76-100. sorular ve açıklamaları
76Şekildeki ışıklı trafik işaret cihazında, kırmızı ışık ve yeşil oklu ışık birlikte yanmaktadır. Bu durum sürücülere aşağıdakilerden hangisini bildirir?

- A)Sadece sola dönülebileceğini
- B)Düz gidilebileceğini
- C)Sadece sağa dönülebileceğini
- D)Yolun tüm yönlere açık olduğunu
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruda karşılaştığımız trafik ışığı düzenlemesi, kavşaklarda trafiği daha akıcı ve güvenli hale getirmek için kullanılan önemli bir uygulamadır. Görselde, ana trafik lambasında kırmızı ışığın yandığını, aynı anda onun yanında bulunan ve sağa yönü gösteren oklu ışığın ise yeşil yandığını görüyoruz. Bu durum sürücülere, doğru cevapta belirtildiği gibi, sadece sağa dönülebileceğini bildirir. Çünkü ana kırmızı ışık, temel olarak "dur" komutunu verir. Bu, düz gidecek veya sola dönecek sürücülerin mutlaka durması gerektiği anlamına gelir. Ancak, aynı anda yanan yeşil oklu ışık, bu genel durma kuralına bir istisna getirir ve sadece okun gösterdiği yöne, yani sağa, dönüş yapacak sürücülere kontrollü bir geçiş hakkı tanır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; 'Düz gidilebileceğini' ifadesi yanlıştır, çünkü ana kırmızı ışık tam olarak düz gidişi yasaklar. 'Sadece sola dönülebileceğini' seçeneği de hatalıdır, zira yeşil ok açıkça sağ yönü işaret etmektedir, solu değil. 'Yolun tüm yönlere açık olduğunu' belirten seçenek ise tamamen yanlıştır; kırmızı ışık yolun büyük bir kısmını kapatırken, sadece tek bir yöne şartlı geçiş izni verilmektedir. Bu durum, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde ışıklı işaretlerle ilgili belirtilen hükümlere dayanmaktadır. Bu kurala göre, kırmızı ışıkla birlikte yanan yeşil oklu ışık, sürücülerin okun gösterdiği yöne, yayalara ve diğer araçlara yol vererek dikkatle dönüş yapabileceğini bildirir. Bu geçiş hakkı mutlak bir öncelik sağlamaz; sürücüler bu dönüşü yaparken, dönüş yaptıkları yolda bulunan ve kendilerine yeşil ışık yanan yayaların geçişini engellememekle yükümlüdürler. Yani, her zaman dikkatli ve kontrollü bir dönüş yapılmalıdır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Ana kırmızı ışık patron gibidir ve 'DUR' der, ama yeşil ok bir istisnadır ve sadece kendi gösterdiği yöne 'Geçebilirsin, ama dikkatli ol!' mesajını verir.
77Geceleri ışıkların kullanılması ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
- A)Karşılaşmalarda ışıkları söndürmek
- B)Dönüş ışıklarını geç anlamında kullanmak
- C)Aydınlatılmamış tünellerde uzağı gösteren ışıkları yakmak
- D)Park veya sis ışıkları ile seyretmek
Açıklama — Aydınlatılmamış tünellerde uzağı gösteren ışıkları yakmak, sürücünün önünü daha iyi görmesini sağlayarak güvenli sürüşü destekler. Bu, özellikle tünel gibi karanlık alanlarda görüş mesafesini artırarak kazaları önler. Karşılaşmalarda ışıkları söndürmek, diğer sürücülerin sizi fark etmesini zorlaştırır ve tehlikelidir. Park veya sis ışıkları ile seyretmek, yetersiz aydınlatma sağladığı için gece sürüşü için uygun değildir. Dönüş ışıklarını geç anlamında kullanmak ise, diğer sürücüleri yanıltabilir ve kazalara yol açabilir. Hatırlatma: Tünellere girerken ve çıkarken farlarınızı kontrol edin, karanlık alanlarda uzun farları kullanmayı unutmayın.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
78Şekildeki trafik işareti aşağıdakilerden hangisini bildirir?

- A)70 metreden sonra yolun daralacağını
- B)70 metreden sonra park alanı olduğunu
- C)Saatteki hızın 70 kilometreyi geçmeyeceğini
- D)Takip mesafesinin 70 metreden az olmayacağını
Açıklama — Görselde yer alan trafik işareti, kırmızı çemberli ve beyaz zeminli yapısıyla bir trafik tanzim işaretidir ve sürücülere uymaları gereken bir kısıtlama veya yasağı bildirir. İşaretin içinde art arda giden iki otomobil silüeti ve bu silüetlerin arasında '70 m' yazısı bulunmaktadır. Bu kompozisyon, sürücülerin öndeki araçla aralarında bırakmaları gereken en az mesafenin, yani asgari takip mesafesinin 70 metre olması gerektiğini emreder. Levhadaki iki araç figürü 'takip' eylemini, aralarındaki '70 m' ibaresi ise bu eylem sırasındaki minimum mesafeyi sembolize eder. Bu kurala uymak, özellikle ani fren durumlarında zincirleme kazaları önlemek için hayati önem taşır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakacak olursak; yolda bir daralma olacağını bildiren levha, bir tehlike uyarı işareti olduğu için kırmızı çerçeveli bir üçgen şeklindedir. Park alanını gösteren işaretler ise sürücüleri bilgilendirme amacı taşıdığından genellikle mavi zeminli, kare veya dikdörtgen şekildedir ve üzerinde büyük bir 'P' harfi bulunur. Saatteki hızın 70 kilometreyi geçmeyeceğini bildiren azami hız sınırı levhası da kırmızı çemberlidir, ancak içinde araç figürleri yerine sadece '70' rakamı yazar. Sorumuzdaki levhada rakamın yanında 'm' harfinin, yani 'metre' biriminin bulunması, bunun bir hız değil, bir mesafe kısıtlaması olduğunu net bir şekilde ayırt etmemizi sağlar. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen genel takip mesafesi kuralı, aracın saatteki hızının en az yarısı kadar metre olmasıdır; halk arasında yaygın olarak bilinen '2 saniye kuralı' ise bu mesafeyi kontrol etmek için kullanılan pratik bir yöntemdir ve yönetmelikte bu şekilde yer almaz. Bu özel işaret, genel takip mesafesi kuralını geçersiz kılmaz; aksine otoyol, tünel, köprü girişi gibi özel risk taşıyan bölgelerde, hız ne olursa olsun uyulması gereken sabit bir asgari alt sınır belirleyerek genel kuralın üzerine ek bir güvenlik tedbiri koyar. Akılda kalıcı bir ipucu olarak, levhadaki iki arabadan arkadakinin siz, öndekinin de takip ettiğiniz araç olduğunu ve aranızdaki '70 m' yazısının size 'Araya en az bu kadar metre mesafe koy!' dediğini düşünebilirsiniz.
79Şekildeki trafik işareti aşağıdakilerden hangisini bildirir?

- A)Dönel kavşağa yaklaşıldığını
- B)Kontrolsüz kavşağa yaklaşıldığını
- C)Demir yolu geçidine yaklaşıldığını
- D)Ana yol - tali yol kavşağına yaklaşıldığını
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu ve levhayı doğru anlamak, trafikteki en temel güvenlik kurallarından birini kavramak demektir. Görselde, kenarları kırmızı, zemini beyaz olan üçgen bir tehlike uyarı işareti görüyoruz. Levhanın merkezinde ise eşit kalınlıkta iki çizginin kesişmesiyle oluşturulmuş siyah bir çarpı (X) sembolü yer alıyor. Bu levha, 'Kontrolsüz Kavşak' uyarı işareti olarak tanımlanır ve sürücüye, ileride trafik ışığı, trafik polisi veya herhangi bir 'Dur' ya da 'Yol Ver' levhası ile geçiş önceliğinin düzenlenmediği bir kavşağa yaklaştığını bildirir. Bu nedenle doğru cevap, kontrolsüz kavşağa yaklaşıldığını belirten ifadedir. Bu tür kavşaklarda geçiş üstünlüğü, genel trafik kurallarına göre belirlenir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; 'Dönel kavşağa yaklaşıldığını' bildiren levhanın içinde birbirini takip eden dairesel oklar bulunur, görseldekiyle ilgisi yoktur. 'Demir yolu geçidine yaklaşıldığını' bildiren levhalar ise, bariyerli veya bariyersiz olmasına göre içinde çit ya da tren figürü barındırır. En çok karıştırılan 'Ana yol - tali yol kavşağına yaklaşıldığını' bildiren levhada ise, ana yol kalın bir çizgiyle, tali yol ise ona bağlanan ince bir çizgiyle gösterilir; bu da ana yoldaki sürücünün geçiş üstünlüğüne sahip olduğunu belirtir. Oysa sorudaki levhada kolların eşit kalınlıkta olması, kavşağı oluşturan yolların eşdeğer olduğunu ve özel bir geçiş üstünlüğü olmadığını vurgular. Bu levhayı gördüğünüzde uygulamanız gereken en önemli trafik kuralı şudur: Kontrolsüz kavşağa yaklaşırken hızınızı azaltmalı ve geçiş hakkını sağınızdan gelen araca vermelisiniz. Bu, 'sağdan gelenin geçiş önceliği vardır' kuralıdır ve kazaları önlemek için hayati önem taşır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Levhadaki çarpı işareti, yolların eşit güçte olduğunu ve kimsenin özel bir üstünlüğü olmadığını simgeler. Bu eşitlik durumunda, kural her zaman sağdakine öncelik tanır. Kısacası, 'Çarpıyı görünce, sağını kolla!'
80Taşıt yolu veya park alanında, kaplama üzerine çizilen şekildeki sembolün anlamı nedir?

- A)Özürlü sürücüler için parkyeri
- B)Özürlü sürücüler çıkabilir
- C)Özürlü taşıtı giremez
- D)Özürlü sürücü yolu
Açıklama — Görselde yer alan ve tekerlekli sandalyedeki bir insan figürünü gösteren sembol, uluslararası erişilebilirlik sembolüdür. Bu sembol, bir taşıt yolu veya otopark zeminine çizildiğinde, o alanın engelli sürücülere tahsis edilmiş bir park yeri olduğunu belirtir. Karayolları Trafik Yönetmeliği uyarınca, bu işaretle belirlenmiş park yerleri, yalnızca geçerli bir engelli park kartı veya plakası bulunan araçların kullanımına ayrılmıştır. Bu alanlar, tekerlekli sandalye gibi yardımcı cihazların araçtan kolayca indirilip bindirilmesini sağlamak ve engelli bireylerin gidecekleri yere daha kolay ulaşabilmesi için genellikle daha geniş tasarlanır ve bina girişlerine daha yakın konumlandırılır. Diğer seçenekler ise yanlıştır. 'Özürlü sürücüler çıkabilir' ifadesi doğru değildir, çünkü bu sembol bir hareket yönünü veya çıkış noktasını değil, sabit bir park alanını işaret eder. 'Özürlü taşıtı giremez' seçeneği, sembolün anlamının tam tersidir; bu bir yasaklama değil, belirli sürücülere bir hak ve alan tahsis etme işaretidir. Trafikte yasaklamalar genellikle kırmızı daireli levhalarla belirtilir. 'Özürlü sürücü yolu' ifadesi de yanlıştır, çünkü bu sembol sürülecek bir yolu veya şeridi değil, tek bir park noktasını tanımlar. Bu kuralın temel amacı, tahsis edilmiş bu alanlara saygı gösterilmesini sağlamaktır. Yetkisiz bir şekilde bu alana park etmek, hem trafik kanununa göre cezai işlem gerektiren bir ihlaldir hem de hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin bu alanları kullanma hakkını engellemektir.
81Şekildeki kara yolu bölümünde, yan yana çizilmiş kesik ve devamlı yol çizgileri sürücülere aşağıdakilerden hangisini bildirir?

- A)Çift yönlü yoldan tek yönlü yola girileceğini
- B)Her iki yönde seyreden araçların bölünmüş yola gireceğini
- C)Her iki yönde seyreden araçların şerit değiştiremeyeceğini
- D)Devamlı çizgi tarafındaki araçların şerit değiştiremeyeceğini
Açıklama — Görselde, karşıt yönlü trafiği birbirinden ayıran ve yan yana çizilmiş bir devamlı (düz) çizgi ile bir kesik (aralıklı) çizgiden oluşan bir yol işaretlemesi görülmektedir. Bu tür bir işaretleme, her yöndeki sürücüler için farklı kuralların geçerli olduğunu bildirir ve temel prensip şudur: Her sürücü, kendi şeridine en yakın olan yol çizgisinin belirttiği kurala uymak zorundadır. Bu ilkeye göre, devamlı çizgi tarafında seyreden araçların şerit değiştirmesi, öndeki aracı sollamak amacıyla karşı yöne ait şeride geçmesi yasaktır. Bu sürücüler için devamlı çizgi, geçilmesi yasak olan bir engel niteliğindedir. Buna karşılık, kesik çizgi tarafında seyreden sürücüler ise trafik durumu ve görüş mesafesi uygun olduğunda, gerekli kurallara uyarak şerit değiştirebilir veya sollama yapabilirler. Bu işaretleme, yolun tek yönlü hale geldiğini veya bölünmüş bir yola girileceğini göstermez; yol çift yönlü olma özelliğini korumaktadır. Bölünmüş yollar, ortalarında refüj veya bariyer gibi fiziki bir ayırıcı bulunan yollardır ve bu durum genellikle levhalarla belirtilir. Dolayısıyla, şerit değiştirme yasağı her iki yöndeki sürücüler için değil, yalnızca devamlı çizginin bulunduğu taraftaki sürücüler için geçerlidir. İlgili trafik yönetmeliği hükümlerine göre bu birleşik çizgi, genellikle tepe üstü, viraj veya görüş mesafesinin bir yön için kısıtlı olduğu, ancak diğer yön için açık olduğu yerlerde tehlikeli sollama manevralarını önlemek amacıyla kullanılır. Bu sayede, görüşü kısıtlı olan yöndeki sürücülerin karşı şeride geçmesi engellenerek güvenlik artırılır. Bu kuralı akılda tutmak için şu basit ipucu kullanılabilir: Size yakın olan çizgi sizin kuralınızdır. Eğer size yakın olan çizgi düz ise o bir duvardır, geçemezsiniz; eğer kesik ise şartlar uygun olduğunda geçebileceğinize işaret eden bir kapıdır.
82Şekildeki 1 numaralı araç 80 km/saat hızla seyrederken önündeki araca en fazla kaç metre yaklaşabilir?

- A)10
- B)20
- C)30
- D)40
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soru trafikteki en temel ve hayati güvenlik kurallarından biri olan 'takip mesafesi' ile ilgilidir. Görselde, çok şeritli bir yolda aynı yönde ilerleyen iki araç görüyoruz; 1 numaralı araç öndekini takip ediyor. Sorunun doğru yanıtı olan 40 metre, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen temel bir prensibe dayanmaktadır. Bu kurala göre, normal hava ve yol koşullarında, sürücüler öndeki araçla aralarında en az, kendi araçlarının kilometre/saat cinsinden hızının yarısı kadar metre cinsinden bir mesafe bırakmak zorundadır. Soruda aracın hızı 80 km/saat olarak verildiği için, güvenli takip mesafesi 80'in yarısı olan 40 metredir. Bu mesafe, öndeki aracın ani bir fren yapması durumunda size güvenli bir şekilde tepki verme ve durma imkanı tanır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; 10 metre, 20 metre ve 30 metre gibi mesafeler, 80 km/saat gibi bir hızda seyreden bir araç için tehlikeli derecede yetersizdir. Bu kadar yakın takip, öndeki aracın en ufak bir yavaşlamasında bile arkadan çarpma riskini çok ciddi şekilde artırır ve sürücüye neredeyse hiç reaksiyon süresi bırakmaz. Bu temel güvenlik ilkesi, 'hızın yarısı' kuralı olarak bilinir. Bu mesafeyi kontrol etmek için kullanılan bir diğer pratik yöntem ise 'iki saniye kuralı'dır. Bu yöntemde, öndeki aracın geçtiği sabit bir noktayı (bir ağaç, levha gibi) referans alıp, kendi aracınız o noktaya gelene kadar içinizden 'bin bir, bin iki' diye saydığınızda geçen sürenin en az iki saniye olması, güvenli bir mesafede olduğunuzu gösterir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu asla unutmayın: Hızınız kaç ise, takip mesafeniz en az onun yarısıdır.
83Şekle göre 2 numaralı aracın sürücüsü ne yapmalıdır?

- A)1 numaralı araca yol vermeli
- B)Geçiş hakkını kendisi kullanmalı
- C)Hızını artırarak kavşağa önce girmeli
- D)Korna çalıp 1 numaralı aracı durdurmalı
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu doğru anlamak, trafikteki en temel ve hayati kurallardan birini kavramak demektir. Görselde, iki farklı yoldan gelerek bir kavşakta karşılaşan 1 ve 2 numaralı araçları görüyoruz. Bu kavşak, trafik işaret levhaları ile düzenlenmiştir ve geçiş üstünlüğünü bu levhalar belirler. Doğru cevap, 2 numaralı aracın 1 numaralı araca yol vermesi gerektiğidir ve bu zorunluluk tamamen trafik levhalarına dayanmaktadır. Dikkatle baktığımızda, 2 numaralı aracın bulunduğu yolun girişinde ters üçgen şeklindeki 'Yol Ver' levhası bulunmaktadır. Bu levha, sürücüye kavşağa yaklaşırken yavaşlaması, anayoldan gelen araç varsa geçişini beklemek için gerekirse durması ve onlara yol vermesi gerektiğini bildirir. Anayol, 1 numaralı aracın üzerinde seyrettiği yoldur ve bu durum, 1 numaralı aracın kendi tarafındaki baklava dilimi şeklindeki 'Anayol' levhası ile teyit edilir. Dolayısıyla, tali yolda bulunan 2 numaralı sürücünün yasal ve güvenli sorumluluğu, anayoldaki 1 numaralı aracın geçişini beklemektir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; 'Geçiş hakkını kendisi kullanmalı' ifadesi, 'Yol Ver' levhasının anlamıyla doğrudan çelişir ve bir geçiş hakkı ihlali olur. 'Hızını artırarak kavşağa önce girmeli' önerisi, trafik kurallarını hiçe sayan, hem kendisi hem de diğer sürücü için büyük bir kaza riski oluşturan son derece tehlikeli bir manevradır. 'Yol Ver' levhası hızlanmayı değil, yavaşlamayı veya gerekirse durmayı gerektirir. Son olarak, 'Korna çalıp 1 numaralı aracı durdurmalı' davranışı ise trafik adabına ve kurallarına tamamen aykırıdır. Korna, bir hakkı zorla elde etmek için değil, tehlike anında uyarı amacıyla kullanılır; geçiş üstünlüğü olan bir aracı taciz etmek kabul edilemez. Bu sorunun temelindeki kural, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen anayol-tali yol kavşaklarındaki geçiş hakkı prensibidir. Bu kurala göre, tali yoldan anayola çıkan sürücüler, anayoldaki araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu unutmayın: Trafikte ters üçgen levhasını gördüğünüzde, hızınızı azaltın ve kendinize 'Öncelik benim değil, yol vermeye hazırlanmalıyım' deyin.
84Şekilde görülen geçiş üstünlüğüne sahip araçların, görev hâlinde karşılaşmaları durumunda ilk geçiş hakkını hangisi kullanmalıdır?

- A)İş makinesi
- B)Polis aracı
- C)Ambulans
- D)İtfaiye aracı
Açıklama — Değerli sürücü adayım, bu soru trafikteki en kritik anlardan birini, yani görev hâlindeki birden fazla geçiş üstünlüğüne sahip aracın karşılaşması durumunu ele almaktadır. Soruda bu araçların hepsinin görev hâlinde olduğu, yani siren ve tepe lambalarını kullanarak geçiş üstünlüğü haklarını talep ettikleri varsayılmaktadır. Bu durumda doğru cevap Ambulans'tır, çünkü Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelik, bu tür durumlar için araçların görevlerinin hayati önemine ve aciliyetine dayanan net bir öncelik sıralaması belirlemiştir. Bu sıralamanın en tepesinde, doğrudan insan hayatını kurtarma veya bir hastayı/yaralıyı acil olarak sağlık kuruluşuna yetiştirme görevinde olan cankurtaran, yani ambulans yer alır. Bir insanın yaşamı söz konusu olduğunda saniyelerin dahi kritik bir önemi olduğundan, kanun koyucu ambulansa diğer tüm geçiş üstünlüğüne sahip araçlara karşı mutlak bir öncelik tanımıştır. Diğer seçeneklere baktığımızda, itfaiye aracı ve polis aracı da şüphesiz çok önemli ve acil görevler icra ederler. İtfaiye yangın ve kurtarma operasyonlarına, polis ise kamu güvenliği ve asayiş olaylarına müdahale eder. Ancak, görev hâlindeki bir ambulansla karşılaştıklarında, her ikisi de insan hayatının önceliği ilkesi gereği ambulansa yol vermekle yükümlüdür. İş makinesi seçeneği ise bu sıralamada farklı bir statüye sahiptir. İş makineleri, normal şartlarda geçiş üstünlüğüne sahip araçlar arasında sayılmaz. Yalnızca karla mücadele, acil yol onarımı gibi belirli ve zorunlu kamu hizmetlerini yerine getirirken geçiş üstünlüğü hakkı kazanabilirler. Bu durumda dahi, öncelikleri can, mal ve kamu güvenliğini doğrudan koruyan ambulans, itfaiye ve polis gibi araçlardan sonra gelir. Özetle, geçiş üstünlüğüne sahip araçların kendi aralarındaki geçiş hakkı sıralamasının temel kuralı, müdahale edilen durumun hayatiyet derecesidir. İnsan canını kurtarma görevi her zaman en üstün önceliğe sahiptir.
85Süspansiyon sisteminde bulunan ve yay salınım süresini kısaltan parça aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Şaft
- B)Rotil
- C)Aks
- D)Amortisör
Açıklama — Amortisör, süspansiyon sisteminde yayların salınım süresini kısaltarak aracın yol tutuşunu ve konforunu artırır. Rotil, direksiyon ve süspansiyon sistemlerinde hareketli bağlantı sağlar, aks ise tekerleklerin dönmesini sağlayan bir parçadır. Şaft, motor gücünü tekerleklere ileten bir parçadır. Süspansiyon sisteminin doğru çalışması, aracın yol tutuşunu ve sürüş güvenliğini artırır. Hatırlatma: Amortisörler, aracın konforunu ve güvenliğini sağlamak için düzenli olarak kontrol edilmelidir.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
86ABS fren sisteminin avantajlarından biri aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Kalkışta patinajı önler.
- B)Debriyajın kolay ayrılmasını sağlar.
- C)Frenleme sırasında tekerlekleri kilitler.
- D)Frenleme anında direksiyon hakimiyetini artırır.
Açıklama — ABS fren sistemi, frenleme sırasında tekerleklerin kilitlenmesini önleyerek direksiyon hakimiyetini artırır. Bu, sürücünün aracın kontrolünü kaybetmeden yönlendirme yapabilmesini sağlar. Diğer seçenekler ise yanlıştır; çünkü ABS sistemi kalkışta patinajı önlemez, debriyajla ilgili bir işlevi yoktur ve frenleme sırasında tekerlekleri kilitlemez. Trafik güvenliği açısından, ABS sistemi özellikle kaygan zeminlerde güvenli frenleme sağlar. Hatırlatma: ABS, "Ani Blokaj Önleyici Sistem" olarak da bilinir ve direksiyon hakimiyetini korumanıza yardımcı olur.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
87İçten yanmalı motorlar hangi enerjiyi mekanik enerjiye dönüştürür?
- A)Nükleer enerjiyi
- B)Isı enerjisini
- C)Hidrolik enerjiyi
- D)Elektrik enerjisini
Açıklama — İçten yanmalı motorlar, yakıtın yanması sonucu açığa çıkan ısı enerjisini mekanik enerjiye dönüştürür. Bu dönüşüm, motorun çalışmasını ve aracın hareket etmesini sağlar. Hidrolik enerji, sıvı basıncı ile ilgilidir ve içten yanmalı motorlarda kullanılmaz. Nükleer enerji, atom çekirdeğinin parçalanmasıyla elde edilir ve araç motorlarında kullanılmaz. Elektrik enerjisi ise elektrik motorları için geçerlidir, içten yanmalı motorlar için değil. Araç motorlarının verimli çalışması, yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini etkileyerek trafik güvenliği ve çevre sağlığı açısından önemlidir. Hatırlatma: İçten yanmalı motorlar, benzin veya dizel gibi fosil yakıtlarla çalışır.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
88Akümülatörün bakımında aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
- A)Plakaların 1 cm üzerine kadar saf su ile doldurulmalıdır.
- B)Plakaların ortasına kadar saf su ile doldurulmalıdır.
- C)Akümülatörün tamamı saf su ile doldurulmalıdır.
- D)Plakaların 1 cm altına kadar saf su ile doldurulmalıdır.
Açıklama — Akümülatörün bakımında plakaların 1 cm üzerine kadar saf su ile doldurulması, akünün verimli çalışması ve uzun ömürlü olması için gereklidir. Plakaların ortasına kadar veya tamamının saf su ile doldurulması, akünün doğru çalışmasını engelleyebilir ve zarar verebilir. Plakaların 1 cm altına kadar doldurmak ise yeterli sıvı seviyesini sağlamaz, bu da akünün performansını düşürür. Akü bakımı, aracın güvenli ve sorunsuz çalışması için önemlidir. Hatırlatma: Akü bakımında saf su kullanmak, kimyasal reaksiyonların doğru şekilde gerçekleşmesini sağlar.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
89Motordaki aşınmaları hangi sistem azaltır?
- A)Yağlama sistemi
- B)Şarj sistemi
- C)Marş sistemi
- D)Ateşleme sistemi
Açıklama — Yağlama sistemi, motor parçaları arasında sürtünmeyi azaltarak aşınmaları önler ve motorun ömrünü uzatır. Şarj sistemi, aküyü şarj eder; marş sistemi, motoru çalıştırır; ateşleme sistemi ise yakıt-hava karışımını ateşler. Bu sistemler doğrudan aşınmayı önlemez. Trafik güvenliği açısından, motorun sağlıklı çalışması aracın güvenliğini artırır. Hatırlatma: Yağ seviyesini düzenli kontrol etmek, motor sağlığını korur.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
90Radyatöre konulacak su peteklerin neresinde olmalıdır?
- A)Altında
- B)Üzerinde
- C)Ortasında
- D)Hizasında
Açıklama — Radyatöre konulacak suyun peteklerin üzerinde olması, motorun soğutma sisteminin verimli çalışmasını sağlar. Su, peteklerin üzerinde olduğunda tüm sistemin düzgün bir şekilde dolaşmasına ve motorun aşırı ısınmasını önlemeye yardımcı olur. Altında, ortasında veya hizasında olması durumunda suyun yeterince dolaşmaması, motorun soğutma kapasitesini düşürür ve bu da motorun aşırı ısınmasına neden olabilir. Araç bakımında, radyatör suyunun seviyesini düzenli olarak kontrol etmek ve gerektiğinde tamamlamak, motor sağlığı için önemlidir. Unutmayın: Radyatör kapağını açarken dikkatli olun, motor sıcakken açmak tehlikeli olabilir.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
91Aşağıdakilerin hangisindeki arıza, farların yanmamasına sebep olur?
- A)Bujilerdeki
- B)Distribütördeki
- C)Far anahtarındaki
- D)Endüksiyon bobinindeki
Açıklama — Far anahtarındaki arıza, farların yanmamasına doğrudan sebep olur çünkü farların açılıp kapanmasını kontrol eden mekanizma bu anahtardır. Bujiler, motorun ateşleme sisteminin bir parçasıdır ve farlarla ilgisi yoktur. Distribütör, ateşleme sisteminde kıvılcım dağıtımını sağlar, farlarla bağlantısı yoktur. Endüksiyon bobini ise ateşleme sistemine yüksek voltaj sağlar, farların çalışmasıyla ilişkili değildir. Araçlarda farların düzgün çalışması, gece ve kötü hava koşullarında güvenli sürüş için hayati önem taşır. Pratik ipucu: Araç farlarınızı kontrol ederken, far anahtarının düzgün çalıştığından emin olun.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
92Seyir hâlindeki aracın gösterge panelinde aşağıdaki ikaz ışıklarından hangisinin yanıyor olması, trafik kurallarına uymak şartıyla derhal durulması gerektiğini belirtir?
- A)
- B)
- C)
- D)
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soru, gösterge panelindeki ikaz ışıklarının aciliyet seviyesini anlama ve doğru tepkiyi verme becerini ölçer. Gösterge panelindeki her ışık farklı bir anlama gelir ve bazıları, aracın ve sizin güvenliğiniz için derhal harekete geçmenizi gerektiren kritik arızaları haber verir. Doğru cevap olan seçenekteki, üzerinde artı (+) ve eksi (-) işaretleri bulunan akü simgesi, akü şarj ikaz ışığıdır. Bu ışığın seyir hâlinde yanması, halk arasında bilinenin aksine sadece akünün zayıf olduğu anlamına gelmez; asıl olarak aracın şarj sisteminde (alternatör, V kayışı veya regülatör gibi parçalarda) bir arıza olduğunu ve akünün artık şarj edilmediğini gösterir. Araç, çalışmasına devam etmek için gerekli tüm elektriği doğrudan aküde depolanan sınırlı enerjiden kullanmaya başlar. Bu enerji tükendiğinde, elektrik sisteminde kesintiler yaşanabilir, elektrik destekli direksiyon ve fren gibi sistemlerde zayıflama hissedilebilir ve nihayetinde motor stop edebilir. Bu durum, özellikle yoğun trafikte veya bir otoyolun ortasında meydana gelirse tehlikeli bir kontrol kaybına yol açabilir. Bu nedenle, şarj ikaz ışığı yandığında, trafik kurallarına uyarak, yani ani manevralardan kaçınarak ve sinyal vererek, aracınızı güvenli bir yere (emniyet şeridi, cep veya uygun bir park alanı) çekip derhal durdurmanız ve kontağı kapatmanız gerekir. Diğer seçeneklere bakıldığında, A seçeneğindeki sola dönük ok, sol sinyal lambasının çalıştığını gösteren bir bilgi ışığıdır; bir arıza belirtmez ve durmayı gerektirmez. C seçeneğindeki içinde dalgalı oklar olan dikdörtgen simge, arka cam rezistansının (buğu çözücünün) devrede olduğunu belirtir; bu bir konfor ve görüş donanımıdır, arıza değildir ve durmayı gerektirmez. D seçeneğindeki far ve ışık demeti simgesi ise kısa hüzmeli farların veya sis farlarının açık olduğunu gösteren bir başka bilgi ışığıdır ve yine bir tehlike veya arıza durumu bildirmez. Temel güvenlik ilkesi şudur: Araç hareket hâlindeyken yanan kırmızı renkli ikaz ışıkları (şarj, yağ basıncı, hararet gibi), aracın mekanik veya elektriksel sistemlerinde ciddi bir sorun olduğunu ve yola devam etmenin tehlikeli veya araca zarar verici olabileceğini bildirir. Bu yüzden derhal ve güvenli bir şekilde durulmalıdır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Gösterge panelindeki kırmızı ışıklar, trafikteki kırmızı ışık gibidir; dur ve sorunun ne olduğunu anla. Sarı/turuncu ışıklar ise sarı trafik ışığı gibidir; dikkatli ol ve en kısa zamanda servise git.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
93Hava filtresi kirli ise motor nasıl bir karışımla çalışır?
- A)Fakir
- B)Normal
- C)Zengin
- D)Az yakıtlı
Açıklama — Hava filtresi kirli olduğunda, motora yeterince hava giremez ve bu durum yakıt-hava karışımının zenginleşmesine neden olur; yani, karışımda daha fazla yakıt ve daha az hava bulunur. Fakir karışım, yeterli yakıtın olmadığı bir durumu ifade eder, bu nedenle kirli hava filtresiyle alakalı değildir. Normal ve az yakıtlı seçenekleri ise kirli hava filtresinin etkilerini doğru yansıtmaz. Hava filtresinin düzenli kontrolü ve temizliği, motorun verimli çalışması ve yakıt tüketiminin artmaması için önemlidir. Pratik ipucu: Aracınızın yakıt tüketimi arttıysa, hava filtresini kontrol etmeyi unutmayın.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
94Sürücülerin trafik içindeki davranışlarının sonuçlarını düşünerek hareket etmesi hâli, trafikte hangi temel değere sahip olunduğunu gösterir?
- A)Kabalık
- B)Hırçınlık
- C)Bencillik
- D)Sorumluluk
Açıklama — Doğru cevap "Sorumluluk" çünkü sürücülerin trafik içindeki davranışlarının sonuçlarını düşünerek hareket etmesi, trafikte güvenliğin sağlanması için gerekli olan sorumluluk bilincini gösterir. Diğer seçenekler olan kabalık, hırçınlık ve bencillik, trafik güvenliğini tehlikeye atabilecek olumsuz davranışlardır ve bu nedenle yanlış seçeneklerdir. Trafikte sorumluluk, hem kendi güvenliğimiz hem de diğer yol kullanıcılarının güvenliği için önemlidir. Aklınızda kalması için: Trafikte her zaman "Önce düşün, sonra hareket et" prensibini uygulayın.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
95Hangi özelliğe sahip olmayan sürücünün sabırsız, öfkeli, yorgun, stresli ve iletişim becerileri eksik bir kişi olma ihtimali daha fazladır?
- A)Bencil
- B)Hoşgörülü
- C)Aşırı tepki gösteren
- D)Görgüsüzce davranan
Açıklama — Hoşgörülü bir sürücü, trafikte sabırlı, sakin ve empati kurabilen bir tutum sergiler, bu da stres ve öfke gibi olumsuz duyguları azaltır. Bencil, aşırı tepki gösteren ve görgüsüzce davranan sürücüler ise genellikle kendi önceliklerini düşünür ve bu da sabırsızlık ve öfke gibi duygulara yol açabilir. Trafikte hoşgörü ve empati, güvenli sürüşün temel ilkelerindendir. Unutmayın, trafikte hoşgörülü olmak sadece sizin değil, tüm yol kullanıcılarının güvenliğini artırır.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
96Aşağıdakilerden hangisi, trafik kazalarının ülke ekonomisine verdiği zararlardan biri değildir?
- A)Kara yollarının zamanından önce yıpranması
- B)Trafik işaretlerinin hasar görmesi
- C)Trafik suçlarına uygulanan cezaların artırılması
- D)Yol kenarındaki oto korkuluklarının tahrip olması
Açıklama — Trafik suçlarına uygulanan cezaların artırılması, trafik kazalarının ülke ekonomisine doğrudan zarar vermez; aksine, caydırıcılığı artırarak kazaları azaltabilir. Diğer seçenekler ise doğrudan maddi zarara neden olur: Trafik işaretlerinin hasar görmesi, yol güvenliğini tehlikeye atar ve onarım maliyeti yaratır; kara yollarının yıpranması, bakım ve yenileme masraflarını artırır; oto korkuluklarının tahrip olması, hem güvenlik riskleri oluşturur hem de onarım maliyetine yol açar. Trafik güvenliği ilkeleri, yolların ve trafik altyapısının korunmasını vurgular. Hatırlatma: Trafik kuralları, sadece güvenliği değil, ekonomik kaynakların etkin kullanımını da hedefler.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
97Geçme yapan araca, geçilmekte olan araç sürücüsünün yavaşlayıp kolaylık sağlaması durumu, trafikte hangi temel değerle ifade edilir?
- A)Bencillik
- B)İnatlaşmak
- C)Diğergamlık
- D)Sorumsuzluk
Açıklama — Geçme yapan araca, geçilmekte olan araç sürücüsünün yavaşlayıp kolaylık sağlaması, trafikte diğergamlık yani başkalarını düşünme ve empati yapma değerini yansıtır. Bu davranış, trafikte karşılıklı saygı ve iş birliğini teşvik eder. Bencillik ve inatlaşmak, trafikte tehlikeli durumlara yol açabilir ve kazalara davetiye çıkarır. Sorumsuzluk ise trafik kurallarına uymamak anlamına gelir. Trafik güvenliği açısından, diğer sürücülere yardımcı olmak ve onların güvenli geçişini sağlamak önemlidir. Pratik ipucu: Geçiş yapan araca yol verirken, aynalarınızı kontrol edin ve hızınızı düşürerek güvenli bir mesafe bırakın.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
98I. Kural ihlallerine II. Tehlikeli davranışlara III. Güvenli sürücülük yeteneklerini olumlu yönde etkilemeye Trafikte yaşanan öfke duygusu, verilenlerden hangilerine yol açabilmektedir?
- A)I ve II
- B)I ve III
- C)II ve III
- D)I, II ve III
Açıklama — Trafikte öfke duygusu, sürücülerin dikkatini dağıtarak kural ihlallerine ve tehlikeli davranışlara yol açabilir. Bu durum, sürücünün kontrolünü kaybetmesine ve kazalara sebep olabilir. Öfke, güvenli sürücülük yeteneklerini olumlu yönde etkilemez, aksine olumsuz etkiler. Bu nedenle, III. seçenek yanlıştır. Trafik güvenliği ilkelerine göre, sürücüler her zaman sakin ve dikkatli olmalı, duygusal tepkilerini kontrol altında tutmalıdır. Pratik ipucu: Trafikte öfkelendiğinizde derin nefes alarak sakinleşmeye çalışın ve dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak durun.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
99Öndeki araç yol kenarına park etmeye çalışırken arkadan gelen diğer aracın onu beklemesi durumu, trafikte hangi temel değere sahip olunduğunu gösterir?
- A)Aşırı tepki
- B)Öfke
- C)Sabır
- D)İnatlaşma
Açıklama — Öndeki aracın park etmesini beklemek, trafikte sabırlı olmanın önemini gösterir. Sabır, trafikte güvenli ve saygılı bir ortam oluşturur, kazaların önlenmesine yardımcı olur. Öfke, inatlaşma ve aşırı tepki gibi davranışlar ise trafik akışını olumsuz etkiler ve tehlikeli durumlara yol açabilir. Trafik güvenliği ilkeleri, sürücülerin birbirine saygılı ve sabırlı olmasını teşvik eder. Pratik ipucu: Trafikte her zaman bir dakikanın hayat kurtarabileceğini unutma, acele etme.
İlk çıkış: 11 Ağustos 2026 · son: 11 Eylül 2026 · 2 oturumda soruldu
100İlk Yardım ile Acil Tedavi arasındaki farklarla ilgili olarak tabloda verilen bilgiler için ne söylenebilir?

- A)I. doğru, II. yanlış
- B)I. yanlış, II. doğru
- C)Her ikisi de doğru
- D)Her ikisi de yanlış
Açıklama — Bu soru, ilk yardım ve acil tedavi arasındaki temel ve hayati farkları anlama becerinizi ölçmektedir. Tabloda verilen I numaralı bilgi yanlıştır çünkü tanımlar tam tersi şekilde sunulmuştur. İlk yardım, profesyonel sağlık personeli gerektirmeyen, bu konuda eğitim almış herhangi bir kişi tarafından olay yerinde, hayat kurtarmak veya durumun kötüleşmesini önlemek amacıyla yapılan ilaçsız uygulamalardır. Buna karşın acil tedavi, yalnızca doktor, paramedik gibi yetişmiş sağlık personeli tarafından uygulanabilen tıbbi bir müdahaledir. Tabloda ise ilk yardım için sağlık personeli gerektiği, acil tedaviyi ise herkesin yapabileceği belirtilerek bu temel kural hatalı yansıtılmıştır. II numaralı bilgi ise doğrudur. İlk yardım, genellikle olay yerinde bulunan malzemeler veya standart bir ilk yardım çantasındaki basit gereçler kullanılarak yapılır. Acil tedavi ise ileri düzey bir müdahale olduğu için ambulansta veya hastanede bulunan özel tıbbi araçlar, ilaçlar ve donanımlar kullanılarak gerçekleştirilir. Bu analiz sonucunda, I numaralı bilginin yanlış, II numaralı bilginin ise doğru olduğu açıkça görülmektedir. Bu kavramlar arasındaki ayrım, Sağlık Bakanlığı İlk Yardım Yönetmeliği'nde net bir şekilde tanımlanmıştır. Bu yönetmeliğe göre bir sürücüden veya vatandaştan beklenen, profesyonel ekipler gelene kadar yaralının yaşamsal fonksiyonlarını desteklemektir; tıbbi bir müdahale olan acil tedaviyi uygulamak ise onların yetki ve bilgi alanı dışındadır. Akılda kalıcı olması için, ilk yardım olay yerinde eldeki imkanlarla, acil tedavi ise ambulansta veya hastanede uzmanlar tarafından tıbbi cihazlarla yapılır.