376-400. sorular ve açıklamaları
376Aşağıdakilerden hangisi bayılma belirtilerinden değildir?
- A)Kasların gevşemesi
- B)Yüzün kızarması
- C)Ani bilinç kaybı
- D)Soğuk terleme
Açıklama — Bayılma sırasında genellikle kan basıncının düşmesi nedeniyle yüz solgunlaşır, bu yüzden yüzün kızarması bayılma belirtisi değildir. Kasların gevşemesi, ani bilinç kaybı ve soğuk terleme ise bayılmanın yaygın belirtilerindendir. Trafikte, sürücüler veya yayalar bayılma gibi ani sağlık sorunları yaşarsa, diğer yol kullanıcılarının güvenliği için hemen müdahale edilmelidir. Pratik ipucu: Bayılma belirtilerini bilmek, trafikte karşılaşabileceğiniz acil durumlara hazırlıklı olmanıza yardımcı olur.
İlk çıkış: 23 Ağustos 2026 · son: 26 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
377Ekstra bir durum söz konusu değilse aşağıdakilerden hangisi en doğru suni solunum pozisyonudur?
- A)
- B)
- C)
- D)
Açıklama — Bu soru, bilinci kapalı bir kazazedeye doğru suni solunum yapabilmek için en temel ve hayat kurtarıcı adım olan hava yolu açıklığının nasıl sağlanacağını ölçmektedir. Doğru cevap, suni solunum için standart pozisyon olan "Baş Geri-Çene Yukarı" manevrasını göstermektedir. Bilinci kapalı bir kişide tüm vücut kasları gevşer; buna dil kökü kasları da dahildir. Gevşeyen dil, arkaya doğru kayarak yutak seviyesinde solunum yolunu tıkayabilir. Bu pozisyonu sağlamak için bir el kazazedenin alnına konulup baş nazikçe geriye doğru itilirken, diğer elin parmakları çenenin altına yerleştirilerek çene yukarı doğru kaldırılır. Bu basit hareket, dili gırtlaktan uzaklaştırarak hava yolunu mekanik olarak açar ve verilen havanın akciğerlere engelsiz bir şekilde ulaşmasını sağlar. Soruda belirtilen "ekstra bir durum söz konusu değilse" ifadesi, boyun veya omurga yaralanması şüphesi olmamasını kasteder; böyle bir şüphe durumunda başı hareket ettirmeden hava yolunu açmak için "çene itme" (jaw-thrust) manevrası tercih edilir. Diğer seçenekler ise yanlıştır. Kazazedenin başının normal, düz bir pozisyonda bırakılması durumunda, gevşemiş olan dil büyük olasılıkla hava yolunu tıkamış olacağından bu şekilde yapılacak suni solunum etkisiz kalacaktır. Başın öne doğru büküldüğü, çenenin göğse yaklaştığı pozisyonlar ise kesinlikle tehlikelidir. Bu pozisyonlar, soluk borusunu daha da daraltarak veya tamamen kapatarak hava yolunu tıkar ve durumu daha da kötüleştirir. Bu ilke, Sağlık Bakanlığı İlk Yardım Yönetmeliği'nde de tanımlanan Temel Yaşam Desteği uygulamalarının ilk ve en kritik adımıdır. Unutulmamalıdır ki, nefese yol açmak için baş geriye, çene yukarıya alınmalıdır.
İlk çıkış: 23 Ağustos 2026 · son: 26 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
378İlk yardım çantasında bulunan malzemelerin ortak özelliği nedir?
- A)Aynı maddeden yapılmışlardır.
- B)Yaşam kurtarmada kullanılırlar.
- C)İlk yardım dışındaki amaçlarda da kullanılabilecek genel malzemelerdir.
- D)Sayıları araç sürücüsü tarafından belirlenir.
Açıklama — İlk yardım çantasında bulunan malzemeler, acil durumlarda yaşam kurtarmak amacıyla kullanılır, bu nedenle doğru cevap A seçeneğidir. B seçeneği yanlıştır çünkü malzemeler farklı maddelerden yapılabilir. C seçeneği yanlıştır çünkü bu malzemeler genellikle sadece ilk yardım için tasarlanmıştır. D seçeneği de yanlıştır çünkü malzeme sayısı belirli standartlara göre düzenlenir, sürücü tarafından belirlenmez. İlk yardım çantası, acil durumlarda hızlı ve etkili müdahale için araçta bulundurulması zorunlu bir ekipmandır. Hatırlatma: İlk yardım çantanızın içeriğini düzenli olarak kontrol edin ve eksikleri tamamlayın.
İlk çıkış: 23 Ağustos 2026 · son: 26 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
379İlk yardım girişimlerinin amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Trafik kazalarını önlemek
- B)Bulaşıcı hastalıklardan korunmayı sağlamak
- C)Hastaları tedavi etmek
- D)Temel yaşam desteği sağlamak
Açıklama — İlk yardımın temel amacı, olay yerinde profesyonel sağlık ekipleri gelene kadar hayat kurtarıcı müdahalelerde bulunmaktır, bu da "temel yaşam desteği sağlamak" anlamına gelir. Diğer seçenekler yanlış çünkü ilk yardımın amacı tedavi etmek değil, sadece hayati tehlikeyi önlemektir; bulaşıcı hastalıklardan korunma ve trafik kazalarını önleme ise ilk yardımın kapsamı dışındadır. İlk yardımın temel ilkeleri arasında, kazazedeye zarar vermeden en hızlı ve etkili şekilde müdahale etmek yer alır. Hatırlatma: İlk yardımda öncelik, hava yolu açıklığını sağlamak ve solunumu desteklemektir.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
380Kanın vücuttaki görevleriyle ilgili olarak verilenlerden hangisi yanlıştır?
- A)Vücudun hastalık etkeni olan mikroorganizmalara karşı savunmasını zayıflatır.
- B)Oksijen, besin maddesi ve hormonları hücrelere, atık maddeleri ve karbondioksiti ilgili organlara taşır.
- C)Vücut sıcaklığını ve vücudun sıvı dengesini ayarlar.
- D)Pıhtılaşmanın sağlanmasında rol oynar.
Açıklama — Doğru cevap, kanın vücudun savunma sistemini zayıflatmadığıdır; aksine, bağışıklık sistemi hücreleri sayesinde mikroorganizmalara karşı savunma sağlar. A, B ve C seçenekleri kanın bilinen görevlerindendir: pıhtılaşma, vücut sıcaklığı ve sıvı dengesi ayarlama, oksijen ve besin taşıma gibi. Trafik kurallarıyla doğrudan bağlantısı olmasa da, sürücülerin sağlık bilgisi, acil durumlarda ilk yardım uygulamalarında önemlidir. Hatırlatma: Sağlıklı bir beden, güvenli bir sürüş için gereklidir.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
381Boyun travması olmayan bilinci kapalı bir kazazedenin hava yolu açıklığını sağlamak için aşağıdaki uygulamaları yapan ilk yardımcının, hangi seçenekteki davranışı hatalıdır?
- A)Solunumu zorlaştıracak kıyafetleri gevşetmesi
- B)Yabancı cismi görmeden kazazedenin ağız içine kör dalış yapması
- C)Kazazedeyi sert ve düz bir zemin üzerine baş, boyun ve gövde ekseni düz olacak şekilde sırtüstü yatırması
- D)Bir elini kazazedenin alnına koyarak başı geriye iterken diğer elinin iki parmağıyla çeneyi öne ve yukarı doğru çekmesi
Açıklama — Kazazedenin hava yolu açıklığını sağlamak için ağız içine kör dalış yapmak tehlikelidir çünkü bu, yabancı cisimlerin daha derine itilmesine ve solunum yolunun tamamen tıkanmasına neden olabilir. Diğer seçeneklerdeki uygulamalar ise hava yolunu açmak ve solunumu kolaylaştırmak için doğru yöntemlerdir. Örneğin, kıyafetleri gevşetmek solunumu rahatlatır; kazazedeyi sırtüstü yatırmak ve baş-çene pozisyonu vermek ise hava yolunu açar. İlk yardımda temel kural, görünmeyen bir cismi çıkarmaya çalışmamaktır. Hatırlatma: "Görmeden elini sokma, solunumu tıkama!"
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
382Çocuklarda temel yaşam desteği uygulamasıyla ilgili verilenlerden hangisi doğrudur?
- A)Solunum yapıp yapmadığı Heimlich manevrası ile kontrol edilir.
- B)Kalp masajı uygulamasının hızı, dakikada 50 bası olacak şekilde ayarlanır.
- C)Göğüs kemiğine yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin ½’si kadar kalp basısı uygulanır.
- D)Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucu tespit edilerek alt yarısına bir elin topuğu yerleştirilir.
Açıklama — Doğru cevap, kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucu tespit edilerek alt yarısına bir elin topuğunun yerleştirilmesidir. Bu, çocuklarda kalp masajı uygulamasının doğru teknikle yapılmasını sağlar. A seçeneği yanlıştır çünkü Heimlich manevrası solunum kontrolü için değil, tıkanıklık durumunda kullanılır. B seçeneği yanlıştır çünkü kalp masajı hızı çocuklarda dakikada 100-120 bası olmalıdır. C seçeneği yanlıştır çünkü göğüs yüksekliğinin 1/3'ü kadar bası uygulanır. Temel yaşam desteği, trafik kazalarında ilk yardımın kritik bir parçasıdır. Hatırlatma: Çocuklarda kalp masajı yaparken göğüs kemiğinin alt yarısına dikkat edin.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
383Öksüren, nefes alabilen ve tıkandığını ifade edebilen bir kazazedeye aşağıdaki ilk yardım uygulamalarından hangisi yapılır?
- A)Kazazedeye dokunulmadan öksürmeye teşvik edilir.
- B)Bir elin topuk kısmıyla iki kürek kemiğinin arasına 5 kez kuvvetlice vurulur.
- C)Bir elin başparmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk yaparak konur, kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır.
- D)Kazazedenin bacakları üzerine ata biner şekilde oturulur ve bir elin topuğuyla göbeğin üzerinden kürek kemiklerine doğru eğik bir baskı uygulanır.
Açıklama — Öksüren ve nefes alabilen bir kazazede, hava yolunun tamamen tıkanmadığını gösterir. Bu durumda, kazazedeye dokunmadan öksürmeye teşvik etmek, tıkanıklığın doğal yollarla giderilmesine yardımcı olur. Diğer seçenekler, hava yolu tamamen tıkandığında uygulanır ve gereksiz müdahaleler kazazedeye zarar verebilir. İlk yardımda, gereksiz müdahalelerden kaçınmak esastır. Hatırlatma: Eğer kişi öksürebiliyorsa, nefes alabiliyordur; bu durumda sadece öksürmeye teşvik edin.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
384Baş ve yüzdeki ağır kanamalarda, aşağıdaki bası noktalarından hangisine basınç uygulanır?
- A)Köprücük kemiği üzeri
- B)Kasık
- C)Koltuk altı
- D)Şah damarı
Açıklama — Baş ve yüzdeki ağır kanamalarda, kanamayı durdurmak için en etkili yöntem, kanın aktığı bölgeye yakın büyük bir damara basınç uygulamaktır. Şah damarı, baş ve yüz bölgesine kan taşıyan ana damarlardan biridir, bu nedenle bu bölgedeki kanamalarda şah damarına basınç uygulamak kan akışını azaltabilir. Diğer seçenekler, köprücük kemiği üzeri, kasık ve koltuk altı, baş ve yüzdeki kanamaları durdurmak için uygun bası noktaları değildir çünkü bu bölgeler, baş ve yüzle doğrudan bağlantılı ana damarları içermez. Trafik kazalarında ilk yardım uygulamaları, kazazedelerin hayatını kurtarmak için kritik öneme sahiptir. Hatırlatma: İlk yardımda doğru bası noktasını bilmek, kan kaybını önlemede hayati önem taşır.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
385Burun kanaması olan kazazedeye hangi pozisyonu vermek gerekir?
- A)Başı geriye doğru iterek yarı oturuş
- B)Başı hafifçe öne doğru eğerek oturuş
- C)Çeneyi göğse yaklaştırarak yüz üstü yatış
- D)Çeneyi öne ve yukarı doğru çekerek sırtüstü yatış
Açıklama — Burun kanaması olan bir kazazedeye başı hafifçe öne doğru eğerek oturtmak, kanın solunum yollarına gitmesini engeller ve kanın dışarı akmasını sağlar. Başı geriye doğru itmek kanın boğaza kaçmasına neden olabilir, bu da solunum problemlerine yol açabilir. Çeneyi göğse yaklaştırarak yüz üstü yatış ve çeneyi öne ve yukarı doğru çekerek sırtüstü yatış pozisyonları da kanın yanlış yönlere akmasına sebep olabilir. Trafik kazalarında ilk yardım uygulamaları, kazazedenin güvenliğini ve sağlığını öncelikli kılar. Hatırlatma: Burun kanamasında başı öne eğmek, kanın dışarı akmasını ve solunum yollarının korunmasını sağlar.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
386I. Yaşam bulguları ve yaranın durumunun değerlendirilmesi II. Sıvı ve enerji kaybını önlemek için ağızdan yiyecek, içecek verilmesi III. Göğüste saplanmış bir cisim varsa çıkartılmadan cismin etrafının temiz bezlerle desteklenerek sabitlenmesi Verilenlerden hangileri delici göğüs yaralanmalarında yapılacak ilk yardım uygulamalarındandır?
- A)I ve III.
- B)I ve II.
- C)II ve III.
- D)I, II ve III.
Açıklama — Delici göğüs yaralanmalarında ilk yardımda öncelikle yaşam bulgularının ve yaranın durumunun değerlendirilmesi önemlidir; bu, yaralının hayati tehlikesini belirlemek için gereklidir. Göğüste saplanmış bir cisim varsa, çıkartılmadan cismin etrafı temiz bezlerle desteklenerek sabitlenmelidir; bu, kanama ve iç organ hasarını önler. Ağızdan yiyecek veya içecek verilmesi ise yanlış bir uygulamadır, çünkü bu durum yaralının durumunu kötüleştirebilir. Trafik kazalarında ilk yardım uygulamaları, kazazedelerin hayatta kalma şansını artırır. Hatırlatma: Delici yaralanmalarda cismi çıkarmak yerine sabitlemek hayati önem taşır.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
387Resimde görülen uygulama hangi kırıkların tespiti için yapılır?

- A)Köprücük kemiği kırığı
- B)Omurga kırığı
- C)Üst kol kemiği kırığı
- D)Ön kol kemiği kırığı
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu ve görseli doğru anlamak, bir kaza anında hayat kurtarabilecek ilk yardım bilgisinin temelini oluşturur. Görselde, bir yaralının kolunun ilk yardım uygulamasıyla sabitlendiğini görüyoruz. Dikkatle baktığımızda, dirsekten el bileğine kadar uzanan sert bir cismin (atel) sargı bezleriyle kola sabitlendiğini ve ardından tüm kolun bir üçgen sargı beziyle boyuna asılarak desteklendiğini fark ederiz. Bu uygulama, doğru cevap olan ön kol kemiği kırığının tespiti ve sabitlenmesi için yapılan standart bir ilk yardım müdahalesidir. Ön kol, dirsek ile el bileği arasında kalan kısımdır ve içerisinde iki adet uzun kemik bulunur. Bu kemiklerden birinin veya her ikisinin kırılması durumunda, hareket etmelerini önlemek ve daha fazla hasar (damar, sinir veya kas yaralanması gibi) oluşturmalarını engellemek için, kırığın alt ve üst eklemlerini, yani dirsek ve el bileğini, içine alacak şekilde sert bir destekle, yani atelle sabitlenmesi gerekir. Görseldeki uygulama tam olarak bunu yapmaktadır; atel ön kolu hareketsiz hale getirmiş, boyuna asılan sargı ise kolun ağırlığını alarak hem ağrıyı azaltmış hem de tespiti desteklemiştir. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; köprücük kemiği kırığında amaç, omuzu geride tutmaktır ve genellikle üçgen sargı beziyle kol gövdeye sabitlenir veya özel sekiz bandajı kullanılır, ancak ön kola bu şekilde bir atel konulmaz. Omurga kırığı şüphesi ise çok daha ciddidir ve yaralının kesinlikle hareket ettirilmemesi, baş-boyun-gövde ekseninin bozulmaması ve sert bir zemin üzerine yatırılarak sabitlenmesi esastır; kolun askıya alınmasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Üst kol kemiği kırığında ise, atel omuz ile dirsek arasına, yani kolun üst kısmına uygulanır ve kol yine askıya alınarak gövdeye yaklaştırılarak sabitlenebilir. Ancak resimdeki atelin yeri açıkça ön koldadır, üst kolda değil. Bu bilgi, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin sürücülere yüklediği temel ilk yardım bilme ve uygulama sorumluluğuyla doğrudan ilgilidir. Bir kaza yerinde, profesyonel yardım gelene kadar yaralıya zarar vermeden durumunu stabil tutmak her sürücünün görevidir. Kırıklara yapılacak yanlış bir müdahalenin durumu kötüleştirmesini önlemek bu görevin en önemli parçalarından biridir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Ateli takip et, kırığı tespit et. Resimde atel nereyi sabitliyor? Dirsek ile el bileği arasını, yani ön kolu. O halde kırık da ön koldadır.
388Aşağıdakilerden hangisi sara krizi yaşayan kazazedeye yapılması gereken ilk yardım uygulamalarındandır?
- A)El, kol ve bacaklarının bağlanması
- B)Şekerli içecekler içirilmesi
- C)Krizin kendiliğinden geçmesinin beklenmesi
- D)Kilitlenmiş çenesinin zorla açılmaya çalışılması
Açıklama — Sara krizi yaşayan bir kazazedeye yapılacak en doğru ilk yardım uygulaması, krizin kendiliğinden geçmesini beklemektir. Çünkü bu tür krizler genellikle kısa sürelidir ve müdahale edilmeden sona erer. Çeneyi zorla açmaya çalışmak, dişlere veya çene yapısına zarar verebilir ve tehlikelidir. El, kol ve bacakları bağlamak ise kazazedeye zarar verebilir ve krizin doğal seyrini engelleyebilir. Şekerli içecekler içirmek, boğulma riski yaratabilir ve kriz sırasında bilinç kaybı yaşanabileceğinden tehlikelidir. Pratik ipucu: Sara krizi geçiren birine müdahale etmeden önce güvenli bir alanda olduğundan emin olun ve başını korumaya çalışın.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
389Kan şekeri düşüklüğü yaşayan bir kazazedede aşağıdaki belirtilerden hangisi görülür?
- A)Yüzeysel solunum
- B)Yavaş nabız
- C)Tokluk hissi
- D)Görmede netlik
Açıklama — Kan şekeri düşüklüğü, vücudun enerji ihtiyacını karşılayamaması nedeniyle yüzeysel solunuma yol açabilir; bu, vücudun oksijen ihtiyacını karşılamak için daha hızlı ve yüzeysel nefes almasına neden olur. Tokluk hissi, kan şekeri düşüklüğünde beklenmez; aksine açlık hissi daha yaygındır. Yavaş nabız, genellikle kan şekeri düşüklüğü ile ilişkili değildir; aksine, kalp daha hızlı atabilir. Görmede netlik kaybı, bulanık görme şeklinde ortaya çıkabilir, ancak netlik artışı beklenmez. Trafik kazalarında ilk yardım uygularken, kazazedelerin solunum ve bilinç durumlarını kontrol etmek önemlidir. Hatırlatma: Kan şekeri düşüklüğü belirtilerini tanımak, kazazedeye doğru ve hızlı müdahale etmenizi sağlar.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
390Bilinci kapalı, solunumu ve dolaşımı olmayan kazazedenin omuriliğine zarar vermeden araç içinden çıkarılması için aşağıdaki tekniklerden hangisi kullanılmalıdır?
- A)Heimlich manevrası
- B)Ayak bileklerinden sürükleme yöntemi
- C)Koltuk altından tutarak sürükleme yöntemi
- D)Rentek manevrası
Açıklama — Rentek manevrası, bilinci kapalı ve solunumu olmayan kazazedeleri omuriliğe zarar vermeden araçtan çıkarmak için kullanılan güvenli bir tekniktir. Bu manevra, özellikle omurilik yaralanması riski olan durumlarda tercih edilir. Heimlich manevrası boğulma vakalarında kullanılırken, ayak bileklerinden veya koltuk altından sürükleme yöntemleri omurilik yaralanması riskini artırabilir. Trafik kazalarında ilk yardım uygulamalarında, kazazedeyi güvenli bir şekilde taşımanın önemi vurgulanır. Hatırlatma: Rentek manevrası, omurilik yaralanması şüphesi olan kazazedeler için en güvenli taşıma yöntemlerinden biridir.
İlk çıkış: 24 Ağustos 2026 · son: 27 Eylül 2026 · 3 oturumda soruldu
391I. Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. II. Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. III. Darbe sonucu kemiğin anatomik bütünlüğünün bozulmasıdır. Bulmaca her kutuya bir harf gelecek şekilde tamamlandığında, III numaralı alana aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

- A)Çıkık
- B)Yanık
- C)Donuk
- D)Kırık
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soru ilk yardım bilginizi ve temel tıbbi terimleri doğru anlama yeteneğinizi ölçmektedir. Soruda, üç farklı yaralanma tanımı için hazırlanmış bir bulmaca şeması bulunmaktadır ve III numaralı tanıma karşılık gelen kelimeyi bulmanız istenmektedir. III numaralı tanım, 'Darbe sonucu kemiğin anatomik bütünlüğünün bozulmasıdır' şeklindedir. Bu ifade, bir kemiğin dışarıdan gelen bir kuvvetle yapısal bütünlüğünü kaybetmesi durumunu, yani kırılmasını tarif eder. Bu tanımın tam karşılığı 'Kırık' kelimesidir. 'Kırık' kelimesi beş harften oluştuğu ve bulmacadaki dikey alana tam olarak uyduğu için doğru cevaptır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakacak olursak; 'Donuk', aşırı soğuğa maruz kalma sonucu dokularda meydana gelen hasarı ifade eder ve darbeyle kemik bütünlüğünün bozulmasıyla ilgisi yoktur. 'Yanık' ise ısı, kimyasal madde veya elektrik gibi etkenlerle oluşan bir doku hasarıdır ve yine konuyla alakasızdır. 'Çıkık' kelimesi, eklem yüzeylerinin kalıcı olarak birbirinden ayrılmasıdır ki bu durum sorudaki II numaralı tanımın karşılığıdır. Bütünlüğü sağlamak adına, I numaralı tanım olan 'Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır' ifadesinin ise 'burkulma' olduğunu belirtmek gerekir. Bu konunun trafikle ilgisi ise şudur: Bir trafik kazası meydana geldiğinde, sürücülerin yasal olarak ilk yardım yapma sorumluluğu vardır. Kırık, çıkık ve burkulma gibi yaralanmaları birbirinden ayırt edebilmek, yaralıya daha fazla zarar vermemek için hayati önem taşır. Örneğin, kırık şüphesi olan bir yaralıyı bilinçsizce hareket ettirmek, kırık kemik uçlarının damar ve sinirlere zarar vermesine, hatta basit bir kırığın açık kırık haline gelmesine neden olabilir. Bu nedenle doğru teşhis, doğru ilk yardımın ilk adımıdır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Kemik bütünlüğünü kaybederse 'kırılır', eklem yerinden ayrılırsa 'çıkar'.
392Resimde uygulaması gösterilen ve kazazedenin omuriliğine zarar verilmeden araçtan çıkarılmasında kullanılan tekniğe ne ad verilir?

- A)Sürükleme yöntemi
- B)İtfaiyeci yöntemi
- C)Heimlich manevrası
- D)Rentek manevrası
Açıklama — Bu soruda gösterilen uygulama, bir kaza anında yaralının hayatını kurtarmak ile ona kalıcı zarar vermek arasındaki kritik farkı anlamanızı sağlayan önemli bir ilk yardım tekniğidir. Görselde, bir ilk yardımcının, kaza yapmış bir araç içindeki yaralının arkasına geçerek, kollarını koltuk altlarından geçirip göğsünü kavradığı ve aynı anda başını da sabitlediği görülmektedir. Bu teknik, doğru cevap olan Rentek manevrasıdır. Bu manevranın temel amacı, araçta yangın, patlama riski, çökme tehlikesi gibi acil bir durum olduğunda veya yaralının solunumu durduğu için temel yaşam desteği uygulanması gerektiğinde, kazazedeyi baş-boyun-gövde eksenini bozmadan, yani omuriliğine zarar vermeden tek bir blok halinde araçtan çıkarmaktır. Görseldeki tutuş pozisyonu, bu hassas eksenin korunmasını sağlamak için tasarlanmıştır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna bakacak olursak; İtfaiyeci yöntemi, bilinci kapalı bir yaralının tek bir ilk yardımcı tarafından omza alınarak hızlıca taşınması tekniğidir ve araçtan çıkarma için değil, genellikle hızlı tahliye gereken durumlarda kullanılır. Sürükleme yöntemi, genellikle ağır yaralıları veya dar alanlardakileri kısa mesafede güvenli bir yere çekmek için kullanılır ancak Rentek manevrası gibi özel bir omurilik koruması sağlamaz. Heimlich manevrası ise solunum yoluna yabancı bir cisim kaçması sonucu tam tıkanma yaşayan kişilere uygulanan, karına bası yaparak cismi çıkarmayı amaçlayan tamamen farklı bir ilk yardım uygulamasıdır ve araçtan çıkarmayla hiçbir ilgisi yoktur. Bu sorunun temelinde yatan en önemli ilk yardım kuralı şudur: Olay yerinde yaralı için ek bir tehlike (yangın, patlama riski vb.) bulunmuyorsa, sağlık ekipleri gelene kadar yaralı kesinlikle yerinden oynatılmamalıdır. Çünkü bilinçsizce yapılacak bir hareket, omurilik zedelenmesine ve kalıcı felce neden olabilir. Rentek manevrası, bu ana kuralın bir istisnasıdır ve yalnızca yaralıyı araç içinde bırakmanın, onu çıkarmaktan daha riskli olduğu hayati tehlike anlarında uygulanır.
393Solunum yolu tıkanıklığı yaşayan dört kazazedeye ait belirtiler aşağıdaki tabloda verilmiştir. Tabloya göre bu kazazedelerden hangilerine “Heimlich manevrası” uygulanmalıdır?

- A)I ve III.
- B)I ve II.
- C)III ve IV.
- D)II ve IV
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soru ilk yardım bilgisinin en kritik noktalarından birini, yani solunum yolu tıkanıklığında doğru müdahalenin ne olduğunu ölçmektedir. Tabloda verilen bilgilere göre, III ve IV numaralı kazazedelere Heimlich manevrası uygulanmalıdır. Bunun temel nedeni, bu iki kazazedenin de 'tam tıkanma' belirtileri göstermesidir. III numaralı kazazedenin renginin morarması ve nefes alamaması, vücuduna hiç oksijen gitmediğinin ve soluk borusunun tamamen kapandığının açık bir göstergesidir. Benzer şekilde, IV numaralı kazazedenin konuşamaması ve acı içinde ellerini boynuna götürmesi de tam tıkanmanın evrensel işaretidir. Konuşma, ses tellerinden hava geçişiyle mümkün olduğundan, bir kişinin konuşamaması hava geçişinin tamamen engellendiği anlamına gelir. Bu iki durum, acil ve hayat kurtarıcı bir müdahale olan Heimlich manevrasını zorunlu kılar. Diğer yandan, I numaralı kazazede konuşabildiği, II numaralı kazazede ise öksürüp nefes alabildiği için her ikisi de 'kısmi tıkanma' yaşamaktadır. Bu durumda hava yolu tam olarak kapalı değildir ve yapılacak en doğru şey, kişiyi öksürmeye teşvik etmektir. Kısmi tıkanmada Heimlich manevrası uygulamak hem gereksizdir hem de durumu kötüleştirebilir. Bu nedenle I ve II numaralı kazazedeleri içeren diğer seçenekler hatalıdır. Bu sorunun temelindeki güvenlik ilkesi, ilk yardımda kısmi tıkanma ile tam tıkanma arasındaki ayrımı net bir şekilde yapabilmektir. Sürücü adaylarına verilen ilk yardım eğitimlerinin temel amaçlarından biri, bu gibi hayatı tehdit eden durumlarda doğru müdahaleyi belirleyebilmektir, çünkü yanlış müdahale yarardan çok zarar getirebilir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Kazazede ses çıkarabiliyorsa, yani konuşuyor veya öksürüyorsa, hava yolu kısmen açıktır ve öksürmeye teşvik edilir. Eğer kazazede tamamen sessizliğe bürünmüşse, panik içinde boğazını tutuyorsa ve rengi değişiyorsa, hava yolu tam tıkalıdır ve derhal Heimlich manevrasına başlanmalıdır. Kısacası; ses varsa teşvik et, ses yoksa müdahale et.
394Resimde görülen manevra, hangi amaçla uygulanır?

- A)Kanamanın durdurulması için
- B)Yabancı cisim tıkanmalarında solunum yolunu açmak için
- C)Dolaşımın değerlendirilmesi için
- D)Kemik kırıklarının tespit edilmesi için
Açıklama — Görselde, bilinci açık ancak nefes almakta zorlanan ve boğulma belirtisi gösteren bir kazazedeye, arkasından sarılan bir ilkyardımcının müdahalesi resmedilmiştir. İlkyardımcı, bir elini yumruk yaparak kazazedenin göbeği ile göğüs kemiğinin alt ucu arasına yerleştirmiş ve diğer eliyle bu yumruğu kavrayarak içeri ve yukarı doğru bir basınç uygulamaktadır. Bu manevra, tıp dilinde 'Heimlich Manevrası' veya 'Karın Basısı' olarak bilinir ve belirtildiği gibi, yabancı bir cismin soluk borusunu tıkaması sonucu oluşan tam tıkanma durumlarında solunum yolunu açmak amacıyla uygulanır. Uygulanan ani basınç, akciğerlerde kalan havayı dışarı iterek bir tür yapay öksürük etkisi yaratır ve bu sayede tıkanıklığa neden olan cismin dışarı atılmasını hedefler. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; kanamayı durdurmak için uygulanan temel ilkyardım yöntemleri, kanayan bölgeye doğrudan baskı yapmak, baskılı sargı uygulamak veya durdurulamayan büyük atardamar kanamalarında turnike kullanmaktır; resimdeki karın basısı manevrasının kanama kontrolü ile hiçbir ilgisi yoktur. Dolaşımın değerlendirilmesi ise kazazedenin nabzının (genellikle şah damarından) kontrol edilmesi, cildinin rengi ve sıcaklığı gibi yaşam belirtilerinin gözlemlenmesiyle yapılır; görseldeki müdahale bir değerlendirme değil, hayat kurtarmaya yönelik aktif bir eylemdir. Kemik kırıkları da bölgede şekil bozukluğu, ağrı, şişlik gibi belirtilerle tespit edilir ve kırık şüphesi olan bir bölgeye bu şekilde bir basınç uygulamak son derece tehlikelidir. Bu sorunun temel aldığı ilke, Karayolları Trafik Kanunu'nun sürücülere yüklediği temel sorumluluklardan biri olan ilkyardım yapma yükümlülüğüdür. Bir trafik kazasına karışan veya kaza yerinden geçen her sürücü, durumun gerektirdiği temel ilkyardım önlemlerini almakla sorumludur. Solunumun durması gibi hayati tehlike arz eden durumlarda doğru müdahale hayat kurtarır, bu nedenle sürücü adaylarının Heimlich Manevrası gibi temel yaşam desteği uygulamalarını bilmesi hem yasal bir gereklilik hem de insani bir görevdir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: 'Eller boğaza gittiyse, eller karına gider.' Yani bir kişi boğulduğunu göstermek için ellerini boğazına götürdüğünde, ilkyardımcının elleri de hayat kurtarmak için onun arkasından dolaşarak karnına gitmelidir.
395Resimde görülen pozisyon, aşağıdaki durumların hangisinde uygulanır?

- A)Solunum yolu tıkanması
- B)Kalp durması
- C)Bacak kemiği kırılması
- D)Delici göğüs yaralanması
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruyu ve pozisyonu doğru anlamak, bir kaza anında hayat kurtarabilir. Görselde, bilinci açık bir yaralının sırtı yastık gibi bir cisimle desteklenerek yarı oturur pozisyona getirildiğini ve dizlerinin altına rulo yapılmış bir battaniye konularak bacaklarının bükülü halde tutulduğunu görüyoruz. Bu pozisyon, doğru cevap olan delici göğüs yaralanmalarında uygulanan standart ve hayati bir ilk yardım yöntemidir. Delici bir cisimle göğüs duvarı delindiğinde, akciğerler sönebilir ve göğüs boşluğuna hava veya kan dolarak yaralının nefes alması ciddi şekilde zorlaşabilir. Yaralıyı bu şekilde yarı oturur pozisyona getirmek, karın içi organların diyaframa yaptığı baskıyı azaltır. Bu durum, diyafram kasının daha rahat hareket etmesini sağlayarak sağlam olan akciğerin daha fazla genişlemesi için alan yaratır ve yaralının daha az eforla, daha rahat nefes almasına olanak tanır. Ayrıca bu duruş, yaralının konforunu artırarak şoka girmesini önlemeye yardımcı olur. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelirsek; A seçeneğindeki solunum yolu tıkanması durumunda, eğer kişi bilinci açıksa öncelikle sırtına beş kez vurulur, tıkanıklık devam ederse Heimlich manevrası (karına bası) uygulanır, bilinç kapalıysa sert bir zemine sırt üstü yatırılarak temel yaşam desteğine başlanır; görseldeki pozisyon tıkanıklığı gidermez. B seçeneğindeki kalp durmasında ise zaman kaybetmeden temel yaşam desteği, yani kalp masajı ve suni solunum uygulanmalıdır. Etkili bir kalp masajı yapabilmek için yaralının mutlaka sert bir zeminde sırt üstü yatırılması gerekir, yarı oturur pozisyonda göğse baskı uygulamak imkansızdır. C seçeneğindeki bacak kemiği kırıklarında ise temel ilke, kırık bölgeyi hareketsiz hale getirmektir. Yaralı genellikle bulunduğu pozisyonda tutulur veya nazikçe sırt üstü yatırılır ve kırık bacak atel yardımıyla sabitlenir; dizleri bu şekilde bükmek, kırıktaki kemik uçlarının damar ve sinirlere daha fazla zarar vermesine neden olabileceği için tehlikelidir. Bu ilk yardım uygulaması, yaralının hayati fonksiyonlarını destekleme ve durumunun kötüleşmesini önlemeyi amaçlayan ilk yardımın temel ilkelerine dayanır. Delici göğüs yaralanmalarında solunumu kolaylaştırmak, ilk yardımcının en öncelikli görevlerinden biridir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu düşünebilirsiniz: Göğüs yaralandıysa, nefes almak zordur; yaralıyı oturtarak akciğerlere 'yer açın' ve nefes almasını kolaylaştırın.
396Araçlarda ilk yardım çantası hangi amaçla bulundurulur?
- A)Araç donanımını tamamlamak
- B)Araç muayenelerinde göstermek
- C)Trafik denetimlerinde göstermek
- D)Kazalarda ilk yardımda kullanmak
Açıklama — Araçlarda ilk yardım çantası, kazalarda yaralanan kişilere hızlı ve etkili müdahale edebilmek için bulundurulur. Bu, acil durumlarda hayat kurtarıcı olabilir ve bu nedenle zorunludur. Trafik denetimlerinde veya araç muayenelerinde göstermek amacıyla değil, acil durumlarda kullanılmak üzere araçta yer alır. İlk yardım çantası bulundurmak, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde belirtilen bir zorunluluktur. Hatırlatma: İlk yardım çantanızın içeriğini düzenli olarak kontrol edin ve eksik malzemeleri tamamlayın.
İlk çıkış: 28 Ağustos 2026 · son: 1 Ekim 2026 · 2 oturumda soruldu
397İlk Yardım ile Acil Tedavi arasındaki farklarla ilgili olarak tabloda verilen bilgiler için ne söylenebilir?
Bu sorunun görseli arşivde bulunmuyor.
- A)Her ikisi de yanlış
- B)I. doğru, II. yanlış
- C)I. yanlış, II. doğru
- D)Her ikisi de doğru
Açıklama — Bu soruda 'İlk Yardım' ve 'Acil Tedavi' kavramlarını karşılaştıran bir tablodaki iki yargının doğruluğu sorgulanmaktadır. Birinci yargıda, ilk yardımın yetişmiş sağlık personeli gerektirdiği, acil tedavinin ise herkes tarafından uygulanabileceği belirtilmektedir; bu ifade yanlıştır. Gerçekte durum bunun tam tersidir: İlk yardım, konuyla ilgili temel eğitimi almış herkes tarafından, profesyonel sağlık ekipleri gelene kadar hayatı korumak veya durumun kötüleşmesini önlemek amacıyla olay yerinde yapılan bir müdahaledir. Acil tedavi ise yalnızca doktor, paramedik, hemşire gibi yetkin sağlık personeli tarafından, ambulans veya sağlık kuruluşları gibi donanımlı ortamlarda gerçekleştirilen tıbbi bir müdahaledir. Bu nedenle, tanımlar yer değiştirdiği için I numaralı yargı hatalıdır. İkinci yargıda ise ilk yardımda olay yerinde bulunan malzemelerin kullanıldığı, acil tedavide ise tıbbi araç ve gereçlere ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir; bu bilgi doğrudur. İlk yardım, mevcut imkanlar ve ilk yardım çantasındaki temel malzemelerle yapılırken, acil tedavi için elektrokardiyografi (EKG) cihazı, defibrilatör, ilaçlar ve diğer özel tıbbi donanımlar zorunludur. Bu analiz sonucunda, I numaralı yargının yanlış, II numaralı yargının ise doğru olduğu açıkça görülmektedir. Bu durum, doğru cevabın 'I. yanlış, II. doğru' olduğunu teyit eder. Diğer seçenekler, bu bulgularla çeliştiği için elenir. Bu sorunun temelindeki ilke, sürücü adaylarının ilk yardım eğitimi kapsamında bilmesi gereken kritik bir ayrımdır: İlk yardım, hayat kurtarmak için olay yerinde yapılan ilaçsız ve anlık bir müdahale iken, acil tedavi profesyonel bir sağlık hizmetidir. Akılda kalıcı bir özet olarak; ilk yardım, eğitimli 'herkesin' olay yerinde eldeki imkanlarla yaptığı müdahale, acil tedavi ise 'sağlık personelinin' ambulansta veya hastanede tıbbi cihazlarla yaptığı tedavidir.
398Resimde görülen uygulama hangi pozisyonun veriliş aşamalarını göstermektedir?

- A)Alt-çene pozisyonu
- B)Baş-çene pozisyonu
- C)Koma pozisyonu
- D)Şok pozisyonu
Açıklama — Değerli sürücü adayı, bu soruda gördüğümüz dört aşamalı görsel, bilinci kapalı ancak solunumu ve nabzı olan bir kazazedeye uygulanması gereken hayat kurtarıcı bir ilk yardım tekniğini adım adım göstermektedir. Görseldeki ilk aşamada ilk yardımcı, kazazedenin kendisine yakın olan kolunu yukarı doğru, başının hizasına uzatmakta, ikinci aşamada uzak olan kolunu göğsünün üzerine getirerek elinin tersini yanağına dayamaktadır. Üçüncü aşamada kazazedenin uzak taraftaki bacağını dizden bükerek kendine doğru kontrollü bir şekilde çevirmekte ve son olarak dördüncü aşamada, kazazedeyi yan yatış pozisyonunda sabit, solunum yolunun açık kalacağı nihai duruma getirmektedir. Bu adımların tamamı, doğru cevap olan Koma pozisyonunun, diğer adıyla derlenme pozisyonunun uygulanışını tarif etmektedir. Bu pozisyonun temel amacı, bilinci kapalı ancak kendi kendine nefes alabilen bir kişinin, dilinin geriye kaçarak soluk borusunu tıkamasını veya kusması durumunda kusmuğun akciğerlere kaçmasını önleyerek solunumun devamlılığını sağlamaktır. Pozisyon tamamlandığında baş hafifçe geriye eğilerek hava yolu açıklığı korunur ve ağız aşağıya bakacak şekilde konumlandırılarak olası sıvıların dışarı akması sağlanır. Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğuna gelince; Şok pozisyonu, kan dolaşımını desteklemek amacıyla kazazedenin sırt üstü yatırılıp bacaklarının 30 cm kadar yukarı kaldırılmasıyla verilir ve görseldeki uygulamayla hiçbir ilgisi yoktur. Alt-çene pozisyonu ve Baş-çene pozisyonu ise birer tam vücut pozisyonu değil, solunum yolunu açmak için sadece baş ve çeneye uygulanan anlık manevralardır. Baş-çene pozisyonu, bir el alında, diğer el çenede olacak şekilde başı geriye iterek soluk yolunu açarken, alt-çene pozisyonu ise özellikle omurga yaralanması şüphesinde başı oynatmadan sadece çeneyi öne ve yukarı iterek uygulanır. Görselde ise tüm vücudu kapsayan bir yan yatırma işlemi vardır. Karayolları Trafik Yönetmeliği, sürücülerin bir kaza anında temel ilk yardım bilgilerine sahip olmasını ve gerekli müdahaleyi yapabilmesini bekler. Koma pozisyonu, bu temel ve hayat kurtarıcı bilgilerden biridir; çünkü bir kazazedeyi, sağlık ekipleri gelene kadar boğulmaktan koruyabilir. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu unutmayın: Kazazedenin bilinci yok ama nefesi varsa, onu yan çevirip koma pozisyonuna alın ki nefesi güvende kalsın.
399Trafik kazası sonucu araç dışına fırlayan bir bebeğin solunumunun olmadığını tespit eden ilk yardımcı, 2 kurtarıcı solunum verdikten sonra kalp basısı uygulamak için bebeğe pozisyon vermiştir. İlk yardımcı, bir elinin orta ve yüzük parmağını hangi bölgeye yerleştirmelidir?

- A)II.
- B)I.
- C)IV.
- D)III.
Açıklama — Görselde, bir bebeğin göğüs bölgesi üzerinde numaralandırılmış farklı noktalar gösterilmektedir. Bu soru, bebeklerde temel yaşam desteği uygulamasının en kritik adımlarından biri olan kalp masajı için doğru el pozisyonunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Doğru cevap III numaralı bölgedir. Bebeklerde kalp basısı uygulamak için standart ve güvenli nokta, iki meme ucunu birleştiren hayali çizginin hemen bir parmak genişliği kadar altına, göğüs kemiğinin (sternum) alt yarısına denk gelen merkez noktasıdır. İlk yardımcının, bir elinin orta ve yüzük parmağını bu noktaya dikey olarak yerleştirip bası uygulaması, kalbin göğüs kemiği ile omurga arasında etkili bir şekilde sıkıştırılarak kanın beyin ve diğer hayati organlara pompalanmasını sağlar. Bu yöntem, hem uygulamanın verimliliğini en üst düzeye çıkarır hem de karaciğer gibi hassas iç organlara zarar verme riskini en aza indirir. Diğer seçenekler olan I, II ve IV numaralı bölgeler ise yanlıştır. Bu noktalar, kalp masajı için belirlenmiş doğru bası noktasının üzerinde veya dışında kalmaktadır. Bu yanlış bölgelere yapılacak bir bası, kalbe doğrudan ve etkili bir baskı uygulayamayacağı için yetersiz kalır ve aynı zamanda akciğerler, büyük damarlar veya kaburgalar gibi çevre dokulara zarar verme riski taşır. Kalp masajının temel prensibi, kalbi merkezde, göğüs kemiği üzerinde güvenli bir şekilde sıkıştırmak olduğundan, doğru nokta seçimi hayati önem taşır. Bu bilgi, Karayolları Trafik Kanunu'nun sürücülere bir kaza anında yaralılara yardım etme sorumluluğu yüklemesiyle de doğrudan ilişkilidir. Kanun, her sürücünün kaza yerinde durmasını, güvenlik önlemlerini almasını ve yaralılara temel ilk yardım uygulayabilmesini bekler. Özellikle bir bebeğin hayatının söz konusu olduğu durumlarda, doğru ilk yardım tekniğini bilmek ve uygulamak, hayatta kalma şansını önemli ölçüde artırır.
400Görseldeki kanama türünde yaralıya ilk yardım olarak hangisinin yapılması yanlıştır?

- A)Kanayan bölgeyi yukarı kaldırmak
- B)Kanayan yer üzerine temiz bir bez koyarak baskı uygulamak
- C)Yara üzerindeki bez kaldırılmadan bandaj ile sararak baskı uygulamak
- D)Kanayan yere en uzak olan basınç noktasına elle baskı uygulamak
Açıklama — Sorunun görselinde bir atardamar kanaması örneği gösterilmektedir. Bu tür kanamalarda kan, parlak kırmızı renktedir ve kalp atışlarıyla uyumlu bir şekilde fışkırarak akar. Kanın bu şekilde basınçlı akması, onun doğrudan kalpten pompalanan oksijen zengini kanı taşıyan bir atardamarın kesildiğini gösterir. Atardamar kanamaları, en tehlikeli kanama türüdür çünkü çok kısa sürede ciddi kan kaybına yol açabilir, bu nedenle doğru ve hızlı müdahale hayati önem taşır. Soruda bizden bu durumda yapılması 'yanlış' olan müdahale istenmektedir. Doğru cevap olan seçenek, 'Kanayan yere en uzak olan basınç noktasına elle baskı uygulamak' ifadesini içerir ve bu, temel ilk yardım mantığına tamamen aykırıdır. Vücuttaki basınç noktaları, kanamayı kontrol altına almak için kanın yaralı bölgeye akışını geçici olarak yavaşlatmak amacıyla kullanılır. Bu noktalar, ana atardamarın geçtiği ve kemiğe yakın olduğu yerlerdir. Doğru uygulama, kanamayı durdurmak için kalp ile yara arasındaki, yaraya mümkün olan en yakın basınç noktasına baskı uygulamaktır. Örneğin, bilekteki bir kanama için dirsek içi veya koltuk altı gibi daha üst bir nokta seçilir. Yaraya en uzak noktaya baskı yapmak ise kan akışı üzerinde anlamlı bir etki yaratmayacağı için tamamen etkisiz bir eylemdir ve değerli zamanın kaybedilmesine neden olur. Bu yüzden bu seçenek yanlıştır. Diğer seçenekleri incelediğimizde, kanayan bölgeyi kalp seviyesinin üzerine kaldırmak doğrudur; bu eylem, yer çekiminin de yardımıyla kan akışını yavaşlatır. Kanayan yer üzerine temiz bir bez koyarak doğrudan baskı uygulamak ise dış kanamalarda yapılması gereken ilk ve en temel müdahaledir; çünkü doğrudan baskı pıhtılaşmayı hızlandırır ve kanamayı durdurmaya yardımcı olur. Aynı şekilde, yara üzerindeki ilk bez kanla dolsa bile onu kaldırmadan üzerine yeni bir bez ekleyip bandaj ile sararak baskıya devam etmek de doğru bir adımdır. İlk bezin kaldırılmaması kritiktir, çünkü bu, oluşan pıhtıyı bozarak kanamayı yeniden başlatabilir. Bu ilk yardım uygulamaları, sürücülerden beklenen temel hayat kurtarma bilgisinin bir parçasıdır ve amaç, 112 acil yardım ekipleri gelene kadar yaralının durumunu stabil tutmaktır. Akılda kalıcı bir ipucu olarak şunu unutmayın: Kanı durdurmak için, kalp (pompa) ile yara (kaçak) arasındaki, kaçağa en yakın vanayı kapatmanız gerekir; en uzağını değil.