426-429. sorular ve açıklamaları
426Resimde görülen manevra, hangi amaçla uygulanır?

- A)Kanamanın durdurulması için
- B)Yabancı cisim tıkanmalarında solunum yolunu açmak için
- C)Dolaşımın değerlendirilmesi için
- D)Kemik kırıklarının tespit edilmesi için
Açıklama — Görselde, bilinci açık ancak nefes almakta zorlanan ve boğulma belirtisi gösteren bir kazazedeye, arkasından sarılan bir ilkyardımcının müdahalesi resmedilmiştir. İlkyardımcı, bir elini yumruk yaparak kazazedenin göbeği ile göğüs kemiğinin alt ucu arasına yerleştirmiş ve diğer eliyle bu yumruğu kavrayarak içeri ve yukarı doğru bir basınç uygulamaktadır. Bu manevra, tıp dilinde 'Heimlich Manevrası' veya 'Karın Basısı' olarak bilinir ve belirtildiği gibi, yabancı bir cismin soluk borusunu tıkaması sonucu oluşan tam tıkanma durumlarında solunum yolunu açmak amacıyla uygulanır. Uygulanan ani basınç, akciğerlerde kalan havayı dışarı iterek bir tür yapay öksürük etkisi yaratır ve bu sayede tıkanıklığa neden olan cismin dışarı atılmasını hedefler. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; kanamayı durdurmak için uygulanan temel ilkyardım yöntemleri, kanayan bölgeye doğrudan baskı yapmak, baskılı sargı uygulamak veya durdurulamayan büyük atardamar kanamalarında turnike kullanmaktır; resimdeki karın basısı manevrasının kanama kontrolü ile hiçbir ilgisi yoktur. Dolaşımın değerlendirilmesi ise kazazedenin nabzının (genellikle şah damarından) kontrol edilmesi, cildinin rengi ve sıcaklığı gibi yaşam belirtilerinin gözlemlenmesiyle yapılır; görseldeki müdahale bir değerlendirme değil, hayat kurtarmaya yönelik aktif bir eylemdir. Kemik kırıkları da bölgede şekil bozukluğu, ağrı, şişlik gibi belirtilerle tespit edilir ve kırık şüphesi olan bir bölgeye bu şekilde bir basınç uygulamak son derece tehlikelidir. Bu sorunun temel aldığı ilke, Karayolları Trafik Kanunu'nun sürücülere yüklediği temel sorumluluklardan biri olan ilkyardım yapma yükümlülüğüdür. Bir trafik kazasına karışan veya kaza yerinden geçen her sürücü, durumun gerektirdiği temel ilkyardım önlemlerini almakla sorumludur. Solunumun durması gibi hayati tehlike arz eden durumlarda doğru müdahale hayat kurtarır, bu nedenle sürücü adaylarının Heimlich Manevrası gibi temel yaşam desteği uygulamalarını bilmesi hem yasal bir gereklilik hem de insani bir görevdir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: 'Eller boğaza gittiyse, eller karına gider.' Yani bir kişi boğulduğunu göstermek için ellerini boğazına götürdüğünde, ilkyardımcının elleri de hayat kurtarmak için onun arkasından dolaşarak karnına gitmelidir.
427Resimde görülen pozisyon, aşağıdaki durumların hangisinde uygulanır?

- A)Kalp durması
- B)Bacak kemiği kırılması
- C)Delici göğüs yaralanması
- D)Solunum yolu tıkanması
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu ve pozisyonu doğru anlamak, bir kaza anında hayat kurtarabilir. Görselde, bilinci açık bir yaralının sırtı yastık gibi bir cisimle desteklenerek yarı oturur pozisyona getirildiğini ve dizlerinin altına rulo yapılmış bir battaniye konularak bacaklarının bükülü halde tutulduğunu görüyoruz. Bu pozisyon, doğru cevap olan delici göğüs yaralanmalarında uygulanan standart ve hayati bir ilk yardım yöntemidir. Delici bir cisimle göğüs duvarı delindiğinde, akciğerler sönebilir ve göğüs boşluğuna hava veya kan dolarak yaralının nefes alması ciddi şekilde zorlaşabilir. Yaralıyı bu şekilde yarı oturur pozisyona getirmek, karın içi organların diyaframa yaptığı baskıyı azaltır. Bu durum, diyafram kasının daha rahat hareket etmesini sağlayarak sağlam olan akciğerin daha fazla genişlemesi için alan yaratır ve yaralının daha az eforla, daha rahat nefes almasına olanak tanır. Ayrıca bu duruş, yaralının konforunu artırarak şoka girmesini önlemeye yardımcı olur. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelirsek; A seçeneğindeki solunum yolu tıkanması durumunda, eğer kişi bilinci açıksa öncelikle sırtına beş kez vurulur, tıkanıklık devam ederse Heimlich manevrası (karına bası) uygulanır, bilinç kapalıysa sert bir zemine sırt üstü yatırılarak temel yaşam desteğine başlanır; görseldeki pozisyon tıkanıklığı gidermez. B seçeneğindeki kalp durmasında ise zaman kaybetmeden temel yaşam desteği, yani kalp masajı ve suni solunum uygulanmalıdır. Etkili bir kalp masajı yapabilmek için yaralının mutlaka sert bir zeminde sırt üstü yatırılması gerekir, yarı oturur pozisyonda göğse baskı uygulamak imkansızdır. C seçeneğindeki bacak kemiği kırıklarında ise temel ilke, kırık bölgeyi hareketsiz hale getirmektir. Yaralı genellikle bulunduğu pozisyonda tutulur veya nazikçe sırt üstü yatırılır ve kırık bacak atel yardımıyla sabitlenir; dizleri bu şekilde bükmek, kırıktaki kemik uçlarının damar ve sinirlere daha fazla zarar vermesine neden olabileceği için tehlikelidir. Bu ilk yardım uygulaması, yaralının hayati fonksiyonlarını destekleme ve durumunun kötüleşmesini önlemeyi amaçlayan ilk yardımın temel ilkelerine dayanır. Delici göğüs yaralanmalarında solunumu kolaylaştırmak, ilk yardımcının en öncelikli görevlerinden biridir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Göğüs yaralandıysa, nefes almak zordur; yaralıyı oturtarak akciğerlere 'yer açın' ve nefes almasını kolaylaştırın.
428İlk Yardım ile Acil Tedavi arasındaki farklarla ilgili olarak tabloda verilen bilgiler için ne söylenebilir?

- A)Her ikisi de doğru
- B)Her ikisi de yanlış
- C)I. doğru, II. yanlış
- D)I. yanlış, II. doğru
Açıklama — Bu soruda 'İlk Yardım' ve 'Acil Tedavi' kavramlarını karşılaştıran bir tablodaki iki yargının doğruluğu sorgulanmaktadır. Birinci yargıda, ilk yardımın yetişmiş sağlık personeli gerektirdiği, acil tedavinin ise herkes tarafından uygulanabileceği belirtilmektedir; bu ifade yanlıştır. Gerçekte durum bunun tam tersidir: İlk yardım, konuyla ilgili temel eğitimi almış herkes tarafından, profesyonel sağlık ekipleri gelene kadar hayatı korumak veya durumun kötüleşmesini önlemek amacıyla olay yerinde yapılan bir müdahaledir. Acil tedavi ise yalnızca doktor, paramedik, hemşire gibi yetkin sağlık personeli tarafından, ambulans veya sağlık kuruluşları gibi donanımlı ortamlarda gerçekleştirilen tıbbi bir müdahaledir. Bu nedenle, tanımlar yer değiştirdiği için I numaralı yargı hatalıdır. İkinci yargıda ise ilk yardımda olay yerinde bulunan malzemelerin kullanıldığı, acil tedavide ise tıbbi araç ve gereçlere ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir; bu bilgi doğrudur. İlk yardım, mevcut imkanlar ve ilk yardım çantasındaki temel malzemelerle yapılırken, acil tedavi için elektrokardiyografi (EKG) cihazı, defibrilatör, ilaçlar ve diğer özel tıbbi donanımlar zorunludur. Bu analiz sonucunda, I numaralı yargının yanlış, II numaralı yargının ise doğru olduğu açıkça görülmektedir. Bu durum, doğru cevabın 'I. yanlış, II. doğru' olduğunu teyit eder. Diğer seçenekler, bu bulgularla çeliştiği için elenir. Bu sorunun temelindeki ilke, sürücü adaylarının ilk yardım eğitimi kapsamında bilmesi gereken kritik bir ayrımdır: İlk yardım, hayat kurtarmak için olay yerinde yapılan ilaçsız ve anlık bir müdahale iken, acil tedavi profesyonel bir sağlık hizmetidir. Akılda kalıcı bir özet olarak; ilk yardım, eğitimli 'herkesin' olay yerinde eldeki imkanlarla yaptığı müdahale, acil tedavi ise 'sağlık personelinin' ambulansta veya hastanede tıbbi cihazlarla yaptığı tedavidir.
429Resimde görülen uygulama hangi pozisyonun veriliş aşamalarını göstermektedir?

- A)Alt-çene pozisyonu
- B)Baş-çene pozisyonu
- C)Koma pozisyonu
- D)Şok pozisyonu
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruda gördüğümüz dört aşamalı görsel, bilinci kapalı ancak solunumu ve nabzı olan bir kazazedeye uygulanması gereken hayat kurtarıcı bir ilk yardım tekniğini adım adım göstermektedir. Görseldeki ilk aşamada ilk yardımcı, kazazedenin kendisine yakın olan kolunu yukarı doğru, başının hizasına uzatmakta, ikinci aşamada uzak olan kolunu göğsünün üzerine getirerek elinin tersini yanağına dayamaktadır. Üçüncü aşamada kazazedenin uzak taraftaki bacağını dizden bükerek kendine doğru kontrollü bir şekilde çevirmekte ve son olarak dördüncü aşamada, kazazedeyi yan yatış pozisyonunda sabit, solunum yolunun açık kalacağı nihai duruma getirmektedir. Bu adımların tamamı, doğru cevap olan Koma pozisyonunun, diğer adıyla derlenme pozisyonunun uygulanışını tarif etmektedir. Bu pozisyonun temel amacı, bilinci kapalı ancak kendi kendine nefes alabilen bir kişinin, dilinin geriye kaçarak soluk borusunu tıkamasını veya kusması durumunda kusmuğun akciğerlere kaçmasını önleyerek solunumun devamlılığını sağlamaktır. Pozisyon tamamlandığında baş hafifçe geriye eğilerek hava yolu açıklığı korunur ve ağız aşağıya bakacak şekilde konumlandırılarak olası sıvıların dışarı akması sağlanır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; Şok pozisyonu, kan dolaşımını desteklemek amacıyla kazazedenin sırt üstü yatırılıp bacaklarının 30 cm kadar yukarı kaldırılmasıyla verilir ve görseldeki uygulamayla hiçbir ilgisi yoktur. Alt-çene pozisyonu ve Baş-çene pozisyonu ise birer tam vücut pozisyonu değil, solunum yolunu açmak için sadece baş ve çeneye uygulanan anlık manevralardır. Baş-çene pozisyonu, bir el alında, diğer el çenede olacak şekilde başı geriye iterek soluk yolunu açarken, alt-çene pozisyonu ise özellikle omurga yaralanması şüphesinde başı oynatmadan sadece çeneyi öne ve yukarı iterek uygulanır. Görselde ise tüm vücudu kapsayan bir yan yatırma işlemi vardır. Karayolları Trafik Yönetmeliği, sürücülerin bir kaza anında temel ilk yardım bilgilerine sahip olmasını ve gerekli müdahaleyi yapabilmesini bekler. Koma pozisyonu, bu temel ve hayat kurtarıcı bilgilerden biridir; çünkü bir kazazedeyi, sağlık ekipleri gelene kadar boğulmaktan koruyabilir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu unutmayın: Kazazedenin bilinci yok ama nefesi varsa, onu yan çevirip koma pozisyonuna alın ki nefesi güvende kalsın.