse numaralanmış ifadelerden hangilerinin olma ihtimali vardır?

- A)I, II ve III
- B)I ve II
- C)I ve III
- D)II ve III
Açıklama — Görselde, sürücüyü ilerideki yol yapısı hakkında uyaran bir tehlike işareti bulunmaktadır. Kırmızı üçgen çerçeveli bu levha, bir 'kasis' olduğunu bildiren tehlike uyarı işaretidir. Bu işaretin amacı, sürücünün hızını yol yüzeyindeki bu ani yükseltiye göre ayarlamasını sağlamaktır. Sürücü bu uyarıyı dikkate almayıp yüksek hızla kasise girerse, ortaya çıkabilecek olası sonuçların tümü soruda listelenmiştir. İlk olarak, aracın maruz kalacağı şiddetli sarsıntı, araç içindeki yüklerin ve eşyaların savrularak hasar görmesine (I) neden olabilir. Aynı zamanda, tekerleklerin yerle temasının anlık olarak kesintiye uğraması ve darbenin direksiyon sistemine yansıması sonucu sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi (II) ciddi bir risktir. Son olarak, bu denli sert bir darbe, aracın süspansiyon sisteminin dayanıklılık sınırlarını aşarak aksın kırılmasına veya darbeyi sönümlemekle görevli amortisörlerin arızalanması gibi ciddi mekanik hasarlara (III) yol açabilir. Soru, "hangilerinin olma ihtimali vardır?" diye sorduğu için, bu tehlikeli sürüşün makul sonuçları olan üç durumu da içeren seçenek doğru yanıttır. Diğer seçenekler, olası risklerden sadece bir veya ikisini içerdiği için eksik kalmaktadır. Bu durumun temelindeki kural, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtildiği üzere sürücülerin hızlarını yolun durumuna ve trafik işaretlerine göre ayarlama zorunluluğudur. Tehlike uyarı işaretleri, sürücüye yasal olarak hızını azaltması ve dikkatini artırması gerektiğini bildirir. Bu levhayı görmezden gelmek, hem bir kural ihlali hem de can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaktır. Unutulmamalıdır ki, üçgen levhalar bir tehlikeyi haber verir ve bu daima yavaşlamak gerektiği anlamına gelir.
173Görseldeki kırmızı renkli aracın sürücüsü nasıl davranmalıdır?

- A)Sol şeride geçip beklemeli
- B)Önündeki aracın geçişini beklemeli
- C)Önündeki aracı acele etmesi için uyarmalı
- D)Sol şeride geçip yoluna devam etmeli
Açıklama — Bu soruda, iki yönlü bir yolda bir geçide yaklaşan kırmızı aracın, önünde durmakta olan mavi bir araçla karşılaştığı bir durum ele alınmaktadır. Bu koşullar altında kırmızı aracın sürücüsü için doğru ve güvenli davranış, önündeki aracın geçişini tamamlamasını beklemektir. Bu, trafik güvenliğinin ve düzeninin temel bir gereğidir. Öndeki araç, geçişin güvenli olmaması gibi geçerli bir sebeple durmuş olabilir ve arkadaki sürücünün görevi, güvenli takip mesafesini koruyarak sabırla beklemektir. Diğer seçenekler tehlikeli ve kural ihlali niteliğindedir. Öndeki aracı sollayarak geçmeye çalışmak, bu gibi görüşün kısıtlı olabildiği ve geçişin tek şeride düştüğü kavşak, köprü, tünel veya hemzemin geçit gibi yerlerde kesinlikle yasaktır. Bu manevra, karşı yönden gelen bir araçla kafa kafaya çarpışma gibi ölümcül kazalara yol açabilir. Bu yasak, yolun şerit yapısından bağımsız olarak geçerli olan temel bir güvenlik kuralıdır. Aynı şekilde, öndeki sürücüyü korna veya selektör gibi yöntemlerle acele etmesi için uyarmak, trafik adabına aykırı olmasının yanı sıra tehlikelidir. Öndeki sürücüyü telaşlandırmak, panik yapmasına ve hem kendisi hem de diğerleri için risk oluşturacak hatalı bir karar almasına neden olabilir. Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler, kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde, tünellerde, köprülerde ve görüşün yetersiz olduğu tepe üstlerinde öndeki aracı geçmeyi açıkça yasaklar. Dolayısıyla, trafikte güvenliğin önceliği kurallara uymak ve sabırlı davranmaktır; özellikle bu tür geçiş noktalarında acele etmek yerine yolun tamamen güvenli hale gelmesini beklemek en doğru harekettir.
174- Ani duruş ve hızlanmalardan kaçınılması - Tavsiye edilen tip ve ebatlarda araç lastiği kullanılması - Araçta yapılması gerekli bakım ve ayarların zamanında yapılması Verilenlerin yapılması durumunda hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
- A)Çevre kirliliğinin artması
- B)Sürüş konforunun azalması
- C)Trafik yoğunluğunun artması
- D)Aracın daha az yakıt tüketmesi
Açıklama — Verilen önlemler, aracın daha verimli çalışmasını sağlayarak yakıt tüketimini azaltır. Ani duruş ve hızlanmalardan kaçınmak, motorun daha az enerji harcamasına yardımcı olur. Tavsiye edilen lastik kullanımı ve düzenli bakım, aracın mekanik verimliliğini artırır. Çevre kirliliğinin artması (A) ve trafik yoğunluğunun artması (C) bu önlemlerle doğrudan ilişkili değildir. Sürüş konforunun azalması (B) ise, aksine, bu önlemlerle iyileşebilir. Yakıt tasarrufu sağlamak için ani hız değişikliklerinden kaçının ve aracınızın bakımını ihmal etmeyin.
İlk çıkış: 15 Ağustos 2026 · son: 15 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
175Motor parçalarından hangisinin işlevini kaybetmesi durumunda motorun içine su sızar?
- A)
- B)
- C)
- D)
Açıklama — Bu sorunun doğru cevabı, motor bloğu ile silindir kapağı arasında bulunan silindir kapak contasıdır. Bu conta, yüksek basınçlı yanma gazlarını, motor yağını ve soğutma suyunu birbirine karışmadan kendi kanallarında tutarak motorun sağlıklı çalışmasını sağlayan kritik bir sızdırmazlık elemanıdır. Zamanla yüksek sıcaklık ve basınca maruz kalan bu conta işlevini yitirebilir, bu duruma halk arasında 'conta yakmak' denir. Conta hasar gördüğünde, motor bloğundaki su kanalları ile yanma odaları arasındaki sızdırmazlık bozulur ve soğutma sıvısı doğrudan silindirlerin içine sızmaya başlar. Bu durumun en belirgin işaretleri egzozdan sürekli beyaz duman çıkması, motorun hararet yapması ve motor yağına su karışması sonucu yağın renginin ve yapısının bozulmasıdır ki bu da motor için çok ciddi bir arızadır. Motorun diğer önemli parçalarının ise bu arızayla doğrudan bir ilgisi yoktur. Örneğin, pistonların doğrusal hareketini tekerleklere iletilecek dairesel harekete çeviren krank mili, motorun alt kısmında karterdeki yağ ile sürekli yağlanır ancak görevi güç aktarımı olup su sızdırmazlığı sağlamak değildir. Yanma odasındaki yakıt-hava karışımını ateşleyen buji arızalandığında ise motorun çalışmasında tekleme gibi ateşleme sorunları görülür, fakat bu durum bir su sızıntısına yol açmaz. Benzer şekilde, yanma basıncıyla silindir içinde hareket ederek krank milini döndüren piston ve piston kolunun su kanallarıyla doğrudan bir teması bulunmaz. Pistonun üzerinde bulunan segmanların temel görevi, yanma basıncını (kompresyonu) silindir içinde tutmak ve silindir duvarlarındaki fazla yağı sıyırmaktır; su sızdırmazlığı ile ilgili bir işlevleri yoktur. Bu teknik bilgi, sürüş güvenliği için de önemlidir. Aracın hararet göstergesini düzenli olarak takip etmek, olası bir conta arızasını erken fark etmeyi sağlar. Hararet yapan bir motorla yola devam etmek, motorun sıkışması veya sarması gibi çok daha büyük ve masraflı arızalara, hatta seyir halindeyken motorun aniden durmasıyla trafikte tehlikeli durumlara neden olabilir. Aracın periyodik bakımlarını zamanında yaptırmak, bu tür ciddi arızaların önüne geçmenin en etkili yoludur. Akılda kalıcı olması için, silindir kapak contasını motorun farklı sıvıları arasındaki bir duvar olarak düşünebilirsiniz; bu duvar yıkıldığında sıvılar birbirine karışır.
İlk çıkış: 15 Ağustos 2026 · son: 15 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu