526-550. sorular ve açıklamaları
526Aracın gösterge panelinde aşağıdakilerden hangisinin sürekli yanıp sönmesi, acil uyarı(dörtlü ikaz) lambalarının açık olduğunu bildirir?
- A)
- B)
- C)
- D)
Açıklama — Bu sorunun doğru cevabı, aracın hem sol hem de sağ sinyal lambalarının aynı anda çalıştığını gösteren iki yönlü ok içeren simgedir. Acil uyarı veya halk arasında bilinen adıyla dörtlü ikaz lambaları, aracın tüm sinyal lambalarının senkronize bir şekilde yanıp sönmesiyle çalışır ve gösterge panelinde bu durum, sol ve sağ sinyal oklarının birlikte yanıp sönmesiyle sürücüye bildirilir. Bu, diğer sürücülere bir tehlike, arıza veya ani bir duraklama durumu olduğunu bildiren evrensel bir işarettir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; A seçeneğindeki simge park lambalarını veya gabari ışıklarını temsil eder ve araç dururken veya park halindeyken görünürlüğünü artırmak için kullanılır, acil bir durumu belirtmek üzere yanıp sönmezler, sabit yanarlar. B seçeneğindeki simge, ileriye doğru düz çizgilerle gösterilen tek bir far sembolüdür ve uzun hüzmeli farların açık olduğunu belirtir; bu farlar görüş mesafesinin düşük olduğu ve karşıdan gelen trafiğin bulunmadığı yollarda kullanılır ve gösterge panelinde genellikle mavi renkte sabit bir şekilde yanar. C seçeneğindeki simge ise sis lambasını belirtir; yoğun sis, kar veya şiddetli yağmur gibi görüşün çok kısıtlı olduğu durumlarda kullanılan bu lambalardan ön sis lambasının göstergesi genellikle yeşil, arka sis lambasınınki ise sarı veya amber renginde sabit olarak yanar ve yanıp sönerek acil bir durum bildirmez. İlgili trafik kuralına göre acil uyarı ışıkları; aracın arıza nedeniyle yolda kalması, acil bir durum sebebiyle duraklamak zorunda kalınması, bir başka araç tarafından çekilmesi veya otoyol gibi hızlı yollarda ileride oluşan bir trafik sıkışıklığı veya tehlikeye karşı arkadan gelen sürücüleri uyarmak gibi zorunlu hallerde kullanılmalıdır. Kural olarak araç hareket halindeyken kullanılmayan bu ışıklar, yalnızca konvoy veya cenaze alayı gibi özel durumlar için istisna teşkil eder. Bu ışıkların hatalı park etme gibi keyfi durumlar için kullanılması hem yasaktır hem de gerçek acil durumların önemini azaltarak trafik güvenliğini tehlikeye atar. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, aracınızla sağa veya sola döneceğiniz zaman tek bir ok yanar ve sadece bir yön bildirir; ancak her iki ok aynı anda yanıp sönüyorsa, bu durum aracın bir tehlike içinde olduğunu ve her yöne bir uyarı gönderdiğini ifade eder. Kısacası, 'tek ok yön, çift ok tehlike' demektir.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
527Aracın farlarında arıza giderme veya far değişimi yapıldıktan sonra hangi ayarın yapılması gerekir?
- A)Rot ayarı
- B)Far ayarı
- C)Supap ayarı
- D)Rölanti ayarı
Açıklama — Aracın farlarında arıza giderme veya far değişimi yapıldıktan sonra, far ayarının yapılması gerekir çünkü farların doğru hizalanması, gece sürüşlerinde yolu düzgün aydınlatmak ve karşıdan gelen sürücülerin gözlerini kamaştırmamak için önemlidir. Rot ayarı, aracın direksiyon ve süspansiyon sistemleriyle ilgilidir; supap ayarı, motorun valf mekanizmasıyla; rölanti ayarı ise motorun boşta çalışma devriyle ilgilidir, bu nedenle far ayarıyla doğrudan ilişkili değildirler. Trafik güvenliği açısından, farların doğru ayarlanması, sürüş güvenliğini artırır ve kazaları önler. Hatırlatma: Far ayarını kontrol ettirmek, özellikle uzun yolculuklar öncesinde güvenli sürüş için önemlidir.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
528Akünün elektrolit seviyesi hangisindeki gibi olmalıdır?
- A)Plakaların 1 cm üzerinde
- B)Plakaların ortasında
- C)Plakaların en altında
- D)Plakaların 1 cm altında
Açıklama — Akünün elektrolit seviyesi, plakaların 1 cm üzerinde olmalıdır çünkü bu, plakaların tamamen kaplanmasını ve akünün verimli çalışmasını sağlar. Plakaların ortasında veya en altında olması, plakaların yeterince kaplanmamasına ve akünün zarar görmesine neden olabilir. Plakaların 1 cm altında olması ise elektrolit seviyesinin yetersiz olduğunu gösterir ve akü performansını olumsuz etkiler. Akü bakımında, plakaların üzerindeki seviyeyi kontrol etmek, akünün ömrünü uzatır ve aracın güvenli çalışmasını sağlar. Hatırlatma: Akü kontrolünde, elektrolit seviyesinin plakaların 1 cm üzerinde olduğundan emin olun.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
529Donmayı önlemek için radyatöre ne konulur?
- A)Yağ
- B)Asit
- C)Antifriz
- D)Saf su
Açıklama — Radyatöre donmayı önlemek için antifriz konulur çünkü antifriz, suyun donma noktasını düşürerek motorun soğutma sisteminin kış aylarında donmasını engeller. Yağ, motorun yağlanması için kullanılır ve donmayı önleyici bir etkisi yoktur. Asit, kimyasal olarak tehlikeli olup radyatör için uygun değildir. Saf su ise donma noktasını düşürmez, bu nedenle donma riskini ortadan kaldırmaz. Araç bakımında antifriz kullanımı, motorun sağlıklı çalışması için önemlidir. Hatırlatma: Antifriz, sadece donmayı önlemekle kalmaz, aynı zamanda pas ve korozyona karşı da koruma sağlar.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
530Seyir esnasında, aracın gösterge panelinde yağlama sistemi ile ilgili şekildeki gibi bir arıza bildirimi görüldüğünde öncelikle yapılması gereken nedir?

- A)Motor devri yükseltilir.
- B)Motor devri düşürülür.
- C)Araç sürülmeye devam edilir.
- D)Araç durdurulur ve motor stop edilir.
Açıklama — Seyir esnasında gösterge panelinde beliren motor yağ basıncı ikaz lambası, halk arasında 'yağ lambası' olarak da bilinir ve renginin kırmızı olması durumun aciliyetini ve ciddiyetini vurgular. Bu durumda yapılması gereken tek doğru ve güvenli hareket, aracın derhal güvenli bir yere çekilerek durdurulması ve motorun stop edilmesidir. Çünkü bu ikaz ışığı, doğrudan yağ seviyesini ölçmek yerine, motordaki yağlama için gerekli olan basıncın tehlikeli seviyede düştüğünü veya tamamen kaybolduğunu haber verir. Elbette, yağ seviyesinin aşırı azalması da bu basınç düşüşünün en yaygın nedenlerinden biridir. Motor yağı, hareketli metal parçalar arasında bir film tabakası oluşturarak sürtünmeyi önler ve motoru soğutmaya yardımcı olur. Yağ basıncı ortadan kalktığında bu koruyucu tabaka kaybolur ve saniyeler içinde metalin metale sürtünmesi başlar. Bu durum, 'motorun yatak sarması' olarak tabir edilen, çok masraflı ve genellikle geri döndürülemez hasarlara yol açar. Bu büyük hasarı önlemenin tek yolu, sürtünmeye neden olan hareketi, yani motorun çalışmasını derhal durdurmaktır. Diğer seçenekler ise durumu daha da kötüleştirir; motor devrini yükseltmek, yağsız çalışan parçaların daha hızlı aşınmasına neden olarak hasarı katbekat artıracak en tehlikeli davranıştır. Motor devrini düşürmek hasarın ilerleme hızını yavaşlatsa da engellemez; motor çalıştığı sürece hasar oluşmaya devam edecektir. Aracı bu şekilde sürmeye devam etmek ise motorun tamamen kilitlenerek kullanılamaz hale gelmesini ve yolda tehlikeli bir duruma yol açmayı neredeyse garanti eder. Sürücünün, seyir halindeyken aracında ortaya çıkan ve güvenliği tehlikeye atan böylesi kritik bir arızayı fark ettiğinde, hem kendi can güvenliğini hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliğini sağlamak amacıyla aracı derhal güvenli bir şekilde durdurma yükümlülüğü vardır. Unutulmaması gereken pratik bir kural şudur: Gösterge panelindeki kırmızı renkli ikaz ışıkları, tıpkı trafik ışıkları gibidir; görüldüğü an durulması gerektiğini bildirir. Bu basit kural, hem hayat hem de motor kurtarır.
531Aşağıdakilerden hangisi motorda normal yanma olmamasının sebeplerindendir?
- A)Vantilatör kayışının sıkı olması
- B)Far ayarının bozulması
- C)Hava filtresinin kirli olması
- D)Fren balatalarının aşınması
Açıklama — Hava filtresinin kirli olması, motora yeterli miktarda temiz hava girmesini engeller ve bu durum, yakıtın tam olarak yanmamasına yol açar. Bu nedenle, kirli hava filtresi motorda normal yanma olmamasının sebeplerinden biridir. Vantilatör kayışının sıkı olması, far ayarının bozulması ve fren balatalarının aşınması ise motorun yanma süreciyle doğrudan ilgili değildir; bu parçalar farklı sistemlerin işleyişini etkiler. Araç bakımında hava filtresinin düzenli kontrol edilmesi ve temizlenmesi, motorun verimli çalışması için önemlidir. Unutmayın, temiz bir hava filtresi daha iyi bir yanma ve daha düşük yakıt tüketimi sağlar.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
532Aşağıdakilerden hangisi lastiklerin aşırı şişirilmesi sonucunda oluşabilir?
- A)Sürüş konforunun azalması
- B)Bijon somunlarının gevşemesi
- C)Jantın eğilmesi
- D)Fren hidroliğinin azalması
Açıklama — Lastiklerin aşırı şişirilmesi, yol yüzeyindeki darbelere karşı daha az esneklik sağlar ve bu da sürüş konforunun azalmasına neden olur. Jantın eğilmesi, genellikle fiziksel darbe veya çarpma sonucu oluşur, lastik basıncıyla doğrudan ilişkili değildir. Fren hidroliğinin azalması, fren sistemindeki sızıntılar veya bakım eksikliklerinden kaynaklanır, lastik basıncıyla bağlantılı değildir. Bijon somunlarının gevşemesi ise montaj hatası veya titreşimden kaynaklanabilir, lastik basıncıyla alakası yoktur. Lastik basıncı, aracın üretici tarafından belirtilen değerlerde tutulmalıdır; bu hem güvenlik hem de konfor için önemlidir. Hatırlatma: Lastik basıncını düzenli olarak kontrol edin ve üretici tavsiyelerine uyun.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
533Aşağıda bulunan sürücü özelliklerinden hangisi trafiği tehlikeye düşürebilecek niteliktedir?
- A)Yardımlaşan
- B)Saygılı
- C)Sabırlı
- D)Bencil
Açıklama — Bencil bir sürücü, trafikte diğer araçlara ve yayalara karşı duyarsız davranabilir, bu da kazalara ve tehlikeli durumlara yol açabilir. Yardımlaşan, sabırlı ve saygılı sürücüler ise trafikte uyum ve güvenliği artırır, çünkü bu özellikler diğer yol kullanıcılarına karşı anlayış ve dikkat gösterilmesini sağlar. Trafik güvenliği ilkeleri, sürücülerin empati ve işbirliği içinde hareket etmelerini önerir. Unutmayın, trafikteki her birey bir başkasının güvenliğinden sorumludur; bu yüzden bencil davranışlardan kaçının.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
534Aşağıda verilen kişilik özelliklerinden hangisi trafikte oluşabilecek riskleri azaltır?
- A)Öfkeli
- B)Saldırgan
- C)Bencil
- D)Saygılı
Açıklama — Trafikte saygılı olmak, diğer sürücülerin ve yayaların haklarına dikkat ederek güvenli bir ortam oluşturur. Saygılı bir sürücü, kurallara uyar, diğer yol kullanıcılarına karşı hoşgörülü davranır ve bu da riskleri azaltır. Öfkeli, saldırgan ve bencil davranışlar ise dikkatsizliğe ve kazalara yol açabilir. Trafik güvenliği ilkeleri, sürücülerin birbirine saygılı davranmasını ve empati kurmasını önerir. Hatırlatma: Trafikte saygı, güvenliğin anahtarıdır; her zaman diğer yol kullanıcılarını düşünün.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
535"Bir araç sürücünün sadece kendine değil diğer araç sürücülerine karşı da sorumlulukları vardır." Yukarıda belirtilen ifade doğrultusunda aşağıda verilenlerden hangisi sorumsuz davranış olarak değerlendirilmez?
- A)Yorgun araç kullanmak
- B)Hız sınırlarına dikkat etmek
- C)Takip mesafesi kurallarına uymamak
- D)Trafik işaret ve işaretçilerini önemsememek
Açıklama — Doğru cevap olan "Hız sınırlarına dikkat etmek," sürücünün hem kendi güvenliğini hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliğini sağlamak için önemlidir. Hız sınırlarına uymak, olası kazaların şiddetini azaltır ve trafik akışını düzenler. Diğer seçenekler ise sorumsuz davranışları temsil eder: Trafik işaretlerini önemsememek, diğer sürücüleri tehlikeye atabilir; takip mesafesine uymamak, ani fren durumlarında kazalara yol açabilir; yorgun araç kullanmak ise dikkat dağınıklığına neden olur. Trafik güvenliği ilkeleri, sürücülerin dikkatli ve kurallara uygun şekilde araç kullanmalarını gerektirir. Hatırlatma: Hız sınırlarına uymak, hem ceza almaktan kaçınmak hem de güvenli bir sürüş sağlamak için gereklidir.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
536"Trafikte seyreden bütün araçların bir düzen içerinde olması önemlidir. Bu noktada trafik işaret ve işaretçilerinin işlevlerini yerine getirebilecek kabileyette olması kazaların önüne geçmede büyük bir öneme sahiptir. " Yukarıda verilen bilgiler ışığında, trafik işaretleri ile ilgili olarak aşağıdaki davranışlardan hangilerinin yapılması yasaktır?
- A)Görülen eksikliklerin ilgili kuruluşlara bildirilerek giderilmesi
- B)Zarar veren sorumlunun zarar karşılıklarını ve masrafı ödemesi
- C)Görülmelerini engelleyecek şekilde araçların park edilmesi
- D)Sorumlu kuruluşların eskiyenleri yenisi ile değiştirmesi
Açıklama — Trafik işaretlerinin görülmesini engelleyecek şekilde araç park etmek, sürücülerin işaretleri fark etmesini zorlaştırarak kazalara yol açabilir. Bu nedenle, bu davranış yasaktır. Diğer seçenekler ise trafik işaretlerinin etkinliğini artırmaya yönelik olumlu eylemler içerir: Eskiyen işaretlerin yenilenmesi, eksikliklerin bildirilmesi ve zarar verenlerin masrafları karşılaması gibi. Trafik güvenliği açısından, işaretlerin net bir şekilde görülebilmesi hayati önem taşır. Pratik ipucu: Araç park ederken, etrafınızdaki trafik işaretlerinin görünürlüğünü kontrol edin ve engellemediğinizden emin olun.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
537Sürekli sol şeridi ihlal eden sürücüye uygulanacak ceza aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Sadece ceza puanı
- B)Para cezası ve ceza puanı
- C)Hafif hapis cezası
- D)Trafikten men cezası
Açıklama — Sürekli sol şeridi ihlal eden sürücülere para cezası ve ceza puanı uygulanır çünkü bu davranış, trafik akışını engelleyerek güvenliği tehlikeye atar. Hafif hapis cezası trafik ihlalleri için uygulanmaz, sadece daha ciddi suçlar için geçerlidir. Sadece ceza puanı verilmesi, ihlalin ciddiyetini yeterince yansıtmaz. Trafikten men cezası ise daha ağır ihlaller için düşünülür. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre, sol şerit sadece geçişler için kullanılmalıdır. Pratik ipucu: Sol şeridi sadece sollama yaparken kullan, ardından sağ şeride geç.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
538Hangi kişilik özelliğinin sürücülerde olması trafik ortamında riskli davranışı azaltır?
- A)Asabi
- B)Hoş görülü
- C)Öfkeli
- D)Stresli
Açıklama — Hoş görülü olmak, sürücülerin trafikte daha sabırlı ve anlayışlı davranmalarını sağlar, bu da riskli davranışları azaltır. Asabi, öfkeli ve stresli olmak ise sürücülerin ani ve tehlikeli kararlar almasına yol açabilir. Trafikte sabırlı ve anlayışlı olmak, diğer sürücülerin hatalarını tolere etmeyi ve daha güvenli bir sürüş ortamı yaratmayı sağlar. Hatırlatma: Trafikte sakin kalmak, güvenli sürüşün anahtarıdır.
İlk çıkış: 29 Ağustos 2026 · son: 29 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
539Resimde görülen ilk yardım uygulaması,aşağıdaki durumların hangisinde tercih edilmez?

- A)Kanaması durdurulamayan kazazede güç koşullarda bir yere taşınacaksa
- B)Uzuv kopması varsa
- C)Baskı noktalarına baskı uygulamak yeterliyse
- D)Çok sayıda kazazedenin bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruda görülen görsel, ilk yardımda 'turnike' ya da diğer adıyla 'boğucu sargı' olarak bilinen hayat kurtarıcı ancak riskli bir uygulamayı betimlemektedir. Görselde, bir kişinin kolundaki ciddi bir kanamayı durdurmak amacıyla, yaranın üst kısmına (kalbe daha yakın olan bölgeye) geniş bir bezin sarıldığını ve bu bezin içinden geçirilen bir çubuk yardımıyla döndürülerek sıkıştırıldığını görüyoruz. Bu işlemin amacı, uzvun çevresini tamamen sıkıştırarak o bölgedeki tüm kan damarlarından kan akışını kesmektir. Sorunun doğru cevabı olan 'Baskı noktalarına baskı uygulamak yeterliyse' seçeneği, kanama kontrolündeki temel hiyerarşiyi vurguladığı için doğrudur. İlk yardımda kanamayı durdurmak için izlenen bir sıra vardır: İlk olarak kanayan yerin üzerine temiz bir bezle doğrudan baskı yapılır, ardından kanayan uzuv kalp seviyesinden yukarı kaldırılır ve bu yöntemler yetersiz kalırsa, kanamayı besleyen ana damarın geçtiği baskı noktasına parmaklarla basınç uygulanır. Eğer bu daha basit ve uzva daha az zarar veren yöntemler kanamayı kontrol altına alıyorsa, doku ölümüne (kangren) yol açarak uzvun kaybedilmesine neden olabilecek turnike uygulamasına kesinlikle başvurulmaz. Dolayısıyla, baskı uygulamak yeterliyse turnike tercih edilmez. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; 'Uzuv kopması' durumu, turnikenin en net ve gerekli olduğu anlardan biridir. Çünkü kopan bir uzuvda ana atardamar hasar görmüştür ve fışkırır tarzda, hayatı tehdit eden bir kanama olur ki bunu baskıyla durdurmak neredeyse imkansızdır. 'Çok sayıda kazazedenin bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa' senaryosu da turnikeyi zorunlu kılabilir. Tek bir ilk yardımcı, kanaması olan bir yaralının başında sürekli baskı uygulayarak beklerse diğer acil durumdaki yaralılara müdahale edemez. Turnikeyi uygulayarak kanamayı kontrol altına alır ve diğer kazazedelerle ilgilenmek için zaman kazanır. 'Kanaması durdurulamayan kazazede güç koşullarda bir yere taşınacaksa' durumu da benzer şekilde turnike gerektirir. Yaralıyı engebeli bir arazide taşırken veya bir araçtan çıkarırken kanayan bölgeye sürekli ve etkili baskı uygulamak mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda kanamanın taşıma esnasında kontrol altında tutulması için turnike en güvenli yöntemdir. Bu sorunun temelindeki güvenlik ilkesi, ilk yardımın 'önce zarar verme' prensibidir. Turnike, hayatı kurtarmak için uzvu riske atan, son çare olarak başvurulan bir yöntemdir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Turnike, kanama kontrolünde son kaledir; eğer daha basit savunma yöntemleri olan doğrudan baskı veya baskı noktaları işe yarıyorsa, bu son kaleye sığınmaya gerek yoktur.
540Bu durumda nasıl davranmalıyız?

- A)Önce [mavi aracın] gitmesine izin vereceğim
- B)hiçbiri
- C)Kavşağı dikkatlice geçiyorum
- D)Polis memurundan gelecek talimat için kavşakta bekliyorum
Açıklama — Değerli sürücü adayım, bu görseldeki durumu doğru analiz etmek, trafikteki işaretler hiyerarşisini anlamayı gerektirir. Görselde, bir sürücü olarak trafik polisinin, trafik ışıklarının ve trafik levhasının bulunduğu kontrollü bir kavşağa yaklaşıyoruz. Kavşağın ortasında duran trafik polisi, kollarını iki yana açmış ve bize yanını dönmüş durumdadır. Aynı zamanda sağ tarafımızda kırmızı ışık yanmakta ve bir 'Yol Ver' levhası bulunmaktadır. Bu durumda doğru davranış, 'Kavşağı dikkatlice geçiyorum' seçeneğidir. Bunun temel sebebi, trafikteki işaret ve kurallar arasındaki öncelik sıralamasıdır. Bu hiyerarşinin en tepesinde trafik görevlisinin işaretleri yer alır. Bir trafik polisinin verdiği talimat, trafik ışıklarının, levhaların ve diğer tüm yol kurallarının üzerindedir; onları geçersiz kılar. Polis memurunun kollarının veya omuzlarının baktığı yöndeki araçlar için bu duruş 'Geç' anlamına gelir. Bizim bulunduğumuz istikamete polisin yanı dönük olduğu için geçiş hakkı bizdedir. Bu nedenle, yanan kırmızı ışığın veya 'Yol Ver' levhasının bu durumda hiçbir geçerliliği kalmamıştır ve dikkate alınmazlar. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; 'Polis memurundan gelecek talimat için kavşakta bekliyorum' seçeneği yanlıştır, çünkü polis memurunun mevcut duruşu zaten 'Geç' talimatıdır. Yeni bir komut beklemek hem gereksizdir hem de trafiği aksatır. 'Önce mavi aracın gitmesine izin vereceğim' seçeneği de hatalıdır. Trafik polisinin ön ve arka cephesinin baktığı yönlerdeki trafiğin durması gerekir. Mavi araç, polisin ön veya arka cephesine bakan bir konumda olduğundan durmak zorundadır ve geçiş hakkı bize aittir. Ona yol vermek, trafik görevlisinin talimatına uymamak anlamına gelir. 'Hiçbiri' seçeneği ise doğru bir cevap varken elenmektedir. Unutulmamalıdır ki, 'dikkatlice geçmek' ifadesi, polisin verdiği geçiş hakkına rağmen sürücünün kavşak içindeki yaya ve diğer araçlara karşı tetikte olma sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Her zaman kontrollü ve güvenli bir geçiş yapılmalıdır. Özetle, bir kavşakta trafik polisi varsa, diğer tüm ışıklı ve ışıksız işaretler geçersiz sayılır ve sadece polisin talimatlarına uyulur.
541Şekildeki trafik işaretinin anlamı nedir?

- A)Taşıt trafiğine kapalı yol
- B)Taşıt giremez
- C)Motosiklet hariç motorlu taşıt trafiğine kapalı yol
- D)Motosiklet giremez
Açıklama — Merhaba sürücü adayı. Görseldeki levha, kenarları kırmızı, ortası beyaz olan yuvarlak bir trafik tanzim işaretidir ve merkezinde siyah bir otomobil figürü bulunur. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre bu işaretin resmi anlamı 'Motosiklet Hariç Motorlu Taşıt Trafiğine Kapalı Yol'dur. Bu, söz konusu yola otomobil, kamyon, otobüs gibi motorlu taşıtların girişinin yasak olduğu, ancak iki tekerlekli motosikletlerin bu yasaktan muaf tutulduğu ve yola girebileceği anlamına gelir. Şimdi diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu açıklayalım. A seçeneğinde belirtilen 'Taşıt giremez' levhası, içi tamamen beyaz olan kırmızı çerçeveli yuvarlak bir levhadır ve motosikletler de dahil olmak üzere tüm motorlu ve motorsuz taşıtların girişini yasaklar; dolayısıyla hem şekli hem de anlamı farklıdır. C seçeneğindeki 'Motosiklet giremez' ifadesi ise açıkça yanlıştır, çünkü bu levha tam tersi bir durum bildirerek motosikletlerin girişine izin verir. Motosiklet girişini yasaklayan bir levhada otomobil yerine motosiklet figürü yer alırdı. D seçeneğindeki 'Taşıt trafiğine kapalı yol' ifadesi de yanıltıcıdır çünkü bu levhanın en belirleyici özelliği olan motosiklet istisnasını belirtmediği için eksik kalmaktadır. Bu işaret, belirli bir taşıt grubunu yasaklarken diğerine izin veren özel bir durumu tanımlar. Unutulmamalıdır ki, trafik tanzim işaretleri sürücülere bir yasaklama veya zorunluluk bildirir ve bunlara uymak esastır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, levhadaki otomobil figürünün, kendisi gibi motorlu taşıtların girişini yasakladığını ancak motosikleti bu yasağın dışında tuttuğunu düşünebilirsiniz.
542Aksine bir işaret yoksa yerleşim yeri dışındaki bölünmüş kara yolunda, şekildeki 1 numaralı aracın azami (en yüksek) hızı saatte kaç kilometredir?

- A)110
- B)50
- C)70
- D)90
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu doğru anlamak için önce görseli ve sorudaki kilit bilgileri dikkatle analiz edelim. Görselde, gidiş ve geliş yönleri birbirinden fiziksel bir ayırıcı (refüj) ile ayrılmış, çok şeritli bir bölünmüş kara yolu görüyoruz. Yolun etrafındaki ağaçlar ve doğal ortam, buranın bir yerleşim yeri dışı olduğunu açıkça belli ediyor. Soru, bu yolda seyreden 1 numaralı aracın, yani bir otobüsün, aksine bir trafik işareti olmadığında yapabileceği azami hızı sormaktadır. Doğru cevap olan 90 km/s'nin gerekçesi şudur: Karayolları Trafik Yönetmeliği, araçların hız sınırlarını aracın cinsi, yolun yapısı ve bulunduğu konuma (yerleşim yeri içi/dışı) göre belirler. Bu kurallara göre, otobüs olarak tanımlanan araçların yerleşim yeri dışındaki bölünmüş kara yollarında yasal olarak ulaşabilecekleri en yüksek hız saatte 90 kilometredir. Soruda belirtilen tüm koşullar (araç cinsi: otobüs, yol tipi: bölünmüş kara yolu, konum: yerleşim yeri dışı) bu kural ile birebir örtüşmektedir. Şimdi diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakalım. 50 km/s, araç cinsi ne olursa olsun, aksine bir levha bulunmadıkça tüm araçlar için yerleşim yeri içindeki genel hız sınırıdır; sorumuz yerleşim yeri dışını sorduğu için bu seçenek elenir. 70 km/s seçeneği ise yanlıştır çünkü bu hız sınırı, sorudaki yol ve araç tipi için geçerli değildir. Kamyon veya çekici gibi araçlar için dahi bu yoldaki (yerleşim yeri dışı bölünmüş yol) hız sınırı 85 km/s'dir, 70 değil. 110 km/s ise adayların en sık düştüğü çeldiricidir; bu hız, aynı yolda otomobillerin (görseldeki 3 ve 4 numaralı araçlar gibi) yapabileceği azami hızdır. Ancak otobüsler, yolcu taşıdıkları ve daha büyük kütleli oldukları için güvenlik gerekçesiyle otomobillerden daha düşük bir hız limitine tabidir. Bu sorunun temelindeki en önemli trafik kuralı, hız sınırlarının evrensel olmadığı, aracın cinsine ve yolun standardına göre değişkenlik gösterdiğidir. Güvenli sürüş için kendi aracınızın yasal hız limitlerini tüm yol tiplerine göre bilmeniz hayati önem taşır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, yerleşim yeri dışındaki bölünmüş yollarda otobüslerin hız sınırının otomobillerden genellikle 20 km/s daha düşük olduğunu hatırlayabilirsiniz; otomobil 110 km/s, otobüs 90 km/s.
543Şekle göre, 1 numaralı aracın sürücüsü aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır?

- A)Öndeki aracın geç işaretine uymalı
- B)Öndeki araca takip mesafesinden daha fazla yaklaşmalı
- C)Takip mesafesine uyarak bulunduğu şeridi izlemeli
- D)Hızını artırarak öndeki aracı geçmeli
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soru trafikte güvenliğin temelini oluşturan önemli bir senaryoyu ele almaktadır. Görselde, iki aracın tek şeritli ve gidiş-gelişli bir yolda ilerlediğini, yolun sola doğru keskin bir viraja girdiğini görüyoruz. Bu durum, yolun sağ kenarında bulunan ve sola doğru oklar içeren 'Tehlikeli Viraj Yön Levhası' ile de doğrulanmaktadır. Ancak en belirleyici unsur, iki trafik yönünü ayıran yol çizgisinin devamlı, yani 'düz çizgi' olmasıdır. Bu görsel unsurlar bir araya geldiğinde, sürücünün yapması gereken tek güvenli ve yasal davranış, doğru cevap olan 'Takip mesafesine uyarak bulunduğu şeridi izlemeli' seçeneğidir. Sürücü, hem yaklaşan tehlikeli viraj hem de yoldaki düz çizginin belirttiği üzere şerit değiştirmenin veya sollama yapmanın kesinlikle yasak ve tehlikeli olduğunu bilmelidir. Bu nedenle, önündeki araçla arasında güvenli bir duruş sağlayacak kadar mesafe bırakarak (takip mesafesi) kendi şeridinde seyrine devam etmelidir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; takip mesafesinden daha fazla yaklaşmak, öndeki aracın ani bir fren yapması durumunda arkadan çarpma riskini doğuran temel bir güvenlik ihlalidir. Hızını artırarak öndeki aracı geçmeye çalışmak ise iki temel kuralı çiğnemek anlamına gelir: Birincisi, yoldaki devamlı çizgi sollama yasağını ifade eder ve bu bir trafik suçudur. İkincisi, görüşün tamamen kapalı olduğu tehlikeli bir virajda sollama yapmak, karşı yönden gelen bir araçla kafa kafaya çarpışma gibi en ölümcül kaza türlerinden birine davetiye çıkarmaktır. Öndeki aracın geç işaretine uymak da büyük bir hatadır, çünkü sollama kararının ve sorumluluğunun tamamı sollama yapacak olan sürücüye aittir. Yol ve trafik işaretlerinin belirlediği kurallar, başka bir sürücünün işaretinden daima üstündür ve yasal olarak bağlayıcıdır. İlgili temel trafik kuralı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen 'Geçmenin Yasak Olduğu Yerler' ilkesidir. Bu ilkeye göre, görüş yetersizliği olan tepe üstleri ve virajlar gibi yerlerde ve yolun ortasındaki çizginin devamlı olduğu kesimlerde öndeki aracı geçmek yasaktır. Ayrıca, 'Takip Mesafesi' kuralı da daima geçerlidir; sürücüler, genel bir kural olarak, önlerindeki araçla aralarında hızlarının kilometre cinsinden değerinin en az yarısı kadar metre mesafe bırakmalıdır. Pratik bir yöntem olarak, uluslararası geçerliliği olan 'iki saniye' kuralı da kullanılabilir; bu kural, öndeki aracın geçtiği bir noktadan sizin de en az iki saniye sonra geçmeniz gerektiğini belirtir, ancak bunun mevzuatta yer alan resmi bir tanım değil, pratik bir güvenlik tavsiyesi olduğu unutulmamalıdır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu unutmayın: 'Düz çizgi, duvar gibidir; viraj ise kör noktadır.' Güvenli sürüş, kurallara uymayı ve sabırlı olmayı gerektirir.
544Şekildeki taşıt yolu üzerine çizilen yatay işaretlemeye göre araç sürücüsü nasıl davranmalıdır?

- A)Öndeki araçla arasında 50 metre mesafe bırakmalı
- B)Azami (en fazla) 50 km/saat hızla gitmeli
- C)50 metre sonra durmalı
- D)Asgari (en az) 50 km/saat hızla gitmeli
Açıklama — Sevgili sürücü adayı, bu soruda gördüğümüz görselde, bir taşıt yolunun üzerine beyaz renkle büyük bir '50' sayısının yazıldığı bir yatay yol işaretlemesi bulunmaktadır. Bu işaretleme, sürücüler için hayati bir bilgi taşır. Doğru davranış, azami, yani en fazla saatte 50 kilometre hızla gitmektir. Çünkü Karayolları Trafik Yönetmeliği uyarınca, yol yüzeyine çizilen bu tür sayılar, o yol kesimi için belirlenmiş olan en yüksek hız limitini ifade eder. Bu işaretler, sürücülerin hızlarını güvenli bir seviyeye indirmeleri gereken okul önleri, yerleşim yeri girişleri, keskin virajlar veya yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde dikey hız limiti levhalarını desteklemek veya tekrar hatırlatmak amacıyla kullanılır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; '50 metre mesafe bırakmak' ifadesi yanlıştır çünkü bu işaretleme takip mesafesini göstermez; takip mesafesi genellikle 'iki saniye kuralı' ile ayarlanır. '50 metre sonra durmak' seçeneği de hatalıdır; zira durma gerekliliği, yola çizilen 'DUR' yazısı, dur çizgisi ve sekizgen kırmızı DUR levhası ile belirtilir. 'Asgari (en az) 50 km/saat hızla gitmek' ifadesi de yanlıştır. Asgari hız limitleri, trafiğin akışını yavaşlatmamak için konulur ve genellikle mavi renkli yuvarlak levhalarla gösterilir; yol üzerindeki bu beyaz sayı ise daima üst sınırı, yani azami hızı belirtir. Unutulmaması gereken temel güvenlik ilkesi, sürücülerin tüm trafik işaret ve işaretlemelerine uymakla yükümlü olduğudur. Bu yatay işaretlemeler de dikey levhalar kadar bağlayıcıdır ve trafik güvenliğini sağlamayı amaçlar. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu hatırlayabilirsiniz: Asfalttaki sayı, hızınızın tavanıdır; o sayıyı geçmek tehlikeli ve yasaktır.
545Şekildeki kontrolsüz kavşakta ilk geçiş hakkını hangi numaralı araç kullanmalıdır?

- A)4
- B)1
- C)2
- D)3
Açıklama — Görseldeki kavşak, herhangi bir trafik ışığı, levhası veya görevlisi bulunmadığı için bir kontrolsüz kavşaktır. Kontrolsüz kavşaklarda geçiş hakkı sıralaması, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen belirli kurallara göre yapılır. Bu kurallardan ilki, dönüş yapan sürücülerin, düz gitmekte olan sürücülere yol vermesi gerektiğidir. Bu ilkeye göre, sola dönüş yapmak isteyen 2 numaralı kamyonet ve 3 numaralı motosiklet, düz giden 1 ve 4 numaralı araçların geçişini beklemek zorundadır. Bu durum, ilk geçiş hakkının 1 veya 4 numaralı araçlardan birine ait olduğunu gösterir. Kalan iki araç arasında önceliği belirlemek için ise kontrolsüz kavşakların temel kuralı olan 'sağdaki araca yol verme' kuralı uygulanır. Bu kurala göre, her sürücü kendi sağından yaklaşan araca geçiş hakkı tanımalıdır. 4 numaralı aracın sağında 1 numaralı araç bulunduğundan, 4 numaralı araç sürücüsü 1 numaralı araca yol vermekle yükümlüdür. Sonuç olarak, tüm kurallar bir arada değerlendirildiğinde, kavşaktaki ilk geçiş hakkı 1 numaralı otomobile aittir. Diğer araçlar ise bu kural hiyerarşisine göre beklemek durumundadır; 2 ve 3 numaralı araçlar hem dönüş yaptıkları için hem de sağ kuralı gereği, 4 numaralı araç ise sağından gelen 1 numaralı araca yol verme zorunluluğu nedeniyle ilk geçiş hakkına sahip değildir.
546Şekildeki kavşakta sola dönüş yapacak olan 2 numaralı araç sürücüsü nasıl davranmalıdır?

- A)Karşıya geçen yayaya yol vermeli
- B)Hızını azaltmadan kavşağa girmeli
- C)İlk geçiş hakkını kendisi kullanmalı
- D)Dar bir kavisle dönmeli
Açıklama — Bu soruda sola dönüş yapacak olan 2 numaralı araç sürücüsünün uyması gereken en temel kural, yaya geçidindeki yayaya yol verme zorunluluğudur. Görselde, sürücünün dönüş yapacağı yolun başında bir yaya bulunmaktadır ve Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, sürücüler trafik görevlisi veya ışıklı işaret bulunmayan yaya geçitlerinde, geçmekte olan veya geçmek üzere olan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermekle yükümlüdür. Yaya zaten geçidi kullanmaya başladığı için, 2 numaralı sürücünün kesinlikle durup yayanın geçişini güvenle tamamlamasını beklemesi gerekir. Bu durum, doğru cevabın 'Karşıya geçen yayaya yol vermeli' olmasının temel gerekçesidir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakıldığında; sola dönüşler trafiği tehlikeye atmamak ve doğru şeride girmek için daima geniş bir kavisle yapıldığından 'dar bir kavisle dönmeli' ifadesi hatalıdır. Kavşaklara, özellikle de 'Yol Ver' levhasının bulunduğu bir yerden yaklaşırken hız azaltmak bir güvenlik zorunluluğudur, bu yüzden 'hızını azaltmadan kavşağa girmeli' seçeneği son derece tehlikelidir. Son olarak, 'ilk geçiş hakkını kendisi kullanmalı' seçeneği de yanlıştır, çünkü yaya geçidindeki yayanın bu durumda mutlak geçiş üstünlüğü bulunmaktadır ve sürücünün bu üstünlüğe uyması gerekir. Trafikte yaya güvenliği her zaman en yüksek önceliklerden biridir.
547Motoru çalıştırırken uzun süreli marş yapılması aküye ve marş motoruna zarar verir. Buna göre, marş durumunda marş motoru dönmüyorsa sorun aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmış olabilir?
- A)Hava filtresinin kirlenmesinden
- B)Akü kutup başlarının sıkı olmasından
- C)Akünün boşalmasından
- D)Akünün tam şarjlı olmasından
Açıklama — Motoru çalıştırırken marş motorunun dönmemesi, genellikle akünün boşalmasından kaynaklanır çünkü akü, marş motoruna gerekli elektrik enerjisini sağlar. Eğer akü boşalmışsa, marş motoru çalışamaz. Diğer seçeneklere gelince, akünün tam şarjlı olması marş motorunun çalışmasını engellemez, aksine destekler. Hava filtresinin kirlenmesi motorun çalışmasını etkileyebilir ama marş motorunun dönmesini doğrudan etkilemez. Akü kutup başlarının sıkı olması ise elektrik iletiminin sağlıklı olmasını sağlar, bu nedenle bir sorun yaratmaz. Pratik ipucu: Aracınızı çalıştırmadan önce farları açarak akünün gücünü kontrol edebilirsiniz; farlar zayıf yanıyorsa aküde sorun olabilir.
İlk çıkış: 30 Ağustos 2026 · son: 30 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
548Araçlarda hangisinin bulunması, olası bir kaza anında ölüm ve yaralanma riskini azaltır?
- A)Merkezi kilit
- B)Alarm
- C)Hava yastığı
- D)Hız sabitleyici
Açıklama — Hava yastığı, kaza anında sürücü ve yolcuların baş ve göğüs bölgelerini koruyarak ölüm ve yaralanma riskini azaltır. Alarm, merkezi kilit ve hız sabitleyici ise güvenlik veya konfor sağlayan özelliklerdir, ancak doğrudan kaza anında koruma sağlamazlar. Hava yastıkları, emniyet kemeri ile birlikte kullanıldığında en etkili korumayı sağlar. Hatırlatma: Araçta emniyet kemeri takmak, hava yastığının etkinliğini artırır ve yasal bir zorunluluktur.
İlk çıkış: 30 Ağustos 2026 · son: 30 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
549Aracın kontak anahtarı motoru çalıştırmayacak şekilde açıldığında, gösterge panelinde bulunan şekildeki akü şarj ikaz ışığının yanması gerekir. Yanmıyorsa, arıza aşağıdakilerden hangisinde olabilir?

- A)Akü şarj ikaz ışığının ampülünde
- B)Marş motorunda
- C)Soğutma fanında
- D)Motor devir göstergesinde
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu sorunun mantığını en anlaşılır şekilde açıklayalım. Gösterge panelinde gördüğünüz, artı ve eksi kutupları olan dikdörtgen şeklindeki sembol, akü şarj ikaz ışığıdır. Sorunun temelinde, modern araçların sahip olduğu bir öz-kontrol mekanizması yatar. Kontak anahtarını motoru çalıştırmadan bir önceki kademeye, yani 'ON' konumuna getirdiğinizde, aracın elektrik sistemi, akü, yağ basıncı ve motor arızası gibi hayati önem taşıyan tüm ikaz ışıklarını kısa bir süreliğine yakar. Bu işlem, bir nevi ampul kontrolüdür ve aracın sürücüye 'Tüm uyarı sistemlerim çalışıyor, bir sorun olursa seni haberdar edebilirim' deme şeklidir. Soru, bu ışığın bu ilk kontrol anında dahi hiç yanmadığı durumu ele almaktadır. Eğer aracın şarj sisteminde (örneğin alternatörde) bir arıza olsaydı, bu ışık genellikle motor çalıştıktan sonra sönmeyerek veya sürüş esnasında yanarak sizi uyarırdı. Ancak ışığın en başta, kontrol anında dahi hiç yanmaması, sorunun uyarı sisteminin kendisinde olduğunu gösterir. Bu durumda akla gelmesi gereken ilk ve en basit olasılık, uyarıyı size göstermekle görevli olan ampulün kendisinin patlamış veya arızalanmış olmasıdır. Bu nedenle doğru cevap, akü şarj ikaz ışığının ampülünde bir arıza olabileceğidir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; soğutma fanı motorun sıcaklık kontrolüyle ilgilidir ve arızası genellikle hararet göstergesi veya ayrı bir hararet ikaz ışığı ile belirtilir, akü ışığının yanmasını etkilemez. Motor devir göstergesi, motorun dönüş hızını bildiren bağımsız bir göstergedir ve akü şarj uyarı devresiyle doğrudan bir bağlantısı yoktur. Marş motoru ise motoru ilk harekete geçiren parçadır ve görevi, ikaz ışıklarının kontrol edildiği bu aşamadan sonra başlar, dolayısıyla ışığın yanıp yanmamasını etkilemez. Bu durumun altında yatan güvenlik prensibi, sürücünün aracını trafiğe çıkarmadan önce temel sistemlerin çalışır durumda olduğundan emin olmasıdır. Karayolları Trafik Yönetmeliği, araçların trafikte tehlike yaratmayacak şekilde teknik olarak kusursuz olmasını gerektirir. Çalışmayan bir ikaz ışığı, potansiyel bir tehlikedir; çünkü şarj sisteminiz seyir halindeyken bozulursa, patlak bir ampul yüzünden bu kritik uyarıyı alamazsınız ve aracınız trafikte aniden durarak hem sizin hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliğini riske atabilir. Akılda kalıcı olması için şöyle düşünebilirsiniz: Gösterge panelindeki ışıklar, aracınızın sizinle konuşma dilidir. Kontak açıldığında hepsi birden yanarak adeta 'Biz görev başındayız!' diye selam verir. Eğer biri bu ilk selamlamada sessiz kalıyorsa, bu durum o göreve gelemediğini, yani kendisinde bir sorun olduğunu gösterir.
550Aşağıdakilerden hangisi, motorun soğutma sisteminde donmayı önlemenin yanı sıra soğutma sıvısının geçtiği yerlerde korozyonu, paslanmayı ve kireç oluşumunu da engelleyerek parçaların ömrünü artırır?
- A)Antifriz
- B)Yağ
- C)Asit
- D)Saf su
Açıklama — Antifriz, motorun soğutma sisteminde donmayı önlemenin yanı sıra, soğutma sıvısının geçtiği yerlerde korozyon, paslanma ve kireç oluşumunu engelleyerek parçaların ömrünü artırır. Yağ, motor parçalarının sürtünmesini azaltır ama soğutma sisteminde kullanılmaz. Asit, kimyasal olarak zararlı olup soğutma sistemine zarar verebilir. Saf su ise donma ve korozyona karşı koruma sağlamaz. Araç bakımında, antifrizin düzenli kontrolü ve uygun karışım oranında kullanılması önemlidir. Unutmayın: Antifriz sadece kışın değil, yıl boyunca kullanılmalıdır.
İlk çıkış: 30 Ağustos 2026 · son: 30 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu